sentence large_stringlengths 50 54.4k |
|---|
(2003)'nın yaptığı bir çalışmada peloid tedavisi sonrası laser- doppler flowmetri ile ciltte kan dolaşımının arttığı bulunmuştur. |
diyabetle alakalı öz bakım davranışları, sağlıklı beslenmeyi, fiziksel aktivite yapmayı, kan şekerini kendi kendine izlemeyi ve düzenli bir şekilde ilaçlarını kullanmayı içerir (fransen et al., 2015). |
bu davranış, çocuğun ruminasyonu bir tür rahatlama mekanizması olarak kullanmasının bir yansıması olabilir (faraji & fırat, 2022). |
sonuç ve öneriler bu çalışmada dehb tanılı çocuklardan, otizm özelliği gösterenlerin bu özelliği göstermeyenlere göre dikkat eksikliği ve hiperaktivite, davranış sorunları, duygusal sorunlar ve akran ilişkileri bakımından orta etki büyüklüğü ile anlamlı düzeyde daha ağır bir klinik sergiledikleri, orta etki büyüklüğü i... |
ısı koşulları 95c'de 10 dakika, 95c'de 15 saniye ve 60c'de 1 dakika olacak şekilde ayarlandı tablo 4. |
bu durum, sg tabanlı rehabilitasyon tekniklerinin hemipleji rehabilitasyonunda daha geniş bir etki alanına sahip olabileceğini göstermekte ve bu alanda daha fazla araştırma ve uygulama potansiyeli barındırabileceğini düşündürmektedir. |
ventral sağ atriyal sgp, ventral süperior sağ atriyal bölgeyi, süperior vena cava'nın kökünün ventral tarafını ve ventral inferior sağ atriyal bölgeyi kaplar. |
dos, mmp-8 ve tımp-1 konsantrasyon değerleri srp ve srpperiofilm gruplarında klinik parametrelere paralel olarak 90. günde başlangıca göre anlamlı değişim gösterdi (p0.001). |
aspirin direnci gelişimi ile ekstrakorporeal dolaşım devresi arasındaki ilişki dünyadaki kardiyak bypass prosedürlerinin %80-90'nı ekstrakoporal dolaşımla yapılır ve cpb ın etkileri iyi bilinmektedir. |
bu oran litaretürden daha fazla saptanmış olup verilerine ulaşılabilen hasta grubunun homojen olmamasından kaynaklanabilir. |
sekonder dismenorede altta yatan jinekolojik patolojiye bağlı bir ağrı mevcutken, primer dismenorede menstruasyon sırasında artan prostaglandin düzeylerinden kaynaklanan ağrı mevcuttur (kirmizigil & demiralp, 2020). |
suda çözünürlüğü düşüktür (yaklaşık 25 c 1,2 gl-1), sıcaklık arttıkça çözünürlüğü azalmaktadır.119 ca(oh)2' nin 0,17 ayrışma katsayısı, hem kalsiyum hem de hidroksil iyonlarının yavaş ve kontrollü salınımına izin vermektedir. |
ters yüz sınıf modeline karşıt fikirler alan yazında ters yüz sınıf modelinin geleneksel sınıf dersi uygulamasına göre başarısız olduğuna dair bir araştırma bulunmamaktadır. |
sonuç: kalsifik tendinit, nadir görülen intraosseöz uzanımlar gösterebilir ve doğru tanı için dikkatli görüntüleme gerektirir. |
idiosenkratik hepatik toksisite önceden öngörülemeyen bir şekilde ilaçların hepatik hasar oluşturması durumu az sayıda görülür. |
tedaviye başlamak için ilk adım, hastaya yeterli psikoeğitim vererek empatik bir yaklaşım sergilemek ve tedavinin fayda sağlayacağına dair umut vererek hasta ile terapötik iş birliği sağlamaktır.92 bdb hastalarının çoğu etkili tedavi yöntemlerinden habersiz olup, utanç veya suçluluk duyguları nedeniyle belirtileri sakl... |
vertebralar, biribirinin tamamen aynısı değildir ve farklı vücut segmentlerindeki vertebralar farklılık gösterebildiği gibi aynı segmenteki 12 vertebralarda farklılık gösterebilmektedir. |
bireysel farklılıklar bulunsa da, maksiller süturların genellikle 15-18 yaş aralığında kapandığı ve bu periyottan sonra üst çene genişletmesinin sağlanabilmesi için 42 sarme'nin gerektiği görüşü yaygındır (74,75). |
tüm ölçeklerin hasta grubunda daha yüksek değerler aldığı anlaşılmıştır. |
son çalışmlar ise proteaz ve diğer katabolik enzimlerdeki artış ve proteaz 19 inhibitörlerinde azalma nedeniyle gerçekleşen yıkım sonucu stromal kayıp geliştiği yönündedir [64]. |
verilerin tanımlayıcı istatistiklerinde ortalama standart sapma, medyan (minimum - maksimum), frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. |
iskemi esnasında, intrasellüler kalsiyum hızla çoğalmakta, kalsiyum seviyesindeki bu artış sitoplazmik proteazlar ve nukleazların salınımını aktive etmektedir. |
65 359 hastada (%25,9) mmg'de mikrokalsifikasyonlar eşlik etmekte idi. |
klinik uygulamalarda önemli bir yeri olması sebebiyle; fossa cranii posterior'un osseöz anatomisinin, bu fossada yer alan yumuşak dokuya ait hayati öneme sahip bilşenlerle komşuluk, antropometrik, topografik özellikleri yönünden klinik/cerrahi yaklaşım düzeyinde ilişkilerinin morfometrik olarak incelenmesi planlanmıştı... |
premen opozal cinsel yönden aktif hastalar cerrahi menopoz sonrası değişmeden cinsel fonksiyonları devam edebilir, östrojen tedavisinin duygu duruma olan pozit if etkisi beraberinde ci nsel yaşamı daha aktif duruma getirebilir. |
tenekteplaz, 5-10 saniyede tek bir ıv bolus doz uygulanır(87). |
düşük nem ortamında cpp'deki azalmasının büyüklüğü, orta nem ortamındakine göre daha fazlaydı. |
tiroid follikülleri harabiyete uğrar ve fibrozis, hava yolları gibi çevre dokulara yayılır. |
naykh'deki ailesel kümelenmeler çevresel ve genetik faktörlerinde etkili olduğunun bir göstergesi olabilir (30,31,32). |
çalışmamızda tüm bu durumlar göz önüne alınarak non-invaziv bir yöntem olan 3 boyutlu çakıştırma yöntemleri ile farklı zamanlarda meydana gelen hacim ölçümleri değerlendirilmiş ve dişlerdeki olası intrüzyon hareketi tespit edilmiştir. |
tabloda kontrol grubunda hocevar toplam skor ve milic toplam skor ile dmft arasında anlamlı pozitif korelasyon bulundu (p0,05). |
yeme farkındalığı ise yeme eylemi süresince, düşünce ve eylemlerin bilinçli bir şekilde, yargılamadan farkına varılması olarak tanımlanır. |
menenjit olgularında nötrofil / lenfosit sayısı oranı ortalama değeri 14.4818.23 olarak saptanırken, kontrol grubu olgularında 1.371.1 olarak tespit edildi. |
her iki grubun hasta sayıları çok farklı olup istatiksel olarak sağkalımları arasında anlamlı iliģki saptanmadı (p0.05). |
eve organ rejeksiyonunu önlemenin yanı sıra birçok tümörün tedavisinde hedefe yönelik tedavi seçeneklerinden biridir. |
deneyimli bir ekip tarafından hızla uygulanabildiği zaman ame'de tercih edilen tedavi şeklidir (51). |
katılımcıların komorbid hastalık durumu ile bakım bağımlığı ölçeği puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır komorbid hastalığı olan bireylerin bakım bağımlığı ölçeği puan ortalamaları olmayan bireylere göre daha düşüktür (p0,05) (tablo 4.7). |
primer krt'nin lokorejyonel kontrolü arttırdığının gösterilmesi, cerrahi sonrası patolojik olarak kötü prognostik bulguları olan vakalarda lokorejyonel kontrolü arttırmak için ameliyat sonrası rt'ye kemoterapi eklenmesi konseptini geliştirmiştir. |
ayn ı merkeze, alkol kullanımı ile ilgili bozukluklar ın tedavisi için ba şvuru sayıları değerlendirildiğinde 1985'de 1329 olan hasta sayısının 1995 y ılında 4653'e yükseldiği bildirilmiştir. |
tedavinin kesilmesinden sonra tekrarlama riski yüksektir. |
diğer bir neden ise cerrahi prosedür tarafından oluģturulan atriyal yatkınlık olabilmektedir. |
gaitada gizli kan incelemesi yapabilme 27 31,0 29 33,3 31 35,6 7. |
mortalitenin peg komplikasyonuna mı bağlı yoksa primer hastalığa mı bağlı olduğu araştırıldı. |
geleneksel olarak kemoterapinin immünosüpresif olduğu düģünülse de hücre ölümünün (apopitoz) bağıģıklık sistemini tetiklediği ve bazı kemoterapi türlerinin sitotoksik lenfosit cevabını artırabildiği ve kalıcı anti- tümör bağıģıklığı sağlayabildiği gibi yeni bir kavram ortaya çıkmıģtır [200]. |
bu teknikte, çocuklara planlanan diş tedavisi prosedürleriyle ilgili videoların gösterilmesi sağlanır veya çocukların iş birliğine sahip başka bir çocuk hastanın tedavisini izlemeleri teşvik edilir. |
yapılan muayenede karın sol alt kadranda, sol kostolomber bölgeye doğru yayılan, hareketle artan ağrı saptandı. |
bakteriyel, viral, paraziter etkenler ile toksik hasarlı ve neoplazik hücreler savunma sistemi hücreleri tarafından tanındığında açığa çıkan mediatörlerin etkisi ile endotel, makrofaj ve nötrofil lökositler başta olmak üzere aktive olmuş hücrelerden inos sentezi başlar (lohinai ve ark., 2001; karaman ve ark., 2009; pau... |
bu artisin azalmis renal klirense ve mononukleer hucrelerden artmis senteze bagli oldugunu dusunmuslerdir(30). |
bu faktörler arasında minenin kimyasal yapısı, florür içeriği, prizmalı veya prizmasız oluşu, ve dişin süt ya da daimi diş olması gibi özellikler yer almaktadır (anusavice, k. |
hemotolojik testlerden de tam kan sayımı ve sedimantasyon istenmelidir. |
araştırma sonuçlarına göre katılımcıların e -sağlık okuryazarlık düzeyleri iyi seviyede çıkmıştır. |
literatürde replasman sıvısı olarak öncelikle albumin,eğer dah varsa tdp kullanımı önerilmektedir. |
bu reseptörlerin blokajı ile yalnızca adp ile tetiklenen trombosit aktivasyonunu inhibe etmezler, ayrıca diğer dış uyarılara bağlı gelişen trombosit aktivasyonunu da azalt rlar (vwf gibi) ( › 161, 162). |
yeni bir uyaranın tespitiyle alakalı davranışsal ve fizyolojik değişiklikler yönlendirmeyle ilişkilendirilmiştir (sokolov, 1963). |
penetran travmalar sonrası daha sıklıkla karşılaşılır (35). |
sadi konuk eğitim ve araştırma hastanesi klinik araştırmalar 4. bulgular çalışmaya %41.6'sı (n155) erkek, %58.4'ü (n218) kadın olmak üzere toplam 373 kişi alındı. |
y aptığımız çalışmada hastaların %23,3'ü diyabet eğitimi aldığını, %76,7'i diyabet eğitimini almadığını ve hastaların %82,2'sinin açlık kan şekerini düzenli olarak ölçtüğünü, %17,8'i açlık kan şekerini ölçmediğini belirtmişlerdir. |
tayvan' da yapılan bir çalışmada, ppi yapılan 331 hastanın ortalama kavernöz uzunluğu 17,2 cm olarak belirlenmiştir. |
çalışmamızda da asbest temas öyküsü ve asbeste bağlı radyolojik bulgusu olan hastaların ya ş ortalamas ı asbest temas ı olmayan hastalara göre daha fazlaydı. |
sonuç: aile merkezli bakım uygulanan gruplarda ve uygulayan sağlık profesyonellerinde olumlu gelişmelere ulaşılmıştır. |
her bi rey farklı yorumlamakta, hasta aynı ama yorumlar çok değişik yapılmaktadır. |
(129) fenotipler arası karşılaştırma yapan çalışmada ise a,b,c fenotiplerindeki hastalara ait bel/kalça oranları d fenotipindeki ve kontrol grubundaki hastalara ait bel/kalça oranlarına kıyasla daha yüksek bulunmuştur. |
gdm riskinin depresyon düzeyini etkilememe nedeninin; toplumun bilinçlenmesi sayesinde gdm'nin kontrol edilebileceği, erken tanı ve tedavi yöntemlerine ulaşımın kolaylaşması olabileceği düşünülmektedir. |
ağrı yakınması da çalışmamızda %72,2 oranında görülmüş olup literatürde ağrı sıklığının değişken oranlarda rapor edilmesi, özellikle küçük çocuklarda ağrının ifade edilememesi veya kaydedilmemesiyle ilişkilendirilebilir. |
hipertansiyon açısından grup 2 ile 3 arasında ise fark yoktu (p0.103). |
11 prevalansı toplumlardaki hla-b27 sıklığı ile değişir. |
bu sayede trombositten zengin plazmanın daha iyi ayrışması sağlanmaktadır. |
bu hastalarda ileri yaş ve düşük hemoglobin düzeyleri postoperatif komplikasyonlar için öngördürücü olabilir. |
gümüşlü pansumanların bakterisid etkilerinin yanında ağırlığından 10 kat fazla miktarda eksudayı emebilme kapasiteleri vardır. |
lif uzunluğu, iskelet ve kasın uzayıp kısalabilme, yani daha geniş eklem hareket açıklığı oluşturabilme yeteneğinin (ekskürsiyon) bir göstergesidir. |
ç evrim içi siparişte tercih edilen yemekler için kadınların %88,9'u erkeklerin %71,5'i karbonhidrat ağırlıklı menüleri tercih ettiklerini beyan etmişlerdir. |
çalışmamız sonucunda elde edilen ortalama değerler ile keith ve ark. |
ortalama plt değeri 45 ve üzeri yaş grubunda 31-44 yaş grubu ortalama plt değerlerinden anlamlı olarak daha yüksek bulundu(p0,011). |
the main strategy for the prevention of revision surgeries as a result of all these complications is to perform a very detailed radiographic evaluation with precise measurement of spinal and spinopelvic parameters in order to assess the global spinal imbalance and plan its appropriate surgical management. |
nrf2, çeşitli hücrelerde bulunan redoks duyarlı bir transkripsiyon düzenleyicisidir. |
log-rank analizine göre farklar istatistiksel olarak anlamlı değildir (p0,05). |
bu nedenle, deği şkenlerin herhangi birinde yaşanan değişim genel olarak ortamı etkilemekte, birbiri ile ilişkili birden fazla değişken sebebiyle de neden sonuç ilişkisi kurmak güçleşerek karar vermekte zorluk yaşanmaktadır (12, 17). |
(8) yaptıkları bir çalışmada, 227 mets'li kadın ve erkek hastada 6 ay boyunca farklı şiddet ve miktarda aerobik egzersizin etkilerini incelemişlerdir. |
bunda ölü boşluk hacmi ile granülasyon dokusu arasında doğrudan ilişki vardır. |
36 genel sağlık düzeyi puanlarının ön test ölçümlerinde deney grubunun puan ortalamasının 43,3323,09 ve kontrol grubunun puan ortalamasının 53,6717,66 olduğu; ölçümlerde deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p0,05). |
kang mh tarafından yapılan bir çalışmada khak'li 187 hasta değerlendirilmiş ve yüksek nlo'nun (4) genel sağ kalımı kötü etkilediği bildirilmiştir [224]. |
koroidal neoavaskülarizasyona bağlı kanama mevcutsa kanama çekilmeden müdahale edilmemelidir ve kanama çekildikten sonra da müdahale öncesi en az 6 ay süreyle beklenmelidir. |
minimal invaziv cerrahi tekniklerin ve endoskopik tedavi yöntemlerinin yaygınlaşması azalmış komplikasyon ve hasta konforunu sağlamıştır. |
bleomisine karşı akciğer toksisitesi %83 hastada oldu. |
skolyozun klinik olarak değerlendirmesi çocuğun destekli bir şekilde öne doğru eğilmesinin istenmesiyle gerçekleştirilmektedir (57). |
gruplar arasındaki anlamlı düzeyde farklılık, ağrısız maa değişkeni için tedavi sonrası kısa, orta ve uzun dönemde görülmüştür. |
her ne kadar 1.ay ölenler ile yaşayanlar arasında istastiksel anlamlılık olmasa da mortal seyreden gruplardaki rdw medyan değerlerinin daha yüksek olduğu görüldü. |
bunun sebebinin de sosyal işlevsellikte bozulmaya bağlı olabileceği düşünülmüştür. |
ısı tedavisi, nonsteroidal antiinflamatuar ajanlar gibi analjezikler ve kas gevşeticiler dahil olmak üzere semptoma yönelik müdahaleler genellikle akut fazda reçete edilir ve komplike olmayan geçici trismus tedavisi için temel dayanaklar olarak tanımlanır (80). |
longitudinale anterius (lla) olmak üzere vertebra cisimlerini dıştan birbirine bağlayan iki bağ bulunur ve bu bağlar omurganın bir ucundan diğer ucuna kadar uzanır. |
pah tedavisinin diğer bir basamağı risk faktörlerinin modifikasyonudur. |
düşüncelerin, değerlerin ve pratiklerin kafatasının içindeki kıvrımlara nasıl kazındığı (scripted) gözle görülür olmaktadır. |
hastaların ve kontrol grubunun rutin laboratuvar parametreleri incelendiğinde gruplar arasında açlık kan şekeri, üre, kreatinin, alt, ast, hemoglobin, platelet sayısı, beyaz küre sayısı, hdl-kolesterol, tsh ve pro-bnp seviyesi açısından anlamlı fark izlenmemiştir. |
yapmış olduğu çalışmada, bilateral yüksek dereceli ve bilateral nefropatisi olan vur hastalarını; medikal olarak tedavi edilenler ve cerrahi yöntemler ile tedavi edilenler olarak iki gruba ayırarak karşılaştırmıştır. |
tablo 9: hastaların demografik ve klinik özellikleri değişkenler yaş, yıl, ortalama (ss) 64.3 9.4 cinsiyet, sayı (%) kadın erkek 160 (38.8) 252 (61.2) ejeksiyon fraksiyonu (%), medyan (min-mak) 50 (20-65) hemoglobin a1c (%), medyan (min-mak) 8 (5-14.6) anjiyo endikasyonu, sayı (%) non-st mı st mı anstabil angina pektor... |
10 2. doğal immünite ve keratinositlerin hiperproliferasyonu: keratinositlerden salgılanan peptitler doğal immün cevapta aktif rol oynarlar. |
bu nedenle, genel olarak, aortik sinüs valsalva kaynaklı ves'ler amc kökenlilere kıyasla inferior derivasyonlarda daha uzun r dalgaları ve daha geniş bir qrs kompleksi sergiler. |
plastinasyon plastinasyon, eğitim ve öğretim amacıyla kullanılan biyolojik örneklerin korunması için uygulanan bir tekniktir (riederer, 2014). |
7 günde bir 600 mg olacak şekilde 4 doz indüksiyon verilir. |
bunu uygulayan kişi yarar görmüş ve tamamen iyileşmiş. |
End of preview. Expand in Data Studio
README.md exists but content is empty.
- Downloads last month
- 17