text
stringlengths
0
1.17k
nesnel rahatlığı yer ve zaman karşılığında içsel bir yaratıcılığı keşfetmek için hayal kurmak okumak müzik sanat ve edebiyatta çalışmak için feda ediyorlar
ama bir çok açıdan bu hayat cennet gibi sessiz bir yaşantıdan uzak
hiç kimse yollara düşerek kendi içindeki şeytanından kurtulamıyor
bağımlılık gerçek doğa şartları gerçek yük trenleri öldürüyor ve sakatlıyor ve sokaklarda yaşayan her hangi biri bunu onaylayabilir yorucu yasalar listesi evsiz insanları suçlu hala getiriyor
burada kim birleşik devletler &apos de birçok şehirde yol kenarına battaniyeye sarılı oturmanın yaşadışı oldupunu biliyor veya arabanızda uyumanın veya yabancılara yiyecek önermenin
bu kanunları biliyorum çünkü bir kaç arkadaşın ve diğer gezginlerin şuç denen bu şeylerden dolayı hapishaneye götürüldüğünü veya uyarı aldığına şahit oldum
bir çoğunuz şunu merak edebilir neden birisi böyle bir hayatı tercih etsin ki böyle eşit olmayan yasalar altında çöp kutularından yemek yiyerek köprü altlarında uyuyarak sezonluk işlerde orada burada çalışşın
böyle bir soruya yollara düşen insanlar tarafından çeşitli cevaplar verilebilir ama göçebeler genellikle is tek bir kelime ile cevap vereceklerdir özgürlük
her insanın kendi işinin onurundan emin olduğu bir dünyada yaşayana kadar onlariyi yaşamak için çalışacaklar sadece hayatta kalmak için değil daima bir anlamda kaçmak için özgürlük için ve tabii ki başkaldırı için
teşekkürler
( alkışlar )
haydi başlayalım
tamam bir saniye
( ayarlama sesleri ) tamamdır
( gülüşmeler ) ah pardon
( müzik ) ( beatboxing ) teşekkürler
( alkışlar )
şunu söylemekte bir sakınca görmüyorum bütün insanlar ölüme çok yaklaşacaklar en azından hayatlarında bir kere
ancak bu yakınlaşma kendi hayatölüm geçişimizle yüzleşmeden çok önce başlasa
eğer ölü biri yanınızda yaşasaydı hayat nasıl olurdu acaba
eşimin memleketinde sulawesi adasının dağlık arazilerinde endonezya &apos nın doğusunda ölümü tek bir olay gibi değil de yavaş bir toplumsal süreç olarak yaşayan bir insan topluluğu var
tana toraja &apos da insanların hayatlarındaki en önemli sosyal anlar sosyal ve kültürel etkileşimin odak noktaları düğünler doğumlar ve hatta aile yemekleri değil cenazeler
bu cenazeler insanları ölenler adına kurban edilip dağıtılan hayvanların miktarına göre domuz tavuk ve en önemlisi manda karşılıklı bir borç sistemine bağlayan ayrıntılı ritüellerle yapılıyor
yani bu kültürel karmaşık ölümü kuşatan hayatın sonunun ayin mizanseni ölümü toroja &apos nın manzarasının en görünür ve ilgi çekici kısmı yaptı
herhangi bir yerde birkaç günden birkaç haftaya kadar süren cenaze törenleri can sıkıcı olaylardır ölen kişiyi anmak o kadar kişisel bir üzüntü olmasa da daha çok toplumca paylaşılan bir değişimdir
ve bu değişim daha çok ölenleri anma hakkında olduğu kadar yaşamın kimliği hakkındadır da
bu yüzden her yıl binlerce ziyaretçi tana toraja &apos yı görmeye gelir sanki o bu ölüm kültürü birçok insan için bu görkemli merasimler ve bu merasimlerin uzunluğu bir şekilde batı &apos da kendi faniliğimizle yüzleşmekle ölçülemez
yani ölümü evrensel bir olay gibi paylaşsak da dünyanın her yerinde aynı şekilde yaşanmaz
bir antropolog olarak bu farklılıkları çevremizeki fenomeni tanımladığımız kök salmış kültürel ve sosyal dünya yoluyla görüyorum
böylece nerede kesin bir gerçekliği ölümü reddedilemez bir biyolojik durum olarak görsek torajanlılar ömrü tükenmiş maddi formları daha geniş bir sosyal oluşumun parçası olarak görürler
ve yine hayatın fiziksel olarak kesilmesi ölümle aynı şey değildir
aslında sadece toplumun bir üyesi geniş ailenin kararlaştırmasıyla gerçekten ölüdür ve cenaze töreni için gerekli kaynakları beyan eder ki bu durum ölen insanın durumu için gerekli kaynaklar açısından uygun olarak düşünülür
ve bu tören tüm toplumun gözleri önünde herkesin katılımıyla olmak zorundadır
yani bir insanın fiziksel ölümünden sonra vücudu geleneksel bir mekanda olan &quot &quot tongkonan &quot &quot adlı özel odaya yerleştirilir
tongkonan sadece ailenin kimliğinin değil aynı zamanda insanın doğumdan ölüme giden döngüsünün simgesidir
onun için gerçekte içinde doğduğun binanın şekli seni geçmiş zamanlara ait dinlenme mekanına taşıyan yapının şeklidir
cenaze törenine kadar ki bu kişinin fiziksel ölümünden yıllar sonra yapılabilir ölen kişiden &quot &quot to makala &quot &quot hasta kişi olarak veya &quot &quot to mama &quot &quot uykudaki bir kişi olarak bahsedilir ve ev halkından biri olmaya devam ederler
bunlar sembolik olarak beslenir bakılır ve bu arada aile çevrelerindeki geniş bir topluma ulaşan bir dizi ritüel tedbirler almaya başlar onların üyelerinden biri &quot &quot puya &quot &quot olarak bilinen bu hayattan sonraki hayatın içine bir dönüşüme girer
bazılarınızın şu an ne düşündüğünü biliyorum
sahiden de bu insanların ölü akrabalarıyla yaşadıklarını mı söylüyor
söylediğim şey tam olarak bu
fakat duygusal bir reaksiyon vermek yerine bu vücutlara yakınlık düşüncesinin ölüme yakın olmanın veya bunun biyolojik ya da tıbbi olarak ölümü tanımlamamızla nasıl bağdaşmadığı düşüncesine sahibiz torajan gibi ölümü tıbbi tanımının dışında insanoğlunun deneyiminin etrafını saran bir şey olarak düşünmeyi seviyorum
bence torajanlılar genel kanı aksine birçoğumuzun doğru olduğunu hisettiğimiz ölümün biomedikal tanımını toplum olarak tanır ve kültürel olarak ifade ederler ve bu diğer insanlarla ilişkilerimizdir onların sosyal gerçekliklerimizdeki etkisi vücudun fiziksel süreçlerinin sonlanmasıyla beraber sona ermez ki ölüm ve yaşam arasındaki bir ilişki olarak dönüşüme uğrayan ama bitmeyen bir geçiş süreci vardır
bu yüzden torajanlılar devam eden ilişki fikrini o ilişkideki en görünür sembole insan vücuduna sevgi ve ilgi göstererek ifade ederler
bu yüzden eşimin merhum büyükbabasıyla konuştuğu oynadığı ve genelde çevresinde olduğu birçok anısı vardır ve onun için bunda doğal olmayan bir yan yoktur
ailenin ölen kişiyle ilişkilerinde bir değişime doğru yol alması sürecin doğal bir parçasıdır ve bu yaşayan birini ölü olarak görmekle ölen kişiyi atası olarak görmek arasındaki geçiştir
ve burada ataların heykellerini görebilirsiniz yani bu insanlar çoktan gömülmüş cenaze törenleri olmuştur
bunlara &quot &quot tau tau &quot &quot denir
yani cenaze töreninin kendisi ölümün ilişkisel görünümünü somutlaştırır
ölümün aile ve toplum üstündeki etkisini ritüelleştirir
ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır
torajan evrenbilimine göre bu anda insanlar kim olduğunu toplumdaki yerlerini hayat döngüsündeki rollerini düşününürler
toraja &apos daki bir deyişte herkesin bir gün büyükbaba veya büyükanne olacağı söylenir ve bu demektir ki ölümden sonra bizi geçmişe ve geleceğe bağlayan atasal çizginin bir parçası olacağız ve bu da gelecekte sevdiklerimizin kim olduğunu gösterecek
yani özünde bizden sonra gelen insanların nesilllerinin büyükbabası ve büyükannesi olacağız
ve daha büyük bir aileye üye olma benzetmesi ayrıca çocukların buradan öbür dünyaya insanları taşısın diye kurban edilecek bufalolara yatırdığı paraları tanımlamanın bir yoludur ve çocuklar buna para yatıracaklarını çünkü ailelerinin onlara baktıkları ve onları büyüttükleri yıllar boyunca harcadıkları borcu geri ödemek istediklerini söylerler
ama bufalonun kurban edilmesi ve gücün ritüel gösterimi ayrıca ölen kişinin ve ek olarak ölen kişinin ailesinin statüsünü gösterir
yani cenazelerde ilişkiler yeniden onaylanır ama aynı zamanda ölümün buradaki en çarpıcı özelliğini belirten ritüel bir dramaya dönüşür hayata ve yaşayanların ilişkisine etkisi
ölüm üzerine bu kadar odaklanmaları torajanların uzun hayatın idealinin peşinde olmadıkları anlamına gelmez
i̇yi bir sağlıkla ödüllendirilecekleri ve ileri bir yaşa kadar yaşayacakları düşüncesiyle pek çok uygulama yaparlar
ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler
toraja &apos da herkesin önceden belirlenmiş bir yaşam miktarı olduğu söylenir
buna &apos sunga &apos denir
ve bir iplik gibi doğal sonuna doğru çözülmesine izin verilmelidir
yani ölümü hayatın kültürel ve sosyal kumaşı olarak kabul ederek insanların sağlık ve sağlık hizmeti hakkındaki kararları etkilenecektir
eşimin anne tarafındaki bir büyüğü nenet katcha 100 yaşına geliyor bildiğimiz kadarıyla
ve puya &apos ya doğru çıkacağı seyahatı için ayrılacağı konusunda artan belirtiler var
ve onun ölümünde yas tutulacaktır
ama biliyorum ki kocamın ailesi onun mükemmel varlığının hayatları için ne anlama geldiğini gösterebildikleri onun toplumunun tarihine hikaye anlatan bir anlatıcı olduğunu yeniden anlattıkları anlara geri döneceklerdir
nenet &apos in hikayesi onların hikayesidir
onun cenaze şarkıları kendileri hakkındaki şarkılar olacaktır
ve bu fark edilebilir başlangıcı öngörülebilir sonu olmayan bir hikaye
bu onun bedeni kaybolduğundan çok sonra devam edecek bir hikaye
i̇nsanlar bana ölümün dışavurumunun her yerde bizi selamladığı kültüre katıldığım için korktuğumu veya iğrenip iğrenmediğimi soruyor
ama ben ölümü biyolojik olarak değil de sosyal bir süreç olarak deneyimlemekte derinden dönüştürücü bir şey görüyorum
gerçekte abd sağlık sisteminde hayat ipliğinin ne kadar uzatılması gerektiği hakkındaki kararların sadece ilacın hayat uzatmaktaki becerisi değil çevremizdeki insanlarla kurduğumuz sosyal ve duygusal bağlara dayandığı yerlerde ölen ve yaşayan arasındaki ilişkinin kendi draması vardır
biz torajanlılar gibi hayat hakkındaki kararlarımızı ölüme atfettiğimiz anlam ve tanımlara dayandırırız
yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum
bunu amerika &apos da oyuna koymak biraz zor olabilir
ama ben fiziksel ölümü sadece biyolojik bir süreç olarak değil de daha büyük bir hikayenin parçası olarak görmekle ne kazanacağımızı sormak istiyorum
kim olduğumuzun çok yakından bir parçası olduğu için ömrü dolmuş insan formuna sevgiyle bakmak nasıl olurdu
eğer ölüm tanımımızı hayatı kapsayacak şekilde genişletebilirsek ölümü hayatın bir parçası olarak deneyimleyebilir ve belki de ölümle korku dışında bir şeyle yüzleşiriz
belki de amerika sağlık sisteminin yüzleştiği zorluklardan birinin cevabı özellikle hayatın sonundaki bakımda bakış açımızın değişimi kadar basittir ve bu olaydaki bakış açısının değişikliği her ölümün toplumsal hayatına bakmak olacaktır
bu bize ölüm hakkındaki konuşmalarımızı tıbbi veya biyolojik bir şeye sınırlama şeklimizin hepimizin paylaştığı ölümden kaçınma onun hakkında konuşmaktan korkma kültürünün yansıtıcısı olduğunu anlamamıza yardımcı olur
eğer hayat hakkındaki diğer tür bilgileri aklımızda bulundurur ve değer verirsek ölümün diğer tanımları da dahil hayatın sonu hakkındaki tartışmalarımızı değiştirme olasılığı vardır
bu ölüm şeklimizi değiştirebilir ama daha önemlisi bu yaşam şeklimizi değiştirebilir
( alkış )
roma &apos da olduğunuzu düşünün ve vatikan müzeleri &apos nin yolunu tuttunuz
uzun koridorlardan geçtiniz heykellerin fresklerin ve daha bir sürü şeyin yanından
sistine şapeli &apos ne doğru ilerliyorsunuz
sonunda — uzun bir koridor bir merdiven ve bir kapı
sistine şapeli &apos nin eşiğindesiniz
peki ne bekliyorsunuz
yükselen kubbeler meleklerin korosu
aslında orada bunların hiçbiri bulunmuyor
onun yerine neyimiz olduğunu kendi kendinize sorabilirsiniz
sistine şapeli &apos nde perdeler açılıyor
yani gerçekten de perde resimleriyle çevrilisiniz şapelin orijinal dekorasyonu bu
her birimizin bir rol oynadığı insan tiyatrosu harika bir hikâyedir bütün dünyayı içine alan ve sistine şapeli &apos ndeki resimde üç aşamada gözler önüne serilmiş olan bir hikâye
bu bina varlıklı eğitimli küçük bir hristiyan rahip grubuna ait bir yer olarak başladı
burada dua ettiler burada papayı seçtiler