Datasets:

Languages: Turkish
Multilinguality: monolingual
Size Categories: 100K<n<1M
Language Creators: found
Annotations Creators: found
Source Datasets: original
Licenses: unknown
Dataset Preview
id (int32)title (string)content (string)category (class label)categorycode (class label)publishdatetime (string)
301,365,715
"BİR SİHİRBAZ"
"NİANG, TAKIM ARKADAŞI FERNANDES E ÖVGÜLER YAĞDIRDI FUTBOL OYNARKEN EĞLENİYORUM YÜZDE 701E OYNUYORUM LİDERLE ARAMIZDA SADECE 5 PUAN VAR, ŞAMPİYONLUK ŞANSIMIZ YÜKSEK 4 j Fernandes le birlikte oynamayı seviyorum, adam adeta sihirbaz gibi J Frank Ribery, futbol hayatımda oynamaktan en çok zevk aldığım isim ı Abartılacak bir ] sonuç almadık ı .BAHÇE derbisinde Kartal ın ilk golünü atan, üçüncü golün de asistini yapan Mamadou Niang, TRT Spor da Futbol Keyfi programında özel açıklamalar yaptı. Senegalli forvet şampiyonluk şanslarının yüksek olduğunu dile getirirken, Portekizli yıldız Fernandes için Onunla oynamayı seviyorum, adeta bir sihirbaz gibi ifadesini kullandı. Frank Ribery nin futbol hayatında oynamaktan en çok zevk aldığım isim olduğunu ifade eden Niang, Moussa Sow ve Burak Yılmaz ın da Süper Lig deki en iyi forvetler olduğunu, ikisinin de tarzını beğendiğini söyledi. Senegalli yıldız şampiyonluk şansları için, Çok yüksek. Çünkü liderle aramızda 5 puan fark var ve bunu kapatacak güçteyiz yorumunu yaptı. NİANG şöyle devam etti: t.f En zorlandığım stoper İbrahim Toraman dır. Neyse ki şu an onunla takım arkadaşıyım. Almeida sakatlıktan döndükten sonra nasıl bir diziliş olur bilemiyorum. Onunla beraber oynayabiliriz, Holosko ile de oynayabiliriz. Türkiye, .. O NİANG, şu anda gerçek performansının yüzde 70 i ile oynadığını söyledi. İyi bir seviyede olmadığını kabul ettiğini belirten Senegalli yıldız, Sahada savaşan oyuncularla birlikte olmayı seviyorum. Bizim takımda Olcay ve Oğuzhan gibi bu yapıda isimler var. Tabii ki şansın da önemi var diye konuştu. zor bir lig. Eskiden arkadaşlarıma Türkiye Ligi nin iyi olduğunu söylediğimde inanmazlardı. Şimdi Didier Drogba, VVesley Sneijder, Sovvgibi oyuncuların burada olması ilgiyi artırdı. Futbol oynarken eğleniyorum ve şu an emekli olmayı düşünmüyorum. Açılış törenine, yönetici Metin Albayrak ile birlikte futbolcular Necip Uysal, McGregor ve Mehmet Akyüz de katıldı. BEŞİKTAŞLI Necip Uysal, +f başkan Fikret Orman gibi F.Bahçe galibiyetinin abartılmaması gerektiğini söyledi. Pazar günü İnönü Stadı nda güzel bir zafer elde ettiklerini vurgulayan genç yıldız, 10 karşılaşmaya daha çıkacağız. Her maçımız final, ayaklarımızın yere sağlam basması gerekiyor. Maçlara tek tek bakacağız ve hepsini kazanmak için oynayacağız yorumunu yaptı. Trabzon un her zaman zor deplasman olduğunu ifade eden Necip, Kolay olmayacağını biliyoruz ama şampiyonluk şansımızın sürmesi için kesinlikle üç puanla dönmeye mecburuz dedi. sflPa"
12 (spor)
12 (12)
"2013-03-07T00:00:00Z"
402,942,743
"E-TİCARETTE FARKLILAŞMANIN ANAHTARI"
"E-ticarette farklılaşmanın . .. anahtarı: kullanıcı deneyimi Bir siteye girip iletişim bilgisi bölümünü bulamadığımızda değerini daha iyi anladığımız kullanıcı deneyimi tasarımı, bir yandan satın alma kararlarında çok etkili olurken diğer yandan uzun süreli kullanıcı memnuniyeti yaratmanın da anahtarıV 42 %44 %72 MAYIS 2014- DIGITALAGE.COM.TR M ? ijital ya da fiziksel bir ürün kullanırken hissettiklerimiz, ürünle kurduğumuz bağlantı ve yaşadığımız etkileşimin bütünü kullanıcı deneyimi olarak tanımlanabilir. Gittikçe dijitalleşen hayatlarımızda sıklıkla yeni bir projenin sitesini, bir uygulamayı, bir e-ticaret sitesini deneyimliyoruz. Kullanıcı olarak dijital ürünlerle girdiğimiz bu etkileşimde yaşadığımız tecrübeler sonraki davranışlarımızı şekillendiriyor. Söz gelimi bir e-ticaret sitesinde ne kadar vakit geçireceğimize, tekrar alışveriş yapıp yapmayacağımıza tamamen yaşadığımız deneyimin etkisiyle karar veriyoruz. Bu açıdan bakıldığında tüketicinin satın alma kararlarındaki büyük etkisi ve yarattığı uzun vadeli dönüşler nedeniyle kullanıcı deneyimi tasarımı, pazarlamacılar ve e-ticaret siteleri için heyecan verici. Sitelerin aldığı trafik ve uygulamaların indirilme sayısının kusursuz kullanıcı deneyimi tasarımıyla doğrudan ilgili olduğu ortada. Kullanıcı deneyimi tasarlama süreci ı birçok basamaktan oluşuyor. Kullanıcı ihtiyaçlarının anlaşılması, buna göre kullanıcı deneyimi testi, analizlerinin yapılması ve sonrasında marka kimliğine uygun görsel tasarımın yapılması gerekiyor. Test ve analiz aşamasında kullanıcının ihtiyacı olan tasarımın ne olduğunu detaylı bir şekilde belirlemek ! için kullanılabilecek birçok yöntem var. Bilgi mimarisi, online göz izleme, mouse hareketi, tıklama haritası çıkarılması, sitenin alfa ve beta versiyonlarının küçüp çapta kitlelerle buluşturulması bu yöntemlerden bazıları. Site hayata geçtikten sonra ise kullanılabilirliğiyle ilgili bilgi toplamak ve kullanıcı dostu olmayan tasarım yanlışlarından kurtulmak için online geri bildirim testlerine başvurulabiliyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı uzmanlarına şüphesiz büyük iş düşüyor. Müşterinin ihtiyaçlarını ve markaların karlılık gibi hedeflerini tasarımın potasında birleştirmeleri ve bunu yaparken müşteri tatminini sağlamaları gerekiyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı hakkındaki en heyecan verici şey kullanıcıyı odak noktasına alarak müşteri memnuniyetini hedeflemesi. Şirketler müşteri odaklı hareket ettiğinde satış artışı beraberinde geliyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı aslında tüketiciyle kurulan empatinin bir sonucu olarak karlılığın artması demek. Bu nedenle 2014 yılında bu alandaki gelişmelerin artarak devam etmesi bekleniyor. Sedef SEZGİN ThM VtatttaC 0 Plgl M Af Araştırmalar bir kullanıcının bir sitede ya da uygulamada geçirdiği vakit ile satın alma davranışı gösterme şansının doğru orantılı olduğunu gösteriyor. Markaların kullanıcı deneyimini geliştirdiklerinde müşteri sadakati artış oranı Markaların kullanıcı deneyimini geliştirdiklerinde müşteri momııunıye ti artış oranı"
13 (teknoloji)
13 (13)
"2014-05-01T00:00:00Z"
104,111,116
"212'DE ŞENLİK"
"212 de şenlik 212 istanbul Povver Outlet, 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü nde farklı bir etkinliğe imza atıyor. AREM (Avrupa Rehabilitasyon Merkezi) işbirliğiyle gerçekleştirilen şenlikte engelli minikler kendi tasarladıkları topaçları çevirecek."
6 (kultursanat)
6 (6)
"2010-12-02T00:00:00Z"
411,766,475
"GELECEĞE YEŞEREN TOHUMLAR"
"Geleceğe yeşeren tohumlar Botanist ve tarihçiler, geri getirmesi belki daha kolay, risksiz ve dünyanın geleceği için de büyük ihtimal daha faydalı birşeyi geri getirmeye çalışıyorlar: Bitkileri... Kaybolmaya yüz tutmuş bitki örtülerini yeniden canlandırma çabası, insanlık için yapılabilecek en büyük iyiliklerden biri. PEYNİR GEMİSİ ELİF SAVAŞ FELSEN I info@elifsavas.com Eski DNA lardan kırpıp kırpıp yıldız yapmak mümkün mu7 Binlerce yıl önce dünyayı heybetlerıyle ele geçirmiş dınazorlar ve nesli tükenmiş daha nice yaratık belki birgün sıradan sayılacak bir teknolojinin gelmesini bekliyor olabilirler. Binlerce yıllık kış uykusundan sonra, bilimcilerin laboratuvarlarında uyanan DNA lar acaba bu dünyaya nasıl adapte olurlar ya da olabilirler mi? Yoksa daha canlanır canlanmaz yeni hayatın yükü altında oracıkta can mı verirler? Popüler kültür, geçmişe gömülmüş hayatları gen getirmek konusu açılınca hep dınazorları düşünüyor. Botanist ve tarihçiler ise. geri getirmesi belki daha kolay, risksiz ve dünyanın geleceği için de büyük ihtimal daha faydalı bırşeyı geri getirmeye çalışıyorlar: Bitkileri... ABD li bir bilimci olan VViseman, kızılderililerin beslenmelerinde ve kültürlerinde önemli yeri olan, ancak şimdi soyları tükenmiş bazı meyve ve sebzeleri geri getirmeye çalışıyor. Tabi önce o zamanın bitki örtüsünü ve etraflarında neler yetiştiğini tanımlamak, listelemek lazım. VVıseman ın yıllar süren araştırmalarına göre, Avrupalılar gelmeden önce ABD topraklarında; 26 farklı mısır, fasulye, kabak, yerelması, kiraz ve tutun çeşidi varmış. Avrupalılar da bu yepyeni kültürün, kendi ülkelerinde tanımadıkları bitkilerini çok detaylı listelemişler. Bu bitkilerden örneğin, bir çeşit fasulyenin 1724 te İngilizler tarafından yakılan tarlalarda tamamen yok olduğu bilmiyor. Bugün elimizde sadece iki adet fasulye var ve henüz ekilmemişler. Bu fasulyenin sonradan başka cinslerle karışmış halını bugün çarşı pazarda bulmak mümkün. Ama aslı7... Henüz o ıkı minik fasulye uykuda. Kabakları yeniden ekme çalışması ise hüsranla sonuçlanmış. Elinde o zamanlardan kalma birkaç tohum olan bir kadın, yarısını bilimcilere yollamış. Bunlar ne yazık ki yeşermemiş. Kendi ektikleri ise bugünkü modern kabakların yanında büyüdüğü için, ne kadar otantik oldukları bilinmiyor. Bir başka bilimci, son 10 yılda yaptığı çalışmalarla, eski zamanlarda ilaç olarak kullanılan tam 100 bitkiyi yeniden kazandırmayı başarmış. Bu bilimci, Çin, Tibet ve İncil de geçen bitkiler olmak üzere, olabildiğince geniş kültürleri araştırmaya çalışmış. Bu çalışmaya kadar hemen hemen soyu tükenmiş bu bitkiler, şimdi tıp bilimciler tarafından inceleniyor. M.S. 70 yılında İsrail i ele geçiren Roma İmparatorluğu, tarlaları, yetişmiş ekinleri yakıp yok ederken, oranın topraklarına özgü bir hurma ağacını hedef almıştı. Bu hurma ağacı, Yahudiler ın gelir ve beslenme kaynağıydı. 0 tarihten itibaren dünya yüzünden silinip gitti. Yaklaşık 2000 yıldır uyuyan bir bitki. Ancak arkeologlar bir kazı sırasında bu hurma ağacının tohumlarını buldular ve botanik bilimcilere emanet ettiler. 2005 yılında bu ağacın tohumları ekildi ve bir ağaç yetiştirmek mümkün oldu. Bu ağaca Tevrat ta en uzun yaşamış insanın adını verdiler: Hazretı Şit [Metuşelah). Bu ay misafirim: Elif Yalvaç izunsoy. Natürmort demiş, doğru demiş. Kitaplığı yemek kitapları ve Lezzet dergisi ite doluymuş. Ona bir ömür boyu şenlikli sofralar diliyorum ve herkese soruyorum: Artık kolayca bulamadığınız sebze ve meyveler- cinslerinin de isimleriyle (Mesela uydurayım: Malatya nın ödkoparan portakalı]- neler7 Cevaplar, ayın W undan önce infoldelıfsavas.com adresine1 Lezzet I 63"
4 (gida)
4 (4)
"2015-03-01T00:00:00Z"
121,672,694
"EXPER"
"1 nceleme Exper iasyPad P10AN syPad Türkiye nin ilk tablet bilgisayarı şeklinde lanse edildi 10 Şubat ta. Biz internet tablet demeyi yeğliyoruz. Ekranı dönebilen ve katlanabilen dizüstü bilgisayarlara Tablet PC denmesini daha doğru buluyoruz. Exper Genel Müdürü Orhan Korkusuz; Android 2.2 işletim sistemli ve çift çekirdekli Nvidia Tegra 250 işlemcili (1 GHz) EasyPad P10AN ile VVindovvs 7 işlerim sistemli, Intel Atom N450 işlemcili (1.6 GHz) EasyPad Pil IMS ürün tanıtım lansmanmda, bu yıl dünyada ortalama 50 milyon civarında internet tablet satılmasının beklendiğini açıkladı. Türkiye nin ilk tableti deyince parçalarının tamamının ülkemizde üretildiğini düşünerek farklı bir algıya kapılmanızı istemeyiz. Tüm bileşenlerin burada üretilmesi söz konusu değil. Popüler birkaç firmanın da yaptığı gibi Exper EasyPad ler de aslmda üretilen bazı yerli parçalar ve ithal edilen kimi parçalarla Türkiye de montaj ediliyor. Bizi şaşırtan bir detayda cihazların ilk etapta, son dönemin teknoloji öncüsü (!) Migros larda satılacak olması. Hatırlayacağınız gibi iPad ler de ilk etapta Migros larda satılmıştı ve üzerinde de epey konuşulmuştu. Windows 7 li versiyonun önümüzdeki ay piyasaya sürülmesii bekleniyor. Elimize ulaştığında onun da incelemesini sizlere ileteceğiz. EasyPad PlOAN nin dokunmatik kabiliyeti fena değil. Biraz tecrübe kazandığınızda tek dokunuşla uygulamaları açabiliyorsunuz. Fiyatı da, yurt dışından ithal edilen cihazların yüksek vergilendirme sistemine maruz kalmadığından dolayı oldukça uygun. Cihazın formu dikdörtgen ve kullanırken biraz tuhaf duruyor. 10.1 inçlik (1024 x 600p) ekranı var. Görüntü kalitesi güzel. Ses ve internet performansı da... 512 MB lık belleği bulunuyor. Ancak en büyük eksiği 3G desteğinin olmayışı. Bir internet tablette sadece Wi-Fi bulunması bizce cihazın konseptine son derece ters. İnternete istediğiniz her yerden böylesine gelişmiş bir mobil cihazla erişim gerçekleştirememeniz, bizim için bir bacağını kaybetmiş koşucu anlamına geliyor. 2-15 f- H,S 1.1,4 cm 7jo gram l Cfc hKİhjfr MfcröSD Kart eiufrtooİT) 2..I + 6DF13 W wbcam I H0MI w I Iföe çıkışı MoU Fböh ?afer dtstaji ahıll"
13 (teknoloji)
13 (13)
"2011-04-01T00:00:00Z"
410,666,267
"2015, E-DÖNÜSÜMÜN YILI OLACAK"
"2015, E-DÖNÜSÜMÜN YILI OLACAK KEP, e-Defter, e-Fatura, e-Arşiv gibi e-Dönüşüm ün birçok başlığı bireysel ve kurumsal hayatta köklü bir değişim sağlayacak. Hazırlayan: Handan AYBARSıs Türkiye nin e-dönüşüm ile birçok başlıkta önemli tasarruflar elde etmesi bekleniyor. Bu öyle önemli ve büyük bir dönüşüm ve o kadar farklı içerikleri barındırıyor ki, bu zincirin en önemli halkası KEP söz konusu olduğunda, 2023 yılında tüm kurumların, kuruluşların, şirketlerin, profesyonellerin, meslek mensuplarının tamamının KEP sahibi olacağı öngörülüyor. Ve dediğimiz gibi, bu daha başlangıç. 2015P e-Dönüşümün yılı olacak nncvA KEP e Defter UUdYA e-Fatura, e-Arşiv, 13 BThaber 1M8 0CAK 2015 www.bthaber.com Handan Aybars Yeni giriş yaptığımız 2015 yılına birçok başlıkta e-dönüşümün damgasını vuracağını söylesek abartmış olmayız. Gelir idaresi Başkanlığı nın (GİB) yayımladığı 421 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile şirketlere 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren elektronik defter tutma zorunluluğu getirildi. 20 bine yakın şirketi kapsayacak uygulamayla, e-Defter tutma zorunluluğu getirilen mükellefler, artık kağıt ortamında defter tutamayacaklar. Şirketler, Maliye Bakanlığı ve Elektronik Sertifika Hizmet Sağlayıcı (ESHS) şirketleri elektronik ortamda düzenlenen defter ve faturaları saklamakla yükümlü. Böylece e-Arşiv de hemen devreye girecek. e-Defter in yanı sıra e-Fatura, e-Arşiv, e-Bilet, e-Bildirge, e-Rapor, e-Haciz, e-Reçete uygulaması da yaygınlık kazanacak. Bireysel hayat kadar kurumsal hayat da böylece yeniden tanımlanacak. Yıllık yaklaşık 6 milyar fatura işlemi gerçekleşen Türkiye de e-Dönüşümün kısa vadeli yararlarının bile oldukça yüksek seviyede olması, böylece her ölçekte şirketin bu dönüşüm adına yaptığı ve yapacağı yatırımların geri dönüşünün de hızlı olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Faydalar zinciri ve maliyet avantajı buluşuyor Sayfa U-17 Ticari yaşam yeni baştan şekilleniyor Sayfa 18 İs süreçleri bütünleştirme ile II 1 gerçek verimi elde edecek Sayfa 20-21Faydalar zinciri ve maliyet avantajı buluşuyor Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) sitesinde yer alan kapsam genişlemesi Tebliğ Taslağı na göre 2013 yılı verileri esas alınmak suretiyle, cirosu 10 milyon TL ve üzerindeki firmaların 1 Ocak 2016 yılından itibaren e-Fatura ve e-Defter uygulamalarına geçmeleri zorunlu. Dolayısıyla bu kapsamdaki firmaların, 2015 yılında bu zorunlulukla ilgili gerekli hazırlıkları yapmaları şart.u KEP, E-DEFTER. FATURA, E-ARSİV. BThaber 12-18 OCAK 2015 iyou üood, IBM Bütünleşik Teknoloji Hizmetleri Çözüm Ortakları Satış Yöneticisi Ceyda Saraçoğlu VERİ STANDARDİZASYONU SAĞLANIR e-Defter ve e-Fatura gibi uygulamalar şirketlerin kendi muhasebe süreçlerini basitleştirirken fayda ve tasarruf elde etmelerini sağlıyor. Şirketlerin kağıt basma, arşivleme ve Noter masrafları azaltılırken, zaman ve maliyet tasarrufu da sunuluyor. Sayısal arşivleme sayesinde tüm kayıtlar ve faturalar sürekli el altında tutulurken, aranan belgelere kısa zamanda ulaşılması da söz konusu. Faturalaşmalar daha kısa sürede tamamlandığı için ödeme süreci kısalır eklemesini yapan IBM Bütünleşik Teknoloji Hizmetleri Çözüm Ortakları Satış Yöneticisi Ceyda Saraçoğlu, mükellefler arasında bir veri standardizasyonu sağlandığına işaret ediyor. Bu arada, raporlama işlemleri, uluslararası yatırımcıların vergi uyumu kolaylaşırken, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınmasına ve kamunun takibine de olanak sağlayan bir uygulama hayata geçmiş oluyor. Ceyda Saraçoğlu na göre, kamunun e-Dönüşüm politikaları bağlamında kurumsal hayatta bilgi teknolojileri, yeni yönetim anlayışına dayanan, sorumluluk, etkinlik ve kalitenin sağlanmasına katkılar sunuyor. Türkiye de 2015-2019 e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde uygulamaya konulan e-Defter ve e-Fatura uygulamaları hem mükelleflerin hem de birçok kamu ve özel sektör kurumunun vergisel ve vergisel olmayan birçok amacına katkıda bulunuyor. Özellikle mobilitenin etkisiyle mekandan bağımsız iş yapmak günümüzde giderek ön plana çıkıyor. Bu değişim ışığında iş yapış şekillerini, kurumsal hayatın ilerleyişini ciddi biçimde kolaylaştıran e-dönüşüm çözümleri, şirketlerin iş süreçlerini de çok daha düşük maliyetlerle, çok hızlı, daha verimli ve etkin şekilde döndürebilmelerini sağlıyor. Kamu kurumlarının, kuruluşların, şirketlerin resmi, hukuki, ticari açıdan yasal geçerliliği olan, güvenli yazışmaları, belge paylaşımları ve uzun vadeli saklama ile beyan yükümlülükleri bağlamında bakıldığında, KEP, e-imza, e-Fatura, e-Defter ve e-Arşiv gibi e-dönüşüm çözüm ile hizmetleri; kamu yönetimine, kurumlara, şirketlere ve bireylere önemli katma değer sağlıyor. Bimsa Genel Müdürü Tunç Taşman ın dikkat çektiği gibi, ayrıca bu hizmet ve çözümler; kağıdı, kartuşu, yazıcıyı, kalemi ortadan kaldırıyor. Ama bu kadar da değil... Kağıda dayalı postalama, fiziksel depolama, enerji ve işçilik maliyetlerinde büyük oranda tasarruf olanağı da cabası. Taşman bu tasarrufu kurumsaldan başlayarak ülke ekonomisine yayılan yapısıyla şöyle örnekliyor: e-Defter çözümü sunan yazılım ile şirketlerin noter tasdik, muhasebe, kırtasiye masraflarını minimuma indirmeleri sağlanıyor. Türkiye de bir şirketin defter maliyeti ortalama 800 TL den başlayıp, 500 bin TL ye kadar ulaşabiliyor. e-Defter maliyeti ile bu masraftan yüzde 50 ila yüzde 90 arasında tasarruf sağlanacak. e-Defter e zorunlu geçiş yapacak olan 20 bin mükellef şirket var. Bu kapsamın genişlemesi de gündemde. Bu şirketlerin tasarrufuyla birlikte, ülke ekonomisi yılda 500 milyon TL ye yakın tasarruf edecek. e-Dönüşüm; kağıt kalem istemez Kurumsal şirketler, kamunun e-Dönüşüm politikalarına bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Tunç Taşman a göre, entegratör şirketlerin yazılımlarıyla bu sürece hızlı ve etkin bir şekilde adapte olmayı seçiyorlar. 201 5-2019 e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planı nın başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi için kamuya ve kurumsal şirketlere büyük bir sorumluluk düşüyor. Taşman, bu sorumluluğun getirdiği görevleri şu şekilde tanımlıyor: Kurum içi dönüşümde, kurumdaki tüm süreçlerin sanal ortama taşınması gerekiyor. Eğer elinizi kaleme dokunuyorsanız, imza atıyorsanız e-Dönüşüm tam anlamıyla gerçekleşmemiş demektir. Kamunun tecrübesi, sivil toplum kuruluşlarının bütüncül bakış açısı, üniversitelerin bilimsel yaklaşımı ve özel sektörün dinamizmi ile e-dönüşüme birlikte yön verilecek. Kurumdaki tüm süreçlerin sanal ortama taşınmasını sağlayan Bimsa nın EDOKSİS (Elektronik Doküman Sistemi) sistemine bulut üzerinden erişip bilgi işlem sistemleri kullanarak, isterlerse bütünleşik olarak e-fatura uygulamasından yararlanabiliyorlar. E-dönüşüm programı kapsamında, e-Defter Devamı 16. sayfada16 KEP, E-DEFTER, E-FATURA. E-ARSİ BThaber 12-18 OCAK 2015 Detaysoft Satış, Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Evrim Akpınar İSLETMELER KAMU KURUMLARI İLE BÜTÜNLEŞTİLER Elektronik ortamda güvenli ve yasal geçerliliği olan belge paylaşımı için kullandığımız kayıtlı elektronik posta sistemi ile birlikte işletmeler internet üzerinden yaptıkları ticari faaliyetlerini çok daha hızlı, güvenli ve etkili bir şekilde yapmaya başladı. Gönderdiğimiz e-postaların ne zaman, kim tarafından, kime yollandığını, gönderilen kişinin posta kutusuna hangi tarih ve saatte ulaştığını belgelemek KEP ile mümkün oldu. Ayrıca, Detaysoft Satış, Pazarlama ve iş Geliştirme Direktörü Evrim Akpınar ın da belirttiği gibi, elektronik ortamda yasal olarak geçerli beyanname, teklif, dilekçe, başvuru, teyit, mutabakat, sözleşme ve tebligat gibi süreçler kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılabilir hale geldi. KEP in yaygınlaşmasında yasal zorunluluklar olduğu kadar işletmelere sağladığı faydalar da etkili oldu yorumunu yapan Evrim Akpınar, şunları söylüyor: Geçtiğimiz yıl e-dönüşüm çerçevesinde e-fatura ve e-defter çözümlerini yasal zorunluluktan dolayı kullanmaya başlayan birçok işletme maddi anlamda tasarruf ettiler ve verimlilik, hız ve kolaylık gibi faydalar elde ettiler. Bu işletmeler mali açıdan hem birbirleri hem de kamu kurumları ile bütünleştiler. Önümüzdeki dönemde de e-arşiv çözümünün büyük çapta yaygınlaşacağını öngörüyoruz ve bu alana yaptığımız yatırımlarımıza devam ediyoruz. sisteminin ile 5 yıl içinde kayıt dışı oranındaki düşüş ve yeni iş alanları yaratarak ülke ekonomisinde gözle görülür bir katkı sağlaması bekleniyor. Yatırımın geri dönüşü hızlı Detaya baktığımızda e-Defter, iş süreçlerinin başarılı işleyişine birçok katkı sağlayacak. e-Defter in devlet açısından vergi denetimini kolaylaştıran bir unsur olacağı aşikar. Şirketler, e-Defter sayesinde katma değer yaratmayan bir süreci daha etkin bir şekilde yönetebilecek. Kağıt tüketimini de azaltacak olan çevre dostu e-Defter uygulaması, milyonlarca ağacın yok olmasına engel olacak. Experteam Satış ve Müşteri Yönetimi Direktörü Sinan Erkiner, bu faydalara şu eklemeleri yaparken, kurumsal konumlandırma sürecini de anlatıyor: e-Defter; Noter tasdiki, kağıt ve baskı maliyetleri, depolama maliyeti, basım ve denetim sırasında gereken iş gücü gibi çok ciddi maliyet avantajları sağlıyor. Orta ölçekli bir şirketin yatırımın 4 aydan az sürede kendini amorti edip kara geçeceğini öngörüyoruz. Büyük ölçekli şirketlerde ise bu süreç çok daha hızlı olacak. e-Dönüşüm sürecinde beklenen en önemli adım, Sinan Erkiner e göre, kapsamın genişletilmesi. Gerek e-Fatura, gerekse e-Defter kapsamının, çok daha fazla işletmeyi içine alacak şekilde genişleyeceğ öngördüklerini vurgulaya Sinan Erkiner, 201 5 in ayrıca e-Arşiv gibi yeni uygulamaların da hayat geçeceği bir yıl olacağın hatırlatıyor. Tam otomasyona geçişte hız sağlıyor Tüm bu bahsettiğimiz elektronik vergisel uygulamalar, şirketlerin hem ofislerindeki hem de saha operasyonlarındaki iş ve işlem süreçlerini optimize etmekle kalmıyor. Bir bütün halinde işletme faaliyetlerini etkiliyor ve köklü bir dönüşümü sağlıyor. Örneğin e-Fatura uygulamaları sayesinde sadece kağıt ortamında düzenlenen bir belge, tamamen elektronik ortama taşınmakla kalmıyor. Aynı zamanda e-Faturalar, sipariş ve ödeme tahsilat gibi aşamalarla da bütünleştiriyor, idea Teknoloji Çözümleri Yönetici Ortağı Bahadır Onay ın da dikkat çektiği gibi, tüm bu adımlar işletmelerin tam otomasyona geçmesine önemli katkılar sağlıyor. Bahadır Onay a göre, bu dönüşümün kamuya sağladığı en büyük fayda ise iki noktada toplanıyor, ilki, bu uygulamalar kapsamında oluşturulan ve veya raporlanan veriler, GİB üzerinde olduğundan bütün mükellefler için raporlanabilir ve analiz edilebilir ortak bir standart sağlıyor. Bu ortak format ve standartlar da mükelleflerin vergiye gönüllü uyum faaliyetlerinde rahatlıkla kullanılabilecek unsurlar, ikinci unsur ise vergiye uyum faaliyetlerinin yanında, vergi denetim faaliyetlerinde de bu yeni elektronik vergisel uygulamaların etkin bir şekilde kullanılacak olması.- 17 KURUMSAL VE KAMUSAL FAYDALAR DİZİSİ KEP, E-DEFTER, E-FATURA, E-ARSIV BThaber 12-18 OCAK 2015 E-defter ve e-fatura uygulamalarının şirketler açısından maliyet düşürücü önemli katkıları olduğu açıkça görülüyor. Öncelikle, defter masrafından büyük ölçüde kurtuluyorsunuz diyen Türktrust Genel Müdürü Tolga Tüfekçi, diğer faydaları sayarken, bu faydalar ışığındaki beklentisini eklemeden geçmiyor: Henüz e-fatura uygulaması başlangıç aşamasında ve toplam mükelleflerin yüzde 10 unun altında bir sayı kullanıyor. Bu sayı gelecek yıllarda hızla artacaktır. Fayda demişken, yukarıda da belirttiğimiz gibi öncelikli fayda maliyet avantajı . Çünkü Tolga Tüfekçi nin de dikkat çektiği üzere, kurumsal işlem hacmine bağlı olarak defterin bastırılması ve noter masrafları az buz değil, tersine, kayda değer giderleri oluşturur. Bir taraftan, faturanın düzenlenmesi ve gönderimindeki fiziksel maliyetler de bu yeni yapılarla ortadan kalkıyor. Bu da son derece önemli. Son olarak arşivleme maliyetleri var ki, Tolga Tüfekçi nin de dikkat çektiği gibi, yüksek adetli hacimlerde bu, çok ciddi bir gider anlamına geliyor. Bunlar kurumsal faydalarda öne çıkan başlıklar. Kamu açısından bakıldığında da Tüfekçi, iki önemli yarara işaret ediyor ve şunları söylüyor: Şirketlerin maliyetlerinin düşmesi demek, ülke ekonomisinde yeni bir kaynak doğması demek. Bunun da bir bölümü yatırıma gidecektir. İkincisi ise etkin vergi denetimi. Bu da kamu bütçesini, dolayısıyla kamu yatırımlarını olumlu yönde etkiler. Kamunun e-dönüşüm politikalarında önemli bir bütünü oluşturan bu adımlarda 2015 yılında da yenilikler kurumsal hayatta yerini alacak. Tolga Tüfekçi, kendilerinin yakından izlediği iki konu olduğunu söylüyor. Bunlardan ilki MERSİS projesi. Tüzel kişiliklerin sağlıklı kaydı ve ticari sicil işlemlerinin uzaktan yapılabilmesi son derece önemli diyen Tüfekçi nin belirttiği gibi. zamandan sağlanacak tasarrufun yanında, her gün on binlerce şirketin ofisten çıkıp bir işlem için ticaret odasına gitmemesinin sağlayacağı toplam akaryakıt tasarrufu bile hatırı sayılır bir tutar. Tüfekçi, kurum olarak yakından izledikleri ikinci konunun ise kimlik projesi olduğunu vurguluyor. Çünkü Tüfekçi ye göre, kimliklerin değişmesiyle birlikte kurumlar bu kimlikleri aktif kullanmak için yeni uygulamalar geliştirmek peşinde olacak. Türktrust Genel Müdürü Tolga Tüfekçi18 Ticari yaşam yeni baştan şekilleniyor YENİ BİR E-İS DÖNEMİNE ADIM ATIYORUZ KEP, E-DEFTER, FATURA, E-ARSIV. Bir bütün olarak e-dönüşüm, her ölçekte şirketin uyum sağlaması ile kurumsal hayatın yeniden tanımlanmasını sağlayacak. Birbirine bağlı olan tüm bu süreçler, hem kamu hem özel sektör hem de BT şirketleri adına önemli faydaları ve fırsatları barındırıyor. BThaber 12-18 OCAK 2015 Elektronik vergisel uygulamalar konusunda kamunun yaptığı düzenlemeler henüz gelişim safhasında. Örneğin e-Faturada kullanılan evrensel standart UBL in (Evrensel Ticaret Dili) içerisinde kullanılan 63 adet belge var ve e-Fatura bunlardan sadece biri. Dünyada birçok ülkede ticari hayatta kullanılan diğer belgeler de elektronik ortama taşınmış durumda. Bu tür gelişmelere paralel bir şekilde Türkiye de önümüzdeki dönemlerde benzer gelişmelerin olacağını ve ticari hayatta kullanılan diğer belgelerin de yavaş yavaş elektronik ortama taşınmasına dönük kanuni düzenlemelerin yapılacağına dair beklentiler oldukça güçlü, idea Teknoloji Çözümleri Yönetici Ortağı Bahadır Onay, bu beklentisini dile getirirken, e-Dönüşüm ün kurumsal BT yatırımlarına etkisini ise şöyle yorumluyor: Elektronik vergisel uygulamalar, şirketlere BT anlamında yeni iş alanları açtı. Hem bu uygulamaları geliştirecek yazılım uzmanlarına hem bu verilerin saklanacağı depolama alanlarına ve farklı teknolojilere ihtiyaç arttı. Son yıllarda ülkemizde yaygınlaşmaya başlayan ve bazı şirketler tarafından kullanılan bulut bilişim bu anlamda kolaylıklar sunmuş oldu. M BT yatırımlarında potansiyel yüksek GİB nezdinde önymli çalışmalar yapılıyor. e-Dönüşümde gündemde olan e-irsaliye ve yönetmeliğinin çıkmasıyla zorunlu hale gelen Kayıt Saklama Gereksinimi ise bu sürecin devamı olarak gösteriliyor. Burada en önemli konu, uzaktan elektronik denetim ile çok sayıda mükellefin kısa sürede incelemeye tabi tutulabilecek olması. Bu konuda GİB deki insan ve donanım gibi kaynaklar yeterli bulunurken, BT şirketleriyle birlikte önemli işbirlikleri olacağı görülüyor. Bu yorumu yapan IBM Bütünleşik Teknoloji Hizmetleri Çözüm Ortakları Satış Yöneticisi Ceyda Saraçoğlu na göre, tüm bu yaklaşımlar ile ticari yaşam düzenlenecek. E-dönüşümün taşıdığı BT yatırım potansiyelini ise Ceyda Saraçoğlu şöyle anlatıyor: IBM Küresel Hizmetler Birimi nin son yıllarda hız kazanan bulut ve bulut uygulamaları gibi alanlara daha fazla eğildiği gibi, BT şirketleri de yeniden yapılanma süreçlerine girecekler ve KOBİ ler için katma değeri yüksek servisler vermeye çalışacaklar. Dünyada özellikle donanım kaynaklarının paylaşılması ve gelişmiş teknoloji ile büyük veri ve içerik yönetimi alanlarında yeni uygulamalar kamusal alanda kendine yer bulmaya devam edecek. Kurumsal farkındalık hızla gelişiyor KEP konusunun kısa vadede ciddi sonuçları olacağını öngörüyoruz yorumunu yapan Experteam Satış ve Müşteri Yönetimi Direktörü Sinan Erkiner, ekliyor: işletmelerin CRM verilerinin elden geçirileceği, müşteri veri tabanlarının düzenleneceği bir sürece gireceğiz. Bu süreçte işletmelerin farkındalığının kişisel farkındalığın önüne geçeceğini şimdiden görüyoruz. e-Dönüşüm sürecinin ortaya çıkardığı en önemli fırsatları Erkiner şöyle sıralıyor: BT şirketlerinin müşteri portföylerini genişletmesi, sürece uyumlanmak adına mükellef işletmelerin BT stratejilerini gözden geçirmeleri ve ana veri ve yasal veri üreten birçok yeni projenin ortaya çıkması, bulut teknolojiler ile söz konusu uygulamaları hizmet olarak sunabilme olarak sayabiliriz. Türktrust Genel Müdürü Tolga Tüfekçi ye göre ise KEP henüz yolun başında. Israrlı biçimde yasal altyapının düzenlenmesi gerektiğini söylediklerine işaret eden Tolga Tüfekçi, hatırlatıyor: Olayı sadece hizmet verecek şirketlerin kısa vadede gelir elde etmesi olarak görmek yeterli olmaz. Uzun vadede ortaya çıkacak sorunlar herkesi üzecektir. e-Dönüşüm hedefine uygun olarak, iş dünyasını da yakından ilgilendiren çeşitli yasal düzenlemeler hızla hayata geçiriliyor. Bunların başında da Yeni Ticaret Kanunu ile birlikte yürürlüğe giren e-Defter, e-Fatura uygulamaları geliyor. e-Defter çözümü kullanmakla yükümlü şirketlerin dönüşüm süreçlerini tamamları için son tarih de 1 Ocak 201 5 olarak belirlenmişti. E-fatura ile kişiler yerine, sistemlerin konuşabildiği bir ortama geçiş başladı. Böylelikle izlenebilirlik sağlanacak ve uçtan uca süreç otomasyonu yapılabilecek. Bu da nakit akışlarının daha düzenli olmasını sağlayacak diyen işNet Satış, Pazarlama ve Müşteri Hizmetleri Direktörü Aytül Sepetçi, 2015 yılı beklentilerini şöyle anlatıyor: 2013 yılı itibari ile özel bütünleştirici olarak NetteFatura markası ile hizmet vermeye başladık. 2015 te e-Defter uygulamalarının ERP ile bütünleşik çalışması projeleri ağırlık kazanacak. e-Defter ve e-Fatura uygulamasının ardından, KOBİ leri 2015 yılında bekleyen yeni e-Dönüşüm süreçleri arasında e-Arşiv uygulaması var. Bu uygulama da son kullanıcıya kesilen elektronik faturaların düzenlemesinin yanı sıra, korunması ve izlenebilir kalmasını sağlayan sistem. Mükellefler e-Arşiv uygulamasıyla faturaların kağıt nüshasını saklama yükünden kurtulup saklama maliyetlerini düşürecek, belgelerine hızla erişebilecek, nihai tüketiciye faturalarını e-posta yoluyla iletebilecek, işlem süreleri kısalacak, doğaya ve çevreye katkı sağlanacak. Gündeme gelecek e-uygulama projeleri arasında e-irsaliye, e-Ödemeyi sıralayabiliriz. Tüm ticaret işlemlerinin internet ortamında yapıldığı yeni bir e-iş dönemine adım atılmış olacak. Bugüne kadar kayıtlı e-postaya geçmemiş KOBİ lerin 2015 yılında bu konuya öncelik vermesi gerekecek. Yeni yılda e-Defter zorunluluğu kapsamının genişleyeceği, defter sisteminin gelecekte devletin sistemleriyle bütünleşik çalışan bir yapıya bürüneceğini de unutmamak gerek. e-Arşiv uygulamaları ile birlikte 2015 te KOBİ ler daha fazla bulut bilişim çözümlerini gündeme getirecek. İşNet Satış, Pazarlama ve Müşteri Hizmetleri Direktörü Aytül Sepetçi Bimsa Genel Müdürü Tunç Taşman BT ŞİRKETLERİ İLE İŞBİRLİĞİ ÖNEM TAŞIYOR Türkiye de kamu hizmetlerinden yararlanan kesim genelde yüz yüze iletişimi tercih ediyor. Vatandaşlarımızın yüzde 61 i kamu hizmetlerini henüz elektronik ortamda gerçekleştiremiyor diyen Bimsa Genel Müdürü Tunç Taşman, bu yorumunu verilerle de destekliyor. Buna göre, bugün e-Devlet hizmetlerinden yararlanma oranı yüzde 38. E-dönüşümde hedef ise öncelikle bunu Avrupa Birliği (AB) seviyesine çıkarmak olmalı. E-dönüşüm; sektörlere özel uygulamalarla kamu ve özel sektör arasında genişleyen işbirliği ile sürdürülecek. E-dönüşümde, BT şirketlerine düşen rol ise öncelikle sisteme hatasız uyumu ve veri güvenliğini garantilemek. BT şirketleri ile işbirliği sağlayan şirketler maliyetlerinde yüzde 32 ve enerjide yüzde 80 e yakın tasarruf edecekler yorumunu yapan Tunç Taşman, şu öneriyi yapmadan geçmiyor: E-dönüşüm yolunda adım atmak isteyenlerin öncelikle bu işte uzman, yetkilendirilmiş bir kurumdan destek alması gerek. Çünkü istenen kanuni gereksinimler her şirketin istediği ölçüde vakit ayırabildiği konular değil. Bazı şirketlerin bütünleştirme sürecini kendi içinde çözmesi rastlanan bir durum. Ancak diğer yandan, BT bölümünde yeterli insan kaynağına sahip olmayanlar ya da olsa bile vakit sorunu yaşayanların özel bütünleştirici şirketler ile çalışması tavsiye ediliyor. 20 İs süreçleri bütünlest ### Kamunun e-Dönüşüm odaklı adımları her ölçekte şirkette birçok başlıkta maliyet avantajı sağlamakla ve kayıt dışını minimuma indirmekle kalmıyor. Her ölçekte şirket, kurumsal BT altyapısında verimli bütünleştirmeleri hayata geçirirken, bulut bilişimden yararlanma fırsatını da elde ediyor. BThaber 12-18 OCAK 2015 KEP, E-DEFTER, E-FATURA, E-ARSPi e-Dönüşüm uygulamalarının tasarım ve teknik gereklilikleri GİB tarafından belirlenirken, dünya standartlarında teknolojilerin kullanımı öngörülüyor ve uygulamalar da buna göre şekilleniyor. Dolayısıyla kısa vadede teknolojik bir değişim beklenmemeli yorumunu yapan Experteam Satış ve Müşteri Yönetimi Direktörü Sinan Erkiner, buna karşılık, uygulamaların hizmet olarak sunulabildiği SaaS (Softvvare as a Service) çözümlerin daha da yaygınlaşacağı öngörüsünü paylaşıyor. Erkiner e göre, sektörel çözümler ise oldukça standart bir süreç olan e-Defter tarafında değil, ancak e-Fatura tarafında ortaya çıkabilir. Gelelim kurumsal ilgiye... Söz konusu uygulamaların öncelikle yasal zorunluluktan ortaya çıkması nedeniyle işletmeler bu konuda oldukça istekli. Buna ek olarak, e-Defter gibi süreçsel maliyetleri azaltan ve işleri kolaylaştıran çözümler söz konusu ilginin daha da artmasına neden oluyor. Bu yorumun ardından Erkiner, Öyle ki, Experteam in müşterileri arasında e-Dönüşüm uygulamalarını, GİB in zorunluğu kıldığı en son tarihten çok önce, neredeyse 1 yıl öncesinden kullanmaya başlayan işletmeler var örneğini paylaşıyor. Sektörel çözümler de gelişecek Şu bir gerçek ki, dosyamızda ele aldığımız bu elektronik vergisel uygulamalar, işletmelerin özellikle finans, satış ve muhasebe birimleri ile bütünleştirildiklerinde kendilerinden beklenen asıl fayda da ortaya çıkmış olacak. Nitekim bundan sonrası için önemli olan da artık bir e-Faturanın internet üzerinden bir şirketten diğerine iletilmesi olmayacak. Bunun yerine, örneğin bir bankacılık sisteminde ödeme, tahsilatların hızlandırılması veya kredi, factoring gibi farklı ürünlerin sunumunda etkin bir şekilde kullanılması gündeme gelecek. Bu tahminini paylaşan idea Teknoloji Çözümleri Yönetici Ortağı Bahadır Onay, ayrıca sektörel çözümlerin de Bulutun avantajı fark edilecek Bulut yapının öne çıkışından bahsetmişken, bu konuda operatörlerin yaptığı çalışmalardan ve yaptıkları işbirliklerinden de örnek vermek gerek. Bunun bir örneği, Turkcell ve Fit Solutions ın e-Fatura odaklı işbirliği. Turkcell AkıllıBulut altyapısı üzerinden verilen e-Fatura hizmeti ile şirketler hem bahsettiğimiz maliyet avantajlarını elde ediyor, hem dikey ve yatay genişleme imkanlarını şirkete sunuyor, hem de e-Defter, e-Arşiv, e-İmza gibi elektronik uygulamalara entegrasyonunda da önemli bir görev üstleniyor. geliştirildiğini hatırlatıyor ve şu örneği veriyor: e-Ticarette veya perakende sektöründe e-Fatura ve e-Arşiv fatura, iş süreçlerinin basitleştirilmesi ve hızlandırılması anlamında devrim niteliğinde önemli uygulamalar olarak değerlendiriliyor. Operasyonel süreçlerde fayda, ilgiyi de artırdı Gerek büyük ölçekte şirketler, gerekse KOBİ lerin e-Defter, e-Fatura ve e-Arşiv konusundaki ilgi ve bilgisinde, bu konuda BT yatırımı yapma, GİB den yetki alan şirketlerle işbirliğine ve bu konuda danışmanlık almaya bakışında bir gelişim olduğu aşikar. Bu konuda uygulamaların ilk safhalarına göre, şirketlerin daha da bilinçlendiklerini görüyoruz diyen Bahadır Onay, bu bilinçlenme sürecini şöyle özetliyor: Başlangıçta şirketler bu uygulamaları devletin getirdiği zorunluluklar kapsamında değerlendiriyordu. Fakat bugün, bu uygulamaların operasyonel süreçlere sağladığı kolaylıkların ve maliyet tasarrufunun farkına varan işletmeler bu uygulamaları iş süreçlerine bütünleştirip daha fazla fayda sağlamaya odaklanıyor. Bu gerçekten hareketle, e-Fatura, e-Defter ve e-Arşiv Fatura gibi uygulamaları salt bir mühendislik veya bilgi işlem projeleri olarak görmüyoruz, işin aynı zamanda vergi ve diğer mevzuat kapsamındaki etkileri ve sonuçlarını da göz önünde bulunduruyoruz. Bu doğrultuda, bünyemizde Elektronik Finansal Uygulamalar Danışmanlık Birimi oluşturduk. Bu birim, işletmelere Elektronik Finansal Uygulamalar konularında danışmanlık ve proje geliştirme hizmetleri sunuyor. Bulut modeli zamanla ön plana çıkacak Geldiğimiz noktada, mükellefler arasında düzenlenen tüm e-Fatura trafiği GİB ve yetkili özel bütünleştiriciler tarafından da kayıt altına alınıyor. Muhasebe kayıtlarının anında denetlenebilmesi, e-Deftere zorunlu geçiş sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, kayıt dışı ekonomi sürecinin ortadan kaldırması da sağlanacak. e-Defter sistemi; 5 yıl içinde kayıt dışı oranındaki düşüş ve yeni iş alanları yaratarak ülke ekonomisine gözle görülür bir katkı sağlayacak sözleri ile beklentisini dile getiren Bimsa Genel Müdürü Tunç Taşman, eklemeden geçmiyor: e-Dönüşüm projelerinden biri olan e-Arşiv ile gelecek olan saklama hizmetleri önem kazanacak. Bu da bulut modeline dayalı depolama sistemlerine talebi artıracak. ERP ile bütünleştirme olmazsa olmaz Toplam işletmelerin çok büyük bir kısmı KOBİ ve bugün toplam istihdamın yarısından fazlasını da KOBİ lerde çalışanlar oluşturuyor. Genel yatırımların yaklaşık üçte birini gerçekleştiren KOBİ ler, katma değer ve ihracat içinde önemli paya sahipler. Bu yönüyle e-Dönüşümün dışında kalmaları söz konusu bile olamaz. Bugünkü ekonomik dünya, yerel düşünüp küresel oynayanların dünyası. Yarınki dünya ise küresel düşünüp küresel oynayanların dünyası olacak yorumunu yapan Tunç Taşman, şu171 irme ile gerçek verimi elde edecek KURUMSAL HAYATTA HIZ VE GÜVEN E-DEFTER. BThaber 12-18 OCAK 2015 hatırlatmaları da paylaşıyor: e-Defter ve e-Fatura, e-Arşiv uygulamalarına geçmek isteyen şirketlerin, veri kayıpları gibi sorunlara maruz kalmamak için GİB tarafından uyumluluk onaylı firmalarla çalışmaları tavsiye ediliyor. e-Fatura ve e-Defter hizmeti alacak olan şirketlerin kullanacakları yazılımı ve birlikte çalışacakları şirketleri doğru seçmeleri ve kendi sistemleri ile en iyi bütünleşebilecek yapıya girmeleri gerekiyor. E-defter tutulması, kaydedilmesi, onaylanması, saklanması ve ibrazında kullanılacak yazılımın uyumluluk onayı almış olması önem taşıyor. Kurumsal ERP sistemleri ile uyumlu bir e-Fatura yapısına geçiş, ilerleyen süreçteki e uygulamalara uyum adına da önemli. Seçilen bütünleştirici şirket ile kullanılan ERP programlarının tam uyumlu çalışmasına dikkat etmek gerekiyor. ERP ve e-Fatura bütünleşik kullanıldığında şirketlere ticari şeffaflık ve hız kazandırarak yatırım maliyetini e-Defter, e-Fatura, e-Arşiv uygulamasına geçmek isteyen şirketlerin, veri kayıpları gibi sorunlara maruz kalmamak için GİB tarafından uyumluluk onaylı şirketlerle çalışması tavsiye ediliyor. Türkiye de bu uyumluluk onayına sahip 30 civarında şirket var. CordisNetvvork ve iş ortağı FİT Solution ın bunlardan biri olduğunu belirten CordisNetvvork Genel Müdürü ibrahim Durak, şu bilgileri paylaştı: e-Fatura sistemine kayıtlı firma sayısının 2018 de 10 kattan fazla artacağını öngörüyoruz. 2018 deki fatura işlem sayısı ortalama 2.4 milyar adet olacak. e-Defter uygulaması şirketlere defterlerin kağıt halinde basılması ve saklanması gibi zahmetli ve maliyetli işlemleri, elektronik ortamda kolay ve daha düşük maliyette yapma imkanı sunmakta. e-Fatura uygulamasında basım, arşivleme, noter onayı gibi CordisNetvvork Genel Müdürü İbrahim Durak maliyetler azalacak, etkin zaman yönetimi, raporlama kolaylığı sağlanacak. Bu dönüşümün kamuya sağladığı en önemli fayda kayıt dışı ile mücadelede olacak. Ülke ekonomisi bu uygulamalar sayesinde tasarruf edecek. Sayısal dönüşümün her alanda etkisini gösterdiği günümüzde, kamu yönetimi anlayışında köklü değişimler var. Vatandaş ve işletmelerle etkileşimli olarak kamu yönetiminde her türlü faaliyetin elektronik ortama taşınması ile birlikte kamu alanında yönetsel hizmet ve uygulamaların birebir ve aracısız kullanılması mümkün hale geldi. Devletin sayısallaşması ve kamu hizmetlerinin sunulmasında bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması ile e-Devlet, e-Demokrasi, e-Yönetişim kavramları hayatımıza girdi. 2015 yılında sayısallaşmanın şirketler açısından kaçınılmaz olacağını, bu değişime uyum gösteremeyen şirketlerin rekabette geri kalacağını düşünüyoruz yorumunu yapan ibrahim Durak a göre, bu düzenlemeler ile daha hızlı, daha kolay ve en önemlisi de daha güvenli bir sistem kurumsal hayatta yerini alacak. hızla amorti ediyor. Ancak ERP ile bütünleşmemiş bir e-Fatura sistemi, şirketlere yarardan çok yük getirir. Evrakları korumak gerek VUK (Vergi Usul Kanunu) Yönetmeliğinin çıkmasıyla e-Dönüşüm süreci, başlangıçta yaşanan zorlukların kısa sürede çözümlenmesi ve daha çok BT şirketlerinin desteği, verilen çok sayıda eğitimlerle başarıyla yürütülüyor. Ancak mevzuatta yer alan, kıymetli evrakların 10 yıl süreyle saklanacak olması şartı son derece önemli diyen IBM Bütünleşik Teknoloji Hizmetleri Çözüm Ortakları Satış Yöneticisi Ceyda Saraçoğlu, şöyle devam ediyor: Bundan sonraki süreçte, özellikle KOBİ lerin bu evrakların muhafazasında sorunlar yaşayacağının işaretlerini alıyoruz. Dolayısıyla, IBM Küresel Hizmetler Birimi olarak gerek felaket durumlarında gerekse uzun süreli arşivleme konularındaki birikimlerimizi KOBİ lerle de paylaşarak bu soruna destek oluyoruz. Bulut ve bilgi depolama gibi konulardaki deneyimleri KOBİ lere özel paketler olarak sunuyoruz. GİB yönergeleri doğrultusunda IBM Küresel Hizmetler olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. KOBİ lere tüm teknolojik olanakları uygun performans fiyat koşullarında sağlayacak projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Uyumsoft Genel Müdürü Hüseyin Şahin 20 BİN YENİ MÜKELLEF OLABİLİR Bu yıl 20 bin yeni e-Fatura ve e-Defter mükellefi beklendiğini kaydeden Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri Genel Müdürü Hüseyin Şahin, şu bilgileri veriyor: e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv gibi e-Dönüşüm projelerinin başlıca sağladığı faydalar arasında şeffaflık, tasarruf, doğayı koruma gibi başlıklar geliyor. Mesela e-Fatura da matbaa, kargo gibi maliyetler olmadığından ciddi bir tasarruf elde ediliyor. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) 397 sıra Vergi Usul Kanunu genel tebliğinde kapsam genişletmeye gitti. Bu genişletmeyle birlikte, e-Fatura, e-Defter mükellefiyeti bu yıl daha geniş bir kitleye yayılacak. Böylece 2015 yılı içerisinde yaklaşık 20 bin civarında yeni e-Fatura ve e-Defter mükellefi olabilir. Kademeli olarak, Türk ticaret hayatındaki firmaların, elektronik dönüşümler çerçevesinde kapsama dahil olması hedefleniyor. Bu arada kurumların, bu gibi yeni gelişmelere çok hızlı uyum sağladığı da gözlemleniyor. e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv projelerinde, GİB onaylı hizmet yetkimiz var ve mükellefler, bu dönüşüm süreçlerini daha hızlı ve kolay geçirebiliyor. "
1 (bilisim)
1 (1)
"2015-01-12T00:00:00Z"
428,842,610
"MESTA RESTAURANT & BAR, ATAŞEHİR"
"Mesta Restaurant & Bar, Ataşehir istanbul un giderek hareketlenen merkezlerinden Ataşehir de açılan Mesta, 100 kişilik kapasitesi, şık dekorasyonu, barı ve canlı müzik geceleriyle dikkat çekiyor, iştah açan menüsünde cajun chicken basket, çıtır kalamar, acılı baharatlı karides sepeti gibi yaramaz başlangıçlar ve paylaşım tabakları var. Özel Mesta salataları, soslu makarnalar, annemin mantısı, Mesta steak, antrikot ve kızarmış dondurma mekanın öne çıkan tatlarından. Öğle ve akşam yemeklerinin haricinde özel organizasyonlar için şefin tarifleriyle hazırlanan menüler de misafirlerle buluşuyor. Dolayısıyla kapalı gruplar ve kutlamalar için de uygun. Konuklar, hafta içi Latin ve Greek müzik geceleri, cumartesileri ise Özgür Kıyat ve Orkestrası ile eğleniyor. Ataşehir Bulv. Ata Çarşı D No: 12-13; 0541 356 37 82"
10 (seyahat)
10 (10)
"2017-02-01T00:00:00Z"
306,475,921
"RESESYON BİTİYOR BÜYÜME BAŞLADI"
"Resesyon bitiyor büyüme başladı IRAK a, yılm ilk 9 aymda 3 milyar 337 milyon 936 bin dolar ihracat yapan bölge iş adamları, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin gelişmesinin ekonomik göstergelere olumlu yansıyacağı görüşünde birleşiyor. Türkiye nin Irak la zaman zaman yaşadığı gergin dönemin ardından son günlerde verilen olumlu mesajlar, bu ülkeyle ticaret hacmini her geçen gün artıran Güneydoğulu iş adamlarını memnun etti.Irak a, yılın ilk 9 ayında 3 milyar 337 milyon 936 bin dolar ihracat yapan bölge iş adamları, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin gelişmesinin ekonomik göstergelere olumlu yansıyacağı görüşünde birleşiyor.Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Başkanı Abdülkadir Çıkmaz, yaptığı açıklamada, en çok ihracatı Irak ın kuzey bölgesine yaptıklarını anmsattı. İki ülkenin daha da yakınlaşmasını önemsediklerine aktaran Çıkmaz, Irak, Türkiye nin en çok ihracat yaptığı ikinci, bölgemizin ise en çok ihracat yaptığı birinci ülke. İlişkilerin artması bize ivme kazandıracak. Siyasi ilişkilerin üst seviyeye gelmesi ekonomiyi de etkiler. Bu gelişmenin gelecek adına iyi olacağını tahmin ediyorum. Yıl sonunda Irak a ihracatımız 6 milyar doları bulur dedi.Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Federasyonu (GÜNSİAF) Başkanı Kasım Fincan da Türkiye ve Irak arasındaki yakınlaşmayı çok sevindirici bulduğunu vurguladı. Irak ı vazgeçilmez pazar olarak gördüklerini ifade eden Fincan, şunları kaydetti: Son 1,5 aya kadar Türkiye ve Irak arasında bir gerginlik vardı. Son günlerdeki samimi mesajlar bizleri gerçekten çok mutlu etti. Irak bizim en iyi pazarlarımızdan biri. Bu ülkeyle daha çok iş yapacağız. Ticari hacmimiz yavaş ilerliyordu, bu gelişme ekonomik hareket için bir basamak olacaktır. Türkiye ve Irak arasındaki ilişkilerin iyileşmesi bölgedeki siyasi gerginliğin azalmasını da sağlayacaktır.Haber MERKEZİ"
3 (ekonomi)
3 (3)
"2013-11-09T00:00:00Z"
404,505,281
"BAŞKAN FADILOĞLU, İFTAR SONRASI PARKLARI DOLAŞTI"
"Başkan Fadıloğlu, iftar sonrası parkları dolaştı Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, iftar sonrası parklar da iftar yapmaya gelen aileleri ziyaret etti. Başkan Fadıloğlu, ailelerle birlikte çay içerek, uzun süre sohbet etme imkanı buldu. Ramazan ayı vesilesiyle iftarlanm serin ortamda açmak isteyen vatandaşlar, mahallelerinde bulanan parklara akın etti. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikle hazırladıkları iftarlık yemekleri büyük bir özenle sofralarına kurdu. Ezanın okunmasıyla birlikle iftar lar yapan vatandaşlar, daha sonra dinle nmefırsatı buldu. JDevamı Sayfa4 deBaşkan Fadıkığlu iftar sora parkları dolaştı Baştarafi Sayfa 1 de Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, iftar sonrası parklarda iftar yapmaya gelen aileleri ziyaret etti. Başkan Fadıloğlu, ailelerle birlikte çay içerek, uzun süre sohbet etme imkanı buldu. Ramazan ayı vesilesiyle iftarlarım serin ortamda açmak isteyen vatandaşlar, mahallelerinde bulanan parklara akın etti. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte hazırladıkları iftarlık yemekleri büyük bir özenle sofralarına kurdu. Ezanın okunmasıyla birlikte iftarlar yapan vatandaşlar, daha sonra dinlenme fırsatı buldu. İftar sonrası parkları gezen Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu aileleri ziyaret etti. Aileler ile yakından ilgilenen Başkan Fadıloğlu, uzun süre sohbet etme imkanı buldu. Başkan Fadıloğlu na çay ikramında bulunan vatandaşlar, böylesine güzel parkları halkmhizmetine sunduğuiçin Fadıloğlu na te şekkürlerini iletti. İHA"
11 (siyasi)
11 (11)
"2014-07-11T00:00:00Z"
420,085,561
"KARMA RESTORANLAR"
"X KARMA RESTORANLAR 360 İSTANBUL İstiklal Cad. Mısır Apt. Kat: 8 No: 311 Beyoğlu İstanbul Tel: 0212 251 10 42 www.360istanbul.com ASİTANE RESTAURANT Kariye Camii Sok. No: 6 Edirnekapı İstanbul Tel: 0212 635 79 97 www.asitanerestaurant.com BIGPLATE Istinye Park, Pınar Mah. İstinye Bayırı Cad. İstinye İstanbul Tel: 0212 345 62 88 www. bigptate. com. tr BISTRO 33 Bağdat Cad. Zincirliköşk Sok. Köşk Apt. No: 10 1 Erenköy İstanbul Tel: 0216 478 65 50 www. bistro33. com. tr BORSA RESTAURANT Lütfi Kırdar Kongre Merkezi, Harbiye İstanbul Tel: 0212 232 42 01 www.borsarestaurants.com CHANGA Sıraselviler Cad. No: 47 Taksim İstanbul Tel: 0212 251 70 64 www.changa-istanbut.com ELEOS Yeşilbahçe Sok. No: 9 Yeşilköy İstanbul Tel: 0212 663 39 11 www.eleosrestaurant.com FRANKI E Teşvikiye Cad. 41-41 A K: 8, Nişantaşı istanbul Tel: 0212 230 66 66 www. frankieistanbul. com GINA Kanyon AVM, Levent istanbul Tel: 0212 353 54 52 www.gina.com.tr GAJA ROOF Bayıldım Cad. No: 2 Kat: 14 Maçka İstanbul Tel: 0212 326 11 00 HACI ABDULLAH Ağa Camii, Atıf Yılmaz Cad. No: 9 A Beyoğlu istanbul Tel: 0212 293 85 61 www.haciabdullah.com.tr HÜNKAR LOKANTASI Mim Kemal Öke Cad. No: 21 Nişantaşı İstanbul Tel: 0212 225 46 65 www.hunkarlokantasi.com KANAAT LOKANTASI Selmanipak Cad. No: 9 Üsküdar istanbul Tel: 0216 341 54 44 www.kanaatlokantasi.com.tr KARAKOL Topkapı Sarayı içi İstanbul Tel: 0212 514 94 94 www.karakolrestaurant.com KIRINTI Bağdat Cad. No: 345, Erenköy Is tanbul Tel: 0216 356 64 68 www.kirinti.com. tr KIVA HAN Galata Kulesi Meydanı No: 4 Galata İstanbul Tel: 0212 292 98 98 www.galatakivahan. com KOÇO Moda Cad. No: 265 Moda İstanbul Tel: 0216 336 07 95 TANTINE ET CHOCOLAT Akmerkez Etiler Tel: 0212 282 07 65 Kanyon AVM. Tel: 0212 353 50 63 KÖRAGOP Kumkapı Meydanı Ördekçi Bakkal Sok. No: 7 Kumkapı istanbul Tel: 0212 517 23 34 OLIVE RESTAURANT Ebusuud Cad. No: 18 Sirkeci, Eminönü İstanbul Tel: 0212 528 1347 www.oliverestaurant.net MİKLA The Marmara Pera Meşrutiyet Cad. No: 1 Beyoğlu İstanbul Tel: 0212 293 56 56 www.miklarestaurant.com MÜNFERİT Firuzağa Mah. Yeni Çarşı Cad. No: 19 Beyoğlu istanbul Tel: 0212 252 50 67 www.munferit. com.tr TOPAZ inönü Cad. No: 50 Gümüşsüyü, Taksim İstanbul Tel: 0212 249 10 01 www.topazistanbul.com"
4 (gida)
4 (4)
"2016-02-01T00:00:00Z"
401,152,970
"GELECEĞE HAZIRLANMALIYIZ"
"Konya Sanayi Odası (KSO), genişletilmiş sektör toplantılarının beşincisini inşaat, inşaat malzemeleri, hazır beton ve inşaata yönelik hizmet faaliyetleri sektöründe gerçekleştirdi. . 2 DE dAOTIddVÎE ?BdW Lk -,LddV flHİS Sektörlerimizi geleceğe hazırlamalıyız Konya Sanayi Odası (KSO), genişletilmiş sektör toplantılarının beşincisini inşaat, inşaat malzemeleri, hazır beton ve inşaata yönelik hizmet faaliyetleri sektöründe gerçekleştirdi. Sektör sanayicilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Memiş Kütükcü, sürdürülebilir başarının yolunun güçlü bir üretimden geçtiğini, güçlü bir üretim yapısı için de sektörlerin küresel rekabet güçlerinin artırılmasının çok önemli olduğunu söyledi. İşletmelerimizi, sektörlerimizi geleceğe hazırlamalıyız diyen Başkan Kütükcü, Ancak işini planlayıp, geleceğe yatırım yapanlar geleceğin imkanlarından yararlanabilirler. Bunun için işletmelerimizi geleceğe hazırlamak, stratejiler geliştirmek zorundayız. Bu anlamda sektör toplantılarımızda ifade edilen sorunları ve önerileri son derece önemsiyoruz. Sektörler olarak meselelerimize ne kadar sahip çıkarsak, ne kadar çok istişare edersek o kadar hızlı çözüm üretebiliriz şeklinde konuştu. Toplantıda ayrıca KSO Meclis Başkanvekili ve Konya Çimento Genel Müdürü Kadir Büyükkara, Türkiye ekonomisi ve inşaat sektörünün genel durumu ile ilgili bir sunum yaptı. İnşaat sektörünün çok hassas bir sektör olduğunu bildiren Büyükkara, sektörün Türkiye nin büyümesinde lokomotif bir güç olduğunu, 2013 yılında yüzde 11.5 büyüyerek, yüzde 8.8 büyüyen Türkiye nin büyümesine önemli bir katkıda bulunduğunu vurguladı. Türkiye inşaat sektöründe kayıtlı 1 milyon 879 bin kişinin çalıştığını ifade eden Büyükkara, çimento ve hazır beton sektörleri hakkında da bilgi verdi. Türkiye de yurt içi çimento tüketiminin 12 yılda yüzde 138 arttığını aktaran Büyükkara, 2001 yılında 25 milyon tona kadar düşen yurt içi çimento tüketiminin 2013 sonunda 60 milyon tona ulaştığını ifade etti. Konuşmaların ardından sektörün sorunları, çözüm önerileri ve geleceği ile ilgili istişarelerde bulunuldu. Toplantıya katılan bazı sektör sanayicileri faizlerin yükselmesinden dolayı konut satışlarında yaşanabilecek düşüşlerin sektöre olumsuz yansıyabileceğini kaydederken, özellikle finansmana erişim, kalifiye eleman bulamama, fiyata dayalı rekabet yoğunluğu gibi konularda sıkıntılarının olduğunu ifade ettiler. Konya da vardiyalı çalışma kültürünün geliştirilmesinin sektörlerin kapasitelerini artırabilmeleri için çok önemli olduğuna dikkat çekildi. . HABER MERKEZİ "
14 (ticaret)
14 (14)
"2014-02-19T00:00:00Z"
407,566,186
"2015'İN ÖDÜLLÜ TRAKTÖRÜ ADANA TARIM FUARI'NDA"
"2015 in ödüllü traktörü Adana Tarım Fuarı nda ADANA (AA) TürkTraktör, New Holland TTJ ile İtalya da aldığı Yılın En İyi Bağ-Bahçe Traktörü 2015 ödüllü traktörü ve yeni ürünleriyle Adana Tarım Fuarına katıldı. Adana da düzenlenen 8. Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk ve Süt Endüstrisi Fuarı kapsamında, TürkTraktör tarafından Türk mühendisliği ile geliştirilen ve Türk işçisinin emeği ile Türkiye de üretilen ödüllü New Holland TTJ traktör sergileniyor. Furda ayrıca New Holland T5 Hi-Lo, T480S, TD4B ve TR6 olmak üzere yeni ürünler de Çukurovah çiftçilerle bir araya geliyor. Zengin New Holland ürün gamının yanı sıra TürkTraktör markalı tarım ekipmanları da fuarda yer alıyor. Adana da ve Çukurovah çiftçilerle olmaktan duydukları memnuniyeti ifade eden TürkTraktör Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İrfan Özdemir, firma olarak sadece yeni ürünlerle gelmediklerini, geçen hafta ortasında İtalya da aldıkları uluslararası ödülü de beraberlerinde Adana ya getirdiklerini belirtti."
3 (ekonomi)
3 (3)
"2014-11-24T00:00:00Z"
434,794,393
" MEDİNE ÇOK HIZLI ŞEKİLDE TURİZM ŞEHRİNE EVRİLECEK "
" Medine çok hızlı şekilde turizm şehrine evrilecek Zamzam Pullman Madinah Hotel Genel Müdürü Madkour, Medine sadece dua edilecek bir şehir olmaktan çıkıyor. Medine nin çok hızlı şekilde bir turizm şehrine evrildiğini göreceğiz dedi. ZAMZAM Pullman Madinah Hotel Genel Müdürü Ashraf Madkour, turizm sektörünün gelecek yıllarda Medine de son derece hızlı gelişeceğini belirterek, Medine nin çok hızlı bir şekilde turizm şehrine evrildiğini göreceğiz dedi. Kutsal destinasyonlar tanıtım ve gala yemeği, Accor Hotels bünyesindeki Zamzam Pullman Makkah & Madinah Hotel ev sahipliğinde Svvissotel The Bosphorus İstanbul da gerçekleştirildi. Burada konuşan Madkour, Accor un turizm sektöründe şu anda en hızlı büyüyen şirketlerden biri olduğunu ve aynı zamanda faaliyetlerini çeşitlendirdiğini, turizm sektörünün farklı segmentlerine girdiğini söyledi. Accor un yakın zamanda Fairmont u ve Raffles ı satın aldığını hatırlatan Madkour, Svvissotel in de Accor un bir parçası olduğunu belirtti. Madkour, Accor bir Fransız grubu ama Avrupa da son derece güçlü bir mevcudiyeti, yapısı var. Ama bütün dünyada büyüyor. Elbette bu çerçevede Türkiye ye de yatırım yapacaktır. Avrupa, Orta Doğu, Uzak Doğu ve hatta ABD de yatırımlarına devam ediyor. dedi. Madkour, hem Mekke nin hem de Medine nin, ama özellikle de Medine nin çok eski bir tarihe sahip şehirler olduğunu dile getirdi. Medine nin tarihinin bin 400 yıllık olduğuna dikkati çeken Madkour, şunları söyledi: Hz. Muhammed orada yaşamış, birçok savaşlar olmuş. Yani turizm açısından da ziyaret edilecek birçok noktaya ev sahipliği yapıyor Medine. Hatta çok yakın zamanda biz orada, Avrupa şehirlerinde kullanılan Hop-On Hop-Off dedikleri bir sistem vardır; yani otobüse binersiniz, bir lokasyona gider orada inersiniz, orayı ziyaret edersiniz, sonra bir sonraki otobüse tekrar binip tekrar bir sonraki durağa gidersiniz gibi. Yani ancak çok fazla ziyaret edilecek nokta olan şehirlerde bu sistem kullanılır, biz de bu sistemi kullanıyoruz. Medine sadece dua edilecek bir şehir olmaktan çıkıyor. Artık daha fazla dünyadan turizm çekmeye başladı. Jabal Ahad olsun, işte savaşların yapılmış olduğu ve diğer yerler olsun, bir sürü turistik noktaya sahip. Suudi Arabistan turizmini geliştirmek istiyor Madkour, Suudi Arabistan ın eskiden sadece hac ve umre vizesi verdiğini, şimdi ise artık iş için seyahat edenlere yönelik iş vizesi de vermeye başladığını bildirdi. Çok yakında turistik vize de vermeye başlayacağını ifade eden Madkour, şu açıklamalarda bulundu: Yani bu zaten turizmin Suudi Arabistan da genel olarak gelişeceğine bir alamet ve bunu 2030 vizyonu çerçevesinde yapıyor. Çünkü Suudi Arabistan diyor ki; ben artık sadece petrole bağlı, petrole dayalı ekonomisi olan bir ülke olmak istemiyorum ama turizmimi de geliştirmek istiyorum . Burada İslam tarihine dair çok ciddi değerler var, o yüzden haccın ve umrenin yanında turizm sektörünün önümüzdeki senelerde özellikle Medine de son derece hızlı geliştiğini göreceksiniz. Mekke de tabii ki ziyaret edilecek yerler sınırlı ama Medine nin çok hızlı bir şekilde bir turizm şehrine evrildiğini göreceğiz. Zamzam Pullman ın Medine de en son açılan otel olduğunu, bir yıl önce açıldığını belirten Madkour, şehrin en yeni oteli olduklarını söyledi. Daha yeni yeni pazarda kendilerini kabul ettirdiklerini kaydeden Madkour, şu ifadeleri kullandı: Çalıştığımız ülkelerde yeni yeni bizi tanımaya başlıyor. Ama Türkiye bizim için çok önemli. Zaten biz her sene sık çalıştığımız ülkeleri ziyaret ederiz ve bu ziyaretlere her zaman Türkiye ile başlarız. Hedefimiz, orta ve uzun vadede de Medine nin en iyi oteli olarak, yani standartları belirleyen en iyi oteli olarak kendimizi kabul ettirmek. Her zaman Türk misafirlerimize sunduğumuz ayrıcalıklar var. Çünkü bir kere her şeyden önce biz Türk pazarını çok iyi tanıyoruz. Ben Medine de bizzat 10 yıldır çalışıyorum ve orada çalıştığım bütün otellerde odalar olsun, yiyecek-içecek olsun gerçekten Türk misafirlerimizin taleplerini her zaman dikkate alıyoruz. Mesela bizim şu andaki otelimizde halihazırda çalışan 2 Türk aşçımız var. 2 personeli de işe alıyoruz. Biri resepsiyonda olacak, biri oda servisinde. Yani bizim sloganımız, Medine sizin evinizden uzaktaki eviniz ve herkesin de bunu böyle bilmesi ve hissetmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Türkiye dışarıdan en çok misafir aldığımız 4. ülke Zamzam Pullman Makkah Hotel Genel Müdürü Hamid Sidine ise Mekke deki otelin bin 300 odadan oluştuğunu ve misafir kapasitesinin 6 bin kişi olduğunu dile getirdi. En yoğun sezonda 6 bine kadar çıktıklarını aktaran Sidine, şunları kaydetti: Tabii ki en yoğun geçen sezonumuz Ramazan ve hac zamanı. 8 restoranımız var. Bu 8 restoranda 6 bin misafirimizi ağırlayabiliyoruz. Odalarımızın çoğunda kısmi Kabe manzarası bulunuyor. Otelin içerisinde 27 milliyetten bin çalışanız ve her gün 17 farklı milliyetten misafirlerimizi ağırlıyoruz. Mekke de toplam 5 yıldızlı otellerin kapasitesi 14 bin oda. Bizim de bin 300 odamız olduğuna göre yaklaşık pazar payının yüzde 10 una sahibiz. Hac ve umrede en çok misafir aldığımız ülkeler arasında Türkiye 5. sırada. Endonezya, Pakistan, Mısır, birde tabii yerel, bizim bölgede en büyük müşterimiz Suudiler. Körfez ülkelerinden gelen, Bahreyn olsun, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, onlara bölge halkı diyoruz. Bölge halkı ağırlıklı olarak baktığımız zaman, en çok misafir aldığımız dışarıdan ülke anlamında Türkiye 4. ülke. O yüzden de bizim için elbette son derece mühim. Etkinlikte, kum sanatı sanatçısı Ömer Faruk Elmas, Hz. Muhammed in hicretini canlandırdı. Ayrıca, bir ödül töreni gerçekleştirildi ve 2016-2017 Hac döneminde Zamzam Pullman ile çalışan acentelere ödül verildi. (AA)"
14 (ticaret)
14 (14)
"2017-10-10T00:00:00Z"
427,913,839
"SAĞLIKLI PİŞİRME YÖNTEMLERİ"
"SAĞLIKLI PİŞİRME YÖNTEMLERİ En taze sebzeyi ya da en lezzetli eti seçtiniz, peki onu en sağlıklı şekilde nasıl pişireceksiniz? İşte, hem besin değerlerini hem de güzel görünümlerini kaybetmeden pişirmek için püf noktaları... KAYNAK: DIABETIC LIVING TR DERLEYEN: SILA UÇAN KIRMIZI ETLER Etlerin piştikten sonra kuru olmaması ve lezzetlerini kaybetmemesi için orta ısıda uzun sürede pişirilmesi gerekiyor. Kırmızı etler pişirilirken dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir unsur da etlerin su kaybetmesini engellemek. Etin yapısına göre pişirme çeşitleri farklılaşabiliyor. Kuru ısıda pişirme ve nemli ısıda pişirme sağlıklı pişirme yöntemleri olarak kabul ediliyor. Kuru ısıda pişirme bağ dokusu az olan etlerde uygulanması tavsiye ediliyor. Örneğin ızgaralar ve fırın rosto için bu pişirme tekniği uygun görülüyor. Izgara yapılırken ısının yüksek düzeyde olmaması gerekiyor. Çünkü yüksek ateş yüzeydeki proteinlerin katılaşarak, ısının iç yüzeye geçmesini engelliyor. Yüksek ısı ayrıca su kaybını artırıyor, dış yüzeyin yanması ise besin değerinin azalmasına neden oluyor. Nemli ısıda pişirme bağ dokusu çok olan etlerde uygulanması tavsiye ediliyor. Nemli ısıda pişirmede su ilavesi önemli görülüyor. Bu teknikte düşük ısı kullanıldığı için buhar kaybı olmuyor, et kendi suyu içerisinde pişiyor. Nemli ısıda pişirme yönteminde buhar kaybını önlemek için yemeklerin üzerinin kapatılarak pişirilmesi gerekiyor. En iyi vesağlıklı pişirme yöntemlerinden birinin nemli ısıda pişirme yöntemi olduğu kabul ediliyor. KANATLI GRUBU ETLERİ Kırmızı etler için önerdiğimiz pişirme yöntemlerine benzer yöntemlerin tercih edilmesi gerekiyor. Kanatlı grubu etlerinde hayvanın yaşına göre pişirme tekniği değişebiliyor. Genç olanların rosto ve ızgara olarak, yaşlı olanların ise nemli ısıda pişirilmesi tavsiye ediliyor. Rosto yaparken etin yumuşak olmasını sağlamak için az su ilave edilmesi ve etin üstü kapalı olarak pişirilmesi gerekiyor. Sağlıklı olarak pişirmek için tavuk etlerini pirzola, şiş, biftek gibi hazırlayın ve nemli ısıda pişirme yöntemi kullanarak veya ızgara olarak pişirin. SU ÜRÜNLERİ Balıkta bağ dokusu çok az olduğu için pişerken dağılmasını önlemek amacıyla uygun ısıda pişirmek büyük önem taşıyor. Balık pişirirken fırın, ızgara, buğulama, yağlı kağıtta pişirme gibi sağlıklı yöntemler kullanılması tavsiye ediliyor. Kızartma yöntemi yapmaktan ise kesinlikle kaçınılması gerekiyor. TAHIL GRUBU Makarna, erişte, pilav gibi besinleri kavurarak pişirmeyin veya haşlama suyunu dökmeyin. Haşlama suyu döküldüğünde suda çözünen vitaminlerin kaybı arttığı için bu besinlerin çekeceği kadar su ilave edilerek pişirilmesi, en sağlıklı pişirme yöntemi olarak tavsiye ediliyor. SEBZELER Sebzeleri pişirirken doğal renklerini korumak önemli olarak kabul ediliyor. Özellikle yeşil sebzelerin doğal rengini korumak için kısa sürede pişirilmesi gerekiyor. Soğan veya sarımsak gibi kükürtlü besinleri pişirirken kapağın bir kez açılması, keskin lezzetin hafiflemesine yardımcı oluyor. Beyaz renkli sebzeler ise kesildikten sonra kahverengi renk oluşmaması için fazla bekletmeden sıcak suya atılması tavsiye ediliyor. Çünkü bu şekilde kahverenginin oluşumunu sağlayan enzim aktivitesi önlenmiş oluyor. Sebzelere fazla su koyulması ve çok uzun süre pişirilmesi sebzenin çok yumuşamasına ve ezilmesine yol açıyor. Ayrıca sebzeleri pişirirken sık karıştırmak da şekillerinin bozulmasına neden olabiliyor. Her sebzenin farklı pişme süresi olduğu biliniyor. Örneğin kabak ve patlıcan kısa surede pişerken taze fasulye ve havuç daha geç pişen sebzelerdir. Sebze yemeği yaparken geç pişenleri önce, hızlı pişenleri ise sonra ilave edin. www.lezzet.com.tr 53 Ocak 2017"
4 (gida)
4 (4)
"2017-01-01T00:00:00Z"
428,233,605
"OYUN VE PERFORMANSTAN VAZGEÇMEYENLERE"
"OYUN VE PERFORMANSTAN VAZGEÇMEYENLERE Acer Predatorl7X dizüstü bilgisayar mobil oyun deneyimine, hız aşırtma ve masaüstü bilgisayar seviyesinde bileşen özelliklerinin yanı sıra getirdiği üç fanlı soğutma sistemi ile güç ve taşınabildiğin taviz vermez bir bileşimini sunuyor. NVIDIA GeForce GTX 980 grafikleriyle benzersiz bir oyun deneyimi yaşatan modelin fiyatı 3.099 TL"
8 (saglik)
8 (8)
"2017-01-01T00:00:00Z"
154,317,322
"ÜNLÜLER ÇEŞME'DE DİNLENİYOR"
"ÜNLÜLER ÇEŞME DE DİNLENİYOR BAŞ BAŞA TATILDELER Ünlü oyuncu Bekir Aksoy, manken sevgilisi Ebru Öztürk ile Çeşme de baş başa tatil yapıyor. Sörf ve kaliteli tatil için Çeşme yi tercih ettiklerini belirten Aksoy İnşallah sörf e başlayacağım dedi. SEZONA HAZIRLIK Suskunlar da rol alan Özge Sezince, Çeşme de tatilde. Yeni sezon öncesi moral depolayan oyuncu Tatil gibisi yok dedi."
7 (magazin)
7 (7)
"2012-08-08T00:00:00Z"
427,057,586
"MÜZİK"
"12 MÜZİK Metallica kafamı karıştırdı UvU, 50 YIL Ülkede çıkan en iyi saygı albümü olabilir! Özellikle son 10 yıldır sayısı bir hayli artan ve bir noktada artık ranta dönüşen saygı albümleri furyası son 2 yıldır durulmuştu, zira son örnekler gerçekten çok kötüydü ve işin cılkı çıkmıştı. Sağ olsun önüne konan her şeyi tüketmeye bayılan dinleyicimiz bile bu çak gitsin prodüktörlüğünü yemiyor artık. Bu sebeple 50. sanat yılını kutlayan Zülfü Livaneli için hazırlanan 3 CD lik bu saygı albümüne önyargılıydım ve çıktığından beri elim bir türlü gitmiyordu kapağını açmaya. Gecen hafta bir cesaret başladım dinlemeye ve bayıldım! Muhteşem bir saygı albümü ile karşı karşıyayız sevgili müzikseverler. Tam 51 şarkıdan oluşan bu albümde neredeyse her yorum çok iyi! Zülfü Livaneli gibi büyük bir ustaya da böylesi güzel bir saygı albümü yakışırdı zaten. Bu tarz albümlerdeki yorumlarını genelde beğenmediğim Sezen Aksu bile sırıtmıyor bu sefer. Albümde Aksu dışında Fazıl Say, Candan Erçetin, Sıla, Kenan Doğulu, Funda Arar, Kardeş Türküler, Yaşar, Yeni Türkü, Mert Fırat, Kubat, Zuhal Olcay, Suavi, Teoman, Yonca Lodi, Gece Yolcuları, Nükhet Duru, Feridun Düzağac, Mehmet Erdem, Şevval Sam, Halil Sezai, Jehan Barbur, Fırat Tanış, Erkan Oğur, İsmail Hakkı Demircioğlu, Onur Akın, Ata Demirer, Göksel, Haluk Levent, Harun Tekin (Mor Ve Ötesi), Bulutsuzluk Özlemi, Ceylan Ertem, Ciwan Haco ve Rojin gibi önemli isimler yer alıyor. Üstelik kadro bu kadarla da sınırlı değil! Bu kadar çok ismin bu kadar iyi bir ahenk yakalamış olması da albümün prodüktörlük ve aranjörlük konularındaki üstün başarısını ortaya koyuyor. Emeği geçen herkesi tebrik ederim. Her yorum hem kendine özgü bir ruha sahip hem de albümün bütünlüğünü koruyor. Bu çok zor bir dengedir ve yakalamak beceri ister. Öte yandan, Livaneli deki kataloga şapka çıkarmamak mümkün mü? Merhaba , Belalım , Gün Olur , leylim Ley , Zor Yıllar , Gözlerin , Sevda Değil , Memik Oğlan , Dağlara Küstüm Ali , Sevdalı Başım , Güneş Topla Benim İçin , Yiğidim Aslanım Burda Yatıyor , Böyledir Bizim Sevdamız , Kardeşin Duymaz , Mektup , Özgürlük , Hoşçakal , Kuşların Vurulduğu Zaman , Karlı Kayın Ormanı , Kan Çiçekleri , Yangın Yeri , Yalnızlık ... Katalog değil müze! Seyhan Müzik e bu albüm için teşekkür ederim. Ülkede çıkan en iyi saygı albümüne imza atmış olabilirler. Benim için en iyisi olduğu kesin. Sadi TİRAK sadförakŞıgmail.com Fransız elektronik müzik ikilisi Aaron Türkiye de! Söz yazan Simon Buret ve besteci Olivier Coursier in sıradışı ortaklığından doğan Aaron, Fransa elektronik müzik sahnesinin en başarılı temsilcilerinden biri. Kendilerini tekrar etmekten hiç hoşlanmayan ve her albümde tarzlarını yeniden keşfeden ikili U-Turn (Lili) ve Mister K isimli şarkılarının, gişe rekorları kıran Je Vais Bien, Ne Fen Fais Pas ( Benim İçin Üzülme ) filminin müziği olarak kullanılmasıyla üne kavuştu. Elektronik rock, indie pop ve alternatif rock ile Detroit techno ve Chicago house u minimal ritimlerle harmanlayan ikili, 2011 yılında ikinci albümü VVaves from the Road u yayımladı. Uluslararası arenada patlama yaptıkları albüm ise 2015 yılında çıkan We Cut the Night oldu. Çalışmaları Jamies Jones, MK, Hot Since 82, Claptone, Tensnake, Waif s & Strays, Rampa, Re. You ve daha birçok isim tarafından geniş bir yelpazede destek gören ve çalınan Aaron, çarpıcı ve karanlık seslerle örülü parçalarıyla 7 Aralık gecesi Ankara Hayal Kahvesi nde, 8 Aralıkta ise İstanbul da Babylon da hayranları ile buluşacak. Biletler Biletix te. Sadi TİRAK Söz konusu Metallica olunca sabaha kadar konuşur, yazarım. Hayatımın grubundan bahsediyoruz. Ama asıl yazımı Hürriyet Sosyal deki köşeme saklıyorum, burada özet geçeceğim. Evet, 2008 çıkışlı Death Magnetic ten, yine 8 yıl aradan sonra çıkmış bir albüm var karşımızda. Oysa Kaliforniyalı grup, ilk albümünü çıkardığı 1983 ten sonraki 8 yıla, 5 albüm ağdırmıştı! Her şey gibi Metallica da değişti tabii. Yine de bu 8 yılda boş durduklarını söyleyemeyiz; tüm kıtalarda (Antarktika dahil) konserler, Avrupa nın neredeyse bütün büyük festivallerinde performanslar, Lou Reed ile ortak bir albüm, 30. yıl kutlamaları, 3 boyutlu film projesi, Orion adında kendi festivallerini düzenleme, eski albümleri yeniden elden geçirip basma vs. derken grup aslında kariyerinin en yoğun dönemini yaşadı. Ama ellerinde biriken lifler dijital dosyalardan taşmaya başlayınca (kendi deyimlerine göre 700 rif) oturup şunları bir adam edelim dediler. Bu da son 2 yıla tekabül ediyor. Yani Hardvvired... To Şelf-Destrucf aslında son 2 yılın ürünü. Sound genel olarak 8 yıl önceki Death Magnetic in devamı, ama daha kalitelisi. Hatta şöyle bir iddiam var Bu albüm, Black Albüm de dahil olmak üzere gelmiş geçmiş en iyi sound a sahip Metallica albümü. Lars Ulrich ve prodüktör olarak çalıştıkları (aslen ses mühendisi olan) Greg Fidelman müthiş iş çıkarmışlar. En son sound u iyi bir Metallica albümü dinlediğimizde yıllardan 1998 di ( Garage İne ), düşünün. Bu açlığımızı gidermiş oldular, sound gümbür gümbür. Peki ya besteler? Orada kafalar biraz karışık. Grubun Load Reload sonrası girdiği blues a yaklaşan hard rock stoner rock kulvarı ortaya şahane işler çıkarmaya başlamıştı ( Minus Human , No Leaf Clover , I Disappear ) ama olaylı albüm St. Anger (2003) ile masayı devirdiler. Sıfırdan başladılar. Üzerlerindeki metal sinirini o albümde tam atamamış olacaklar ki (ve tabii prodüktör Rick Rubin in de yönlendirmesiyle) 2008 çıkışlı Death Magnetic te de 80 lerdeki metal günlerine özlem dolu bir hava oluşturdular. Ben artık üst üste üçüncü defa sert bir albüm yapmazlar diyordum ama yanıldım. Hardvvired... yine baştan sona metal bir albüm. Halbuki bu yaşlarda Black Albüm ya da load günlerine döneceklerini öngörüyordum. Yine de 2 CD lik, toplam 12 şarkılık albümde load esintileri fazlasıyla mevcut. Bu açıdan Death Magnetic ile load un bir karışımı olarak görüyorum bu albümü. Zaman zaman çift gitar yürüyüşlerinde And Justice for All a, NVVOBHM esintilerine, Iran Maiden, Diamond Head ve Thin Lizzy ilhamlarına rastlamak da mümkün. Yeni gruplardan ise en çok Kvelertak dokunuşları katmış albüme Hetfield. İlk CD si thrash metal ve heavy metal ağırlıklı olan albümün ikinci CD sinde Black Sabbath esintileri devreye giriyor. Grubun kariyeri boyunca ckom metale en çok yaklaştığı anlar bu CD de. Beste yapıları biraz karışık, biraz kulağa alakasız rifleri peş peşe yapıştırma gibi geliyor ama bu katmanı aştığınızda ve eğer biraz Kyuss, Corrosion of Conformity, Crowbar gibi doom sludge gruplarına yatkınlığınız varsa ikinci CD den keyif alabilirsiniz. Kapanış şarkısı ise Hetfield & Ulrich ikilisinin thrash metal e saygı duruşu. Kısa yazacağım dedim ama gene uzun oldu, affedin. Albüme 10 üzerinden şimdilik 7 veriyorum. Ama ilk 4-5 günde 6 verdiğimi not düşeyim. Yani albüm giderek büyüyor bende. Hürriyet Sosyal deki uzun yazımda görüşmek üzere... Sadi TİRAK Erdem Yener Müzisyen ve oyuncu Erdem Yener, 2008 yılında çıkardığı ilk albümü Kirli ve 2013 yılında çıkardığı Rüyalar Kızı single ının ardından Çıplak ismini verdiği ikinci albümünü Avrupa Müzik çatısı albnda geçen günlerde yayımladı. Yener; Çıplak albümünün daha düz ve direkt bir iletişim biçimi için kendisine aldığı notlardan oluştuğunu ifade ediyor. Yargılanmaktan korkmamak gerektiğini anlatıyor bu albüm. Düz konuşuyor, net anlatıyor. Giyinik olanı herkes soymak ister ama çıplak olana dokunmak cesaret ister şeklinde özetliyor. Şebnem Ferah ın klavyecisi olarak tanınan Ozan Tügen in prodüktörlüğünü üstlendiği albümün mix leri Deniz Doğançay, mastering leri ise Evren Göknar tarafından yapılmış. Çıkış parçası olan Gecenin söz ve müziği Gürkan Kömürcü, düzenlemesi ise Ozan Tügen imzası taşıyor. Albümde bulunan diğer 8 şarkının söz ve müzikleri ise Erdem Yener in kaleminden dökülmüş... Şimdiii... Gelelim benim yorumlanma... Arkadaşlar, herkes müzik yapmak zorunda değil. Bu konuya hevesiniz ya da merakınız olması kötü bir şey değil elbette ama yetenek ve eğer vokalistseniz ses, bu işin önemli unsurlan. Sadece müzik yapmak istemek yetmiyor yani. Sevgili Erdem kardeşim, sayende hayatımda dinlediğim en kötü albümlerden birini dinledim. Vaktimin çalındığını hissediyorum resmen. Hadi sesini beğenmemem benim öznel yargım, ama bu albümdeki prozodi hatalarını, bestecilik facialarım ne yapacağız? Hadi bunlar da benim öznel yargılarım olsun, peki. Ama umarım bu albümü severek dinleyecek birilerini bulursun. Ve bulursan onlara gözün gibi bak. Onları pamuklara sarıp sakla. Onlar gibisi az bulunur zira. (Oyunculuk kariyerinde devam edip müzikte ısrarcı olmaman dileğiyle...) Sadi TİRAK"
6 (kultursanat)
6 (6)
"2016-11-27T00:00:00Z"
153,976,441
"2012 DE YAPILAN ETKİNLİKLER"
"KULÜPLER HIZ KESMEDİ mm .Milliyet CUMARTESİ 21 TEMMUZ 2012??? 2012 DE YAPILAN ETKİNLİKLER Geçtiğimiz sene !ş Dünyasının Gerçeklen ile Tanışın mesajıyla ilk öğrencilerini kabul eden lstanbu! Kemerburgaz Urwers tesi, tüm öğrenim yılı boyunca öğrencilerini iş, siyaset, sanat ve akademi dünyasının önde gelen ısımın ile buluşturdu Alanında u man uluslararası isimlerle bir araya gelerek on arın deneyimlerinden yararlanan öğrenciler, gelecekteki mesleklerine dair önemli ipuçlarını öğrenirken I lıınyaya bak ş açılandı da zengin eştirdiler Avrasya Maratonu 16 Ekim 2011 E-Ticaret Buluşması 22 Şubat 2012 Çanakkale Gezisi 18 Mart 2012 İSTANBUL. KEMERBURGAZ ÜNtVERSlTESt GI ORAl Worlfj PoMical Conterance (John Sltllldet ABD Siyasi ilişkiler Uzmanı) 16 Mayıs 201? Bayraktar Hoidlng Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Hüseyin Bayraktar 21 Aralık 2011 Milletvekili Prof Dr. Süheyl Battım 11 Mayıs 2012 ?nelerini sağlayacak, paytaym ve dayanışma ruHanııı teşvik edecek etkinlikle yapıyoı Öğrencilerimi. eğilim ve talepten dognj tuşunda, kendi iradeleriyle oluşturdukları mu ik. spot. sanat, girişimdik, hukuk w psKOİojı gibi pek cok farklı alanda faaliyet gösteren ?. ?. . dğrenı. Sftmtjj hem ıs hayat fit hHılıyor htffl de oniann sosyal -e kullurci gelişimini Orıgınleştırıyot ÖĞRENCİ KULÜPLERİATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE KULÜBÜKİŞİSEL GELİŞİM VE PSİKOLOJİBASKETBOL KULÜBÜ BİLİŞİM KULÜBÜ KULÜBÜ LOJİSTİK KULÜBÜ DEVR4 ALEM KULÜBÜ EDEBİYAT KULÜBÜ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ MİMARLIK KULÜBÜ MÜZİKAL KULÜBÜ POLİTİK DÜŞÜNCE KULÜBÜ KULÜBÜRÖBOTİK KULÜBÜE6NER8AHÇEÜLER BİRLİĞİ KULÜBÜ FOLKLOR KULÜBÜ ROCK KULÜBÜ SOSYAL SORUMLULUK VE YARDIMLAŞMA KULÜBÜ FOTOĞRAFÇILIK KULÜBÜ FUTBOL KULÜBÜ GENÇ SANAT KULÜBÜ GİRİŞİMCİLİK KULÜBÜ HAYVANLARI KORUMA KULÜBÜ TİYATRO KULÜBÜ TÜRK KÜLTÜRÜ VE TARİHİ KULÜBÜ ULUSLARARASİ İLİŞKİLER KULÜBÜ ULUSLARARASI TİCARET KULÜBÜ HUKUK KULÜBÜ"
2 (egitim)
2 (2)
"2012-07-21T00:00:00Z"
404,556,408
"TATİLDE 'DEVRE DIŞI' KALMAYIN"
"TATİLDE DEVRE DIŞI KALMAYIN Bi Devre tatil satan şirketlerden bazılarının sözleşme adreslerinde bulunmaması nedeniyle cayma bildirimleri nin müşterilere PTT tarafından teslim edildiği ve tüketici mağduriyetinin ikiye katlandığı iddia edildi. ursa Tüketiciler Derneği .Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, yazılı açıklamasında, yaz sezonu nedeniyle son günlerde kendilerine ulaştırılan şikayet ve başvuruların, devre tatil sözleşmelerinde yoğunlaştığına dikkati çekti. Devre tatil satan şirketlerin sözleşme adreslerinde bulunmamaları nedeniyle tüketicinin cayma bildirimleri PTT tarafından tüketicilere iade edilmekte, tüketici mağduriyeti ikiye katlanmaktadır ifadesine yer veren Yılmaz, aslında devre tatille ilgili tüketici mağduriyetinin, kentlerin işlek caddelerinde yapılan devre tatil anketleriyle başladığını belirtti. TÜKETİCİ 14 GÜN İÇİNDE CAYABİLİR Yılmaz, 28 Mayıs ta yürürlüğe giren Tüketici Kanununa rağmen eski satış usullerine devam edildiğine, satıcı ve sağlayıcının hangi yöntemi kullanırsa kullansın adaletten kaçamayacağını bilmesi gerektiğine değindi. Yeni kanuna göre, tüketicinin, 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahip olduğunu, devre mülk hakkı veren sözleşmeler hariç olmak üzere cayma süresi dolmadan satıcı ve sağlayıcının, tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemeyeceğini aktaran Yılmaz, şu bilgileri verdi: Devre tatile konu taşınmazın inşa edileceği arsa için yapı ruhsatı alınmadan tüketicilerle ön ödemeli devre tatil sözleşmesi yapılamaz. Tüketicinin kredi kullanması durumunda, cayma süresi içinde cayma bildirimini kredi verene yöneltmesi durumunda, bağlı kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın sona erer. Yeni kanuna göre satıcı ve sağlayıcı, devre tatil sözleşmesinde tüketicinin kendi el yazısı ile sözleşme tarihini yazması sözleşmeyi imzalamas sağlamak zorundadır. Sözleşmelerin en az 1 punto büyüklüğünde, anlaşılır bir dilde açık sade düzenlenmesi ya gereğidir. (AA) nı ve mı ve sa"
0 (aktuel)
0 (0)
"2014-07-14T00:00:00Z"
401,623,495
"YÜKSEK TANSİYONDA RENAL DENERVASYON YÖNTEMİ"
"Yüksek Tansiyonda I Renal Denervasyon Yöntemi Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Batur, en az 3 ilaç kullanılmasına rağmen tansiyonun düşürülemediğini ancak yeni tedavi olan Renal Denervasyon ile yüksek tansiyonun düşürülebileceğini söyledi. Prof. Dr. Batur, yaptığı açıklamada, 40 ila 60 dakika süren operasyon sonrası yüksek tansiyon hastalarının kan basıncında önemli oranda duşuş sağlandığını, hiçbirinde ciddi veya olağan dışı yan etki gözlemlenmediğini kaydetti. Batur, bu yöntemin dünyada beş, Türkiye de ise iki yıldır uygulandığını ve ilk tedavi sonuçlarının da umut verici olduğunu belirterek, Hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalarının sempatik adı verilen sinirleri tipik olarak fazla aktif çalışıyor. Bu durumda kan basıncını artırıp aynı zamanda kalp, böbrek sinirlerinin seçici şekilde yavaşlaması için Renal Denervasyon adı verilen bir teknik uygulanıyor. Bu teknik, kan basıncının yükselen hormonların böbrek tarafından üretimini azaltıyor ve aynı zamanda kalp, böbrekler ve kan damarlarında daha fazla zarar oluşmasına karşı da koruma sağlayabiliyor. Renal Denervasyon yöntemi, doktorlara kontrol edilemeyen hipertansiyon için birçok fayda sağlayan yenilikçi bir tedavi seçeneği sunuyor. Bunlar, kan basıncında belirgin azalma, güvenli, kısa süreli ve genel anestezi gerektirmeyen tedavi imkanı, ayrıca hızlı iyileşme süresi ve minimum yan etki olarak da sıralanabiliyor dedi. Hastaların Hiçbirinde Ciddi Yan Etki Veya Olağan Dışı Yan Etkiler Gözlemlenmiyor Batur, hipertansiyon denilen yüksek kan basıncı, vücuttaki dolaşımı sırasında kanın arter duvarlarına uyguladığı basınç kuvvetini ölçtüğüne dikkat çekerek şunları kaydetti: Herkesin kan basıncında gunluk dalgalanmalar yaşanabiliyor, ancak bu değişiklikler genellikle geçici oluyor ve sağlığımız üzerinde uzun süreli etkisi göstermiyor. Ancak sürekli yüksek olan kan basıncı kalbi kapasitesinden fazla çalışmaya zorluyor ve yaşamı tehdit edici olabiliyor. Tıpkı çok yüksek hava basıncının tekerleğe zarar vermesi gibi, yüksek kan basıncı da atardamarlara hasar verebiliyor. Yüksek kan basıncı kalp yetmezliği, inme (felç), böbrek yetmezliği koroner kalp (kalp-damar) hastalığı, göz sorunları, kalp kası kalınlaşması, ritim sorunları, aort denen en buyuk damarın yırtılması ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilen ciddi bir durum olarak karşımıza çıkabiliyor . Henüz bu konuda yayımlanmış kesin bir veri olmasa da, yapılmış olan klinik çalışmalardaki hasta seçim kriterlerinin baz alınabildiğini anlatan Batur, Hasta idrar sokturucu içeren en az uç ya da daha fazla ilaç almasına rağmen tansiyonunu kontrol altına alamıyorsa Devamı..L Renal Denervasyon uygulanabiliyor. Ayrıca, yapısal böbrek damar anomalisi ile böbrek yetmezliği olan hastalarda, böbrek damar çapı ve uzunluğu yetersiz olan hastalarda, son altı ay içinde kalp krizi ve inme geçirmemiş hastalarda öneriliyor diye konuştu. Renal Denervasyon tedavisi gören hastalarda ortalama sistolik kan basıncı 32 mmHg düşüş sağlandığının altını çizen Batur şöyle devam etti: Hastaların hiçbirinde ciddi yan etki veya olağan dışı yan etkiler gözlemlenmiyor. Sadece işlemin büyük kısmı klasik anjiyografi yöntemlerini içerdiği için anjiyoda olabilecek riskler söz konusu oluyor. Yöntem hastanenin klasik kalp anjiyo laboratuvarı adı verilen özel bir bölümde gerçekleştiriliyor. Operasyon için öncelikle hastanın damar yolundan serum ve ilaç verilip, kan basıncı ile kalp ritmi izleniyor. Hastanın üst uyluk bölgesinin uyuşmasını sağlamak amacıyla lokal anestezi uygulanıyor. Bu prosedür esnasında hastaya genel anestezi uygulanmıyor, ancak rahatlaması için sakinleştirici ve gerektiğinde ağrı kesici ilaçlar verilebiliyor. Doktor, hastanın kasık bölgesinde hazırlanan alandaki bir atardamara içi boş, kısa bir kılıf yerleştirerek işlemi başlatıyor. Renal Denervasyon cihazı, kılavuz kateter adı verilen daha uzun bir tüp aracılığıyla damara sokuluyor. Bu kateter böbreklere kan taşıyan arterlere yönlendiriliyor ve Renal Denervasyon cihazı için yol görevi görüyor. Her tedavi yaklaşık 20 dakika sürüyor, ilk damar içi tedavi tamamlandığında doktor, diğer böbreğe kan taşıyan damara erişmek için kılavuz kateteri yeniden konumlandırarak, burada tedaviye başlıyor. Gerekli tüm tedaviler uygulandıktan sonra tedavi kateteri ve kılavuz kateter bacak damarından çıkartılarak işlem sonlandırılıyor. Operasyondan sonra hastanın, iyileşme sürecini izleyebilmek için başka bir bölüme götürüldüğünü ifade ederek, Bu sırada kasık bölgesindeki kılıf çıkarılabiliyor ve olası bir kanama durana kadar kateter giriş yerine basınç uygulanabiliyor. Hastanede yatma süresi çeşitli faktörlere ve doktorun önerisine bağlı olmakla birlikte genelde bir günü aşmıyor dedi."
8 (saglik)
8 (8)
"2014-02-01T00:00:00Z"
305,824,247
"KILLER IS DEAD"
"İNCELEME Vur, Kır, Parçala! Her ne kadaı ıçensındekı çevre detayları fazlı donuk olsa ria aslında kınlabılocok çok fazla obje soz konusu. Bunların en önemlileri gizli noktalar ama etrafta bulunan vazolarda bir o kadar önem arz ediyor İçerinden bolca sağlık ve kan puanı çıktığı için son dakikada fazlasıyla hayatımı kurtardılar. Özellikle boss savaşlarında kendilerini kırmayı unutmayın! Killer Is Dead Öldürenin bir yüzü... Kölen kim, öldüren kim? Ne oluyor arkadaş? şeklinde bir açılış cümlesi sarf etmeme sebebiyet veren Killer Is Dead (KIS), ilk yarım saatte senaryonun tam olarak ne olduğunu anlamamı zorlaştırmak için elinden geleni yapan bir yapım benim için; en azından ilk izlenimim bu oldu. Oyuna girer girmez dikkat çeken en önemli özellik, cel-shade grafik teknolojisi oldu. Normalde daha renkli oyunlar üzerinde kullanılan bu güzide grafik motorunu resmen ilk defa bu kadar karanlık bir yapımda deneyim ettim Garip bir deneyim olduğu kesin ama ne kadar iyi olduğu tartışılır... KIS ile hükümete bağlı, bir nevi suikastçı grubunun içerisinde buluyoruz kendimizi. Ana karakterimiz olan Mondo yla hemen oyunun başında tanışıyor ve senaryonun içerisine dalıyoruz. Sürekli değiştirme usulüyle çalışan ekip içerisinde işi bitenler ortadan kaldırılıyor, biz de başka bir suikastçının yerine geçmek için göreve alınıyoruz, buradan sonraysa görevler başlıyor. KIS, dünya haritası üzerinden seçtiğimiz birden fazla anlık görev sunuyor. Açık olan görevlerden dilediğimize gidebiliyor, hedef gösterilen şahsı ortadan kaldırıyoruz. Performansımız, bölüm sonunda paraya çevriliyor. Yaptığımız farklı teknikler üzerinden hesaplanan puanlarla topladığımız paraysa farklı yetenekleri açmamıza vesile oluyor. KIS ta iki adet önemli bar söz konusu. Bunlardan ilki sağlığımızı, ikincisi Blood Povver ı gösteriyor. Blood Povver sistemi, oyundaki karakterlerin bir nevi abominasyon olmalarından kaynaklı ve sahip olduklan farklı özellikler için üretilmiş. Mondo yu ele alacak olursak, kendisini normalde katana kullanıyor ama dilediği takdirde sol elindeki robotık parçayla (Musselback) menzilli atışlar yapabiliyor ki bunun için kan puanını kullanması gerekmekte. Biz oyunda ilerledikçe farklı subvveapon seçeneklerine kavuşabiliyoruz. Tek tuşla değiştirdiğimiz her ikincil silah modelinin oyunda farklı bir yen var. Şöyle ki harita üzerindeki bazı noktalarda bol para veren yerler gizli. Kendilerine ulaşmak içinse etrafa iyice bakmak gerekiyor ve ancak matkap kol modeliyle duvarları delebiliyoruz. Diğer taraftan duvar yerine bu matkabı kalkanlı düşmanlarımızın üzerine sürmek suretiyle normal şartlarda kendilerini öldürmekte uzun vakit harcayacağımız bir çatışmayı anında sonlandırabiliyoruz. Oyunun geneline bakacak olursak, tıpkı Devil May Cry a benzeyen bir yapıyla karşılaşıyoruz. Çok hızlı kombolar, birbirinden farklı düşmanlar, devasa silahlar ve tabii ki boss savaşları. Ana saldırımız bir vuruş yaptıkça hızlanıyor mesela, bu sayede oyun iyice hızlanıyor ama ona yetişmek ziyadesiyle kolay çünkü sadece tek bir tuşa basarak tüm saldırılardan kaçabiliyoruz. Düşman birimleri gerçekten güzel tasarlanmış, bu bir gerçek ama çok da kafaları çalışmıyor. Cüneyt Arkın fılmlennde birisi savaşırken, önce arkadaşının ölmesini bekleyen dublörler gibiler, işte arada gaza gelip saldırıyorlar falan. Madalyonun diğer tarafındaki LEVEL Mondo ysa kendilerini dört farklı şekilde ortadan kaldırabiliyor. Aslında baktığınızda burada sadece görsel bir güzellik soz konusu; farklı şekilde öldürüyor diye değişen pek bir şey yok dinamiklerde. Beni en rahatsız eden, oyun içerisine zıplama eklenmemesi oldu. Bu hem uğraşmadık, hem de paramız yetmedi zıplama dinamiğine demek gibi bir şey. Karakterin sürekli yerçekimi kanunlarını en üst seviyede deneyim etmesi ama bir yandan da insanüstü hareket kabiliyetine sahip olması pek olmamış. Fakat KIS ın kız tavlama görevleri sanıyorum herkesin dikkatini çekmeye yetecek. Kız tavlamak dedim, doğru duydunuz. Harita üzerinde ayrıca beliren farklı görevlerle barda oturan bir kadının yanına geçiyoruz. Sağ tarafta kadının bize olan ilgisi var ki başlangıçta bu en üst seviyede. Sol taraftaysa bizim kafamızı temsil eden boş bir çizim var, burası da Guts Gauge kısmı. Amaçsa saçma ve basit: Kadının belirli noktalarına bakarak Guts Gauge kısmını doldurmak ve akabinde kadına bir hediye vermek. Pek tabii ki kadın bize bakıyorken, kendisini dikizleyince arada tokadı yiyoruz. O yüzden o başka yerlere bakarken, kısa kısa, ara ara bakmak gerekiyor. Bar bir defa dolduğu zamansa kendisine hediye uzatabiliyoruz. Hediyeler, ana menüde bulunan hediye dükkanında satılıyor. Sakız, gül, parfüm ve daha nicelerini bulmak mümkün ama unutmayın, alınan her ürünün fiyatı, ikinci sefer için katbekat artıyor. Aşırı pahalı olan hediyeler haricindeyse hiçbir ürün, kadının bize olan sevgisini tek seferde dolduramıyor. Hah, işte burada da işin cılkı çıkıyor zira 10 saat uğraşıp doldurduğumuz Guts Gauge, ilk verilen hediyeden sonra sıfırlanıyor ve en baştan bir kez daha kadını kesmeye başlıyoruz. Yine de sevindirici haber, kendisinin tüm sevgisini kazandığımız anda hediye olarak yepyeni bir silaha kavuşuyor olmamız. Bu arada farklı kadınlar da harita üzerinde gizli olarak yer alıyorlar ve kendilerine bir defa ulaştığımız zaman, sonraki görev esnasında harita üzerinde beliriyorlar. KIS, anlayacağınız üzere çok hızlı ve bolca düşman kestiğimiz bir oyun. Düşmanlar ve bölümler güzel tasarlanmış, hatta cel-shade grafik teknolojisi bir noktadan sonra korku teması için ne kadar önemli, onu bile çok iyi anlatmayı başarmış. Senaryoya bakacak olursak... Bakamıyoruz. Zaten oyunun başında, kesik kesik görüntüler şeklinde izliyoruz demolan. Ne oluyor, kim ne yapmak istiyor, hepsi iç içe. Savaşlar da senaryo gibi, karman çorman. Tek bildiğim, bir tuşla gelen saldınlardan kaçıldığı, tam saldırı anında basarsak da bedavadan düşmana saldırı hakkım doğduğu. Demem o ki ölmek bir hayli zor KIS oynarken. Boss savaşlarında da durum buna benziyor. Tek tuşla gelen saldırıdan kaçabildiğim sürece bu işin sonu gelmez. Oyun fena değil, alıp oynanacak bir yapım ama çok da fazla bir şey beklememek lazım. Oynayıp bıtinlmesi gereken çok fazla yapım söz konusu ve hele bir de aylardan Ekim, aman diyeyim; parayı doğru yapımlara harcayın. ? Ertuğrul Süngü Oyundaki ilk gizli nokta burası; bakın içinden kim çıktı. LEVEL 73"
1 (bilisim)
1 (1)
"2013-10-01T00:00:00Z"
306,435,482
"MEMURLAR İÇİN YEMİN TÖRENİ"
"Memurlar için yemin töreni l Afet ve Acil Durum Müdürlüğü nde 1 yıllık staj sürelerini doldurarak asalet almaya hak kazanan 4 aday memurlar için yemin töreni düzenlendi. Çanakkale Afet ve Acil Durum Müdürlüğü nde 1 yıllık staj sürelerini doldurarak asalet a İmaya hak kazanan 4 aday memur Erdal Birincioğlu, Bedia Gadanaz, Erdem Gümüş ve Tolga Akış yapılan yemin töreni ile asil memurluğa atandı."
11 (siyasi)
11 (11)
"2013-11-07T00:00:00Z"
400,780,053
"ÇAYINIZ LAVANTALI MI OLSUN GÜLLÜ MÜ"
"ÇAYINIZ LAVANTALI MI OLSUN GÜLLÜ MÜ? Renaissance İstanbul Bosphorus Motel, Le Palais Des Thes çaylarından oluşan çay menüsü ile konuklarını ağırlıyor. Amerikalı çay uzmanı Alexis Gulliver tarafından Türkiye ye getirilen seçkide. farklı damak zevklerine hitap edecek 16 çeşit çay bulunuyor. Firma tüm dünyadan topladığı kaliteli çayları Paris te paketliyor. Poşet çaylar ise yüzde İOO pamuktan üretilen poşetlerle ambalajlanıyor. Farklı çay çeşitlerini tatmayı sevenler için kiraz aromalı yeşil çaydan gül ve hurma kokulu çaylara, içinde lavanta çiçekleri olanlardan fındık ve ceviz aromalılara kadar birçok seçenek mevcut. Şık kutularla sunulan Le Palais Des Thes çaylarını otelden satın alıp evde de demleyebilirsiniz."
4 (gida)
4 (4)
"2014-02-01T00:00:00Z"
421,288,364
"HYPERN SAVAGE USB 3.1 GEN 1 BELLEK"
"HyperN Savage DSD 3.1 Gen 1 Bellek 52 İNCELEME FİYAT: 285 Tl USB diskler hızlanıyor ve yüksek hızlarıyla kapasitelerine rağmen fiyatları azalıyor. HyperX Savage USB flash bellek modeli, ideal fiyat performans noktasını bulmanıza yardımcı olabilir. -:a ingston un performans ürünleri markası olan HyperX, kullanıcılara en yüksek hızları ve en son teknolojiyi sunuyor. Özellikle oyunculara yönelik ürünleriyle göz dolduran HyperX markası yer yer ana marka olan Kingston dan o kadar ayrışıyor ki belki de birçok kişi tarafından farklı bir marka, farklı bir üretici olarak bile görülüyor olabilir. Markanın perofmans ürünleri arasında kulaklıklar, bellekler, SSD ler, USB depolama araçları ve aksesuarlar da mevcut. Bu incelememize konuk olan ürün ise bir USB flash bellek. 9 Benchmarkj Info Healh Emor Scan {j) Folder Usage J Erase [J) File Benchmark[ Disk monitör AAMQ Random .Access0 Erfra tests 0 Transfer speed MB Datapattem HyperX Savage serisi bu USB bellek USB 3.1 olarak isimlendirilmiş fakat yanında bir de Gen 1 (generation 1,1. nesil) şeklinde ibareyle geliyor. Önce bunu açıklamamız gerekiyor ki konu net anlaşılsın. Geçtiğimiz yıl tüm 5 Gbit s hız desteğine sahip USB 3.0 ürünleri, binlerce sayfalık belgelerde yaşanabilecek kafa karışıklığını engellemek açısından USB 3.1 Gen 1 olarak marka standartlaştırmasına tabi tutuldu. Elbette isteyen herkes hala USB 3.0 yazabiliyor fakat 3.1 Gen 1 yazmamak ürünün yavaş olduğu imasını doğurabilir. Bu nedenle artık USB 3.0 ifadesini hiçbir yerde görmezseniz şaşırmayın. HyperX Savage da 5 Gbit s teorik hıza sahip bir USB 3.1 Gen 1 sürücü olarak karışımıza çıkıyor. Teorik veriyolu hızı 500 MB s civarında olan bu teknoloji için neredeyse ortalama SSD hızında bir flash bellek üretmiş olan Kingston, bize limit hız olarak 350 MB s okuma, 250 MB s yazma hızları alabileecğimizi ürün apketinde belirtiyor. Kutudaki değerleri birdizüstü bilgisayarda HDTune Pro yazılımıyla tetkik ettiğimizde yakın değerlere ulaşmış olmamız bizi sevindirdi. Yaptığımız testte ortalama sıralı okuma hızı 344 MB s, ortalama sıralı yazma hızı ise 259 MB s seviyesindeydi (test raporunu sol alttaki grafikte bulabilirsiniz). Bu rakamlar genellikle kullandığınız bilgisayarın da SATA 3.0 arayüzünü verimli şekilde kullanacağından diskinizden USB diske ve USB diskten sabit diskinize fazlasıyla tatmin edici hızlarda dosya aktarımı yapmanız mümkün. Biz tatmin olduk. SONUÇ OLARAK Yüksek hızlı ve kapasitesi fazla bir USB flash bellek arıyorsanız ve bunun getireceği maliyet de bütçenizi aşmıyorsa güvenilir bir markanın sağlam ürünlerinden bir tanesine bakıyorsunuz. HyperX Savage, dosya kopyalarken beklemek istemeyenler için en güzel ürünlerden bir tanesi. NEDEN ALINIR?-H yüksek hiz büyük kapasİte tüm usb cİhazlarla uyumlu Stop Drive Rle length 819 122S 163S 2043 3457 2S67 3276 3656 4096rriB t . IİL HD Tüne Pro 5.60 - Hard Disk SSD Utility- D XFile HelpWnçjstorıHyperX Savage (125 gB) v l- Cm & Ö %Q E"
13 (teknoloji)
13 (13)
"2016-04-01T00:00:00Z"
307,296,089
"FİNANS KORİDORU"
"AZ Global, Türkiye ye yabancı sermaye çekecek FINANS KORİDORU Global Yatırım Holding ve varlık yönetim şirketlerinden Azimut Grup un birleştirilmesiyle kumlan AZ Global, Avrupa nın ve Türkiye nin ilk Global Sukuk Fonunu İstanbul dan yönetecek. Bu yeni fon ile birlikte fon büyüklüklerinde önümüzdeki yıl daha fazla artış bekleyen AZ Global, 370 milyon TL büyüklükle şu anda üçüncü bağımsız portföy yönetim şirketi konumunda. Arkadaşımız Gözde Yeniova. Giorgio Medda ya konuya ilişkin sorular yöneltti. AZ Global icra Kurulu Başkanı Giorgio Medda, 2014te Türkiye ye 1 milyar dolarlık yabancı sermaye çekmeyi hedeflediklerini söylüyor. Bu hedeflerini sorduğumuz Medda nın yanıtı şöyle oldu: Eylül 2013te Lüksemburg da Global Sukuk Fonu ile birlikte kurulan diğer bir fon olan Lira Plus ile birlikte AZ Global tarafından yönetilen ve yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına yatırım yapmasını sağlayan iki fona, geçen kısa sürede 100 milyon Euro yu aşan giriş sağlandı. Türkiye ye sağlanan bu sermaye girişinin artarak devam etmesini bekliyoruz. Genel olarak Avrupa ve Asya dan Türkiye fonlarına olan ilgiyi görüyoruz. Avrupa ülkeleri genelde sabit getirili enstürümanlara odaklanıyor. Asya ülkeleri ise hisse senetleriyle daha çok ilgili. Ortadoğu ülkeleri Türkiye deki sukuk yatınmlarıyla ilgileniyor. Türkiye de piyasaların kısa donemde volatil olacağını düşünüyoruz ancak bir iki yıl içerisinde değer artışı sağlamasını bekliyoruz. Bütün yatırım araçlarında bunun sağlanacağını düşünüyoruz. Bu kısa dönemde sürecek volatilitede ise yatırımcılann getiri sağlamasında yardımcı olmayı hedefliyoruz. Hollanda kökenli Eureko Sigortanın genel müdürü Okan Ufkııeri, 1 Mart 2014 tarihi itibariyle bu görevinden ayrılacağını geçtiğimiz günlerde açıkladı. Utkueri nin ayrılmasına 2,5 aylık bir süre var. Ancak, Utkueri nin ayrılma nedeni ve genel müdür adayları üzerine birkaç bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Birincisi, Utkueri bu kararıyla sektörden kopmuyor, kopmayacak. Hollanda daki şirket merkeziyle bazı konularla anlaşamayan Okan Utkueri nin, bazı şirketlerle görüşmeler yaptığı iddia ediliyor. İkincisi, 1 Marttan itibaren şirketin yeni genel müdürünün kim olacağı merak konusu. Eureko Sigorta yönetimi, genel müdür adayları için danışmanlık şirketi Egon Zendher e yetki verdi. Üçüncüsü, genel müdürlük için gerek şirket yönetimi gerekse eski hissedar Garanti Bankası yönetimiyle iletişim kurulduğu bilgisine ulaştık. Her ne kadar hissesi kalmasa da şirketin prim üretiminin yüzde 80 ine yakın payın Garanti Bankası şubelerine ait olduğu anımsatılıyor. Sonuçta, Eureko yönetiminin, Garanti Bankasının içinden de bir adayı değerlendirebileceği konuşuluyor. Yeni gelişmeleri öğrendikçe sizinle paylaşacağız. 12 EKonomlSt 5 Aralık 2013"
3 (ekonomi)
3 (3)
"2013-12-15T00:00:00Z"
402,486,289
"FİNANS VE BANKACILIK SEKTÖRÜNDE GÜVENLİK TRENDLERİ"
"ektöründe Güvenlik Trendleri v ?l J, ?m il Yavuz ŞAHİN avuz@btgunlugu.com Bilişim sahtekarlıklarının yoğunlaşması ve daha karması hale gelmesi nedeniyle finansal kuruluşlar başta kimlik tespiti ve bilgilere erişim alanları olmak üzere bilgi güvenliğine daha fazla yatırım yapıyorlar. Peki, bu W S. k.M: Yapılan araştırmalara baktığımızda küresel finans sektörünün veri ve bilgiyi güvenli olarak koruyabilmek için yatırımlarını artırdığını görüyoruz. Bilişim sahtekarlıklarında yaşanan büyük artış nedeni ile güvenlik sorununu ciddi bir tehdit olarak algılayan finans kuruluşlan, kimlik ve erişim yönetimi alanlan başta olmak üzere bilişim teknolojileri güvenliğine daha fazla yaünm yapıyorlar. Bilinçli olarak veya istemeden veri kaybına neden olan faaliyetleri önlemek de bu kuruluşlar için öncelikli bir alan haline geliyor. Sadece yatırım yapmak ve çalışanları eğitmek tam anlamıyla güvenliyim demek anlamına gelmiyor. Finans ve bankacılık sektörünün etkileşimde bulunduğu müşterilerin davranışları ve kullandıklan cihazlar ya da yazılımlar da güvenlik tehdidi oluşturabiliyor. Bu durum düşünüldüğünde de finansal siber tehditlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Taklit Web Sitelerinde Artış Var Yapılan araştırmalarda bunu kanıtlar nitelikte. Her dört sahte web sayfasından biri, yasal bir bankanın web sitesini, çevrimiçi mağazayı ya da ödeme servisini taklit ediyor. Bu sahte sayfalar, bankacılık bilgilerini ele geçirmek üzere kullanıcıları kandırmak için kullanılıyor. Bu sırada, zararlı yazılım üreticileri de bankaların kullandıklan güvenlik araçlarım atlatmak için çevrimiçi hesaplara erişim sağlayan yeni zararlı programlar yaratmaya, yepyeni yollar bulmaya devam ediyor. Siber suçluların, bankalann korumalı BT altyapısından ziyade kullanıcılann bilgisayanna saldında bulunmayı tercih etmelerinin en önemli nedeni, kişisel cihazlardan veri çalmanın çok daha kolay olması. Bununla birlikte kullanıcılar, çevrimiçi bankacılık gibi finansal hizmetlerden yararlanırken sık sık riskleri görmezden geliyor ve temel güvenlik önlemlerini ihmal edebiliyor. B2B InternationaTın araştırmasına göre katılımcıların %28 i gizli bilgilerini girdikleri web sitelerinin gerçekliklerini kontrol etmiyor, %34 ü ise verilerinin herkese açık Wi-Fi ağlarından ele geçirilmesini önlemek için herhangi bir güvenlik önlemi almıyor. Tam koruma için Özel çözümler gerekiyor. Çevrimiçi Güvenliğe Duyarsızız Kişisel çevrimiçi güvenliğe olan bu duyarsız yaklaşım diğer her şey ile beraber siber saldın sonucu çalman herhangi bir miktar paranın bankalar tarafından müşterilere geri ödeneceği inancıyla da bağlantılı. Katılımcılann %45 i bankalarının siber suçlularca çalınan paralarım geri ödeyeceğini, %57 si ise bankalarının gerekli tüm güvenlik önlemlerini zaten aldığından emin olduklannı söylüyor. Müşteri hesaplarından yapılan hırsızlıkların, finansal kuruluşların mali kayıplannın yanı sıra şirketin itiban ve müşteri bağlılığım da etkileyen sonuçları bulunuyor. Şirketler, müşterilerini siber dolandırıcılıktan korumak için çeşitli yöntemler kullanmalarına rağmen, çevrimiçi işlemlerin tam ölçekli korunması yalnızca özel olarak geliştirilen çözümler sayesinde mümkün oluyor. Bunların yanı sıra bu çözümler, müşterilere geri ödeme yapılması sonucunu doğuran vakalann sayışım da azaltıyor. Tabii ki bu örnek büyük bir okyanus içerisinde sadece bir gemi olarak gözümüze çarpıyor. Bu ve bunun gibi örnekleri çoğaltmam mümkün. Tehditlerin son dönemde finans ve bankacılık sektörüne yönelmesindeki başlıca sebeplerin başmda ise Para geliyor. İnternet kullanımının artmasıyla birlikte hemen hemen her sektörden kişi ve kurumlar para transferlerini bu yol ile gerçekleştiriyor. Aracı kurumlann güvenli olup olmadığını bilmeksizin yapılan bu işlemlerin riskleri büyük. Bu konuda finans sektöründeki frmalann omzuna düşen yük de fazlasıyla artmış durumda. Sonuçta ticareti gerçekleştiren bu tarz kurumlar ve güvenliği sağlaması gereken de bu kurumlar olmalı. Güvenlik Trendleri Finansal Hizmetler Sektöründe Güvenlik Trendleri adı altında Deloitte nin yaptığı son araştırma ilgi çekici sonuçların da ortaya çıkmasına ve frmalann ne gibi önlemler alması gerektiğini gösterdi, öncelikle sizlere araştırmanın katılımcılanndan bahsetmek istiyorum. Bu yıl gerçekleştirilen araştırma katılımcılannın profilleri şu şekilde: Chief Security Offıcers (CSO) Chief Information Security OfBcers (CISO) veya görevlendirdikleri kişiler ve güvenlik takımları tarafından yanıtlanmıştır. 39 ülkeden Finansal Hizmetler Sektöründe (FSI) faaliyet gösteren 250 nin üzerinde organizasyonun katılımı bulunmaktadır. Türkiye den de 11 finans kurumu bu araştırmaya katılmıştır. Gelir bakımından sektörün öncüsü 100 global bankanın 11 i katılımcı olarak yer alıyor. Gelir bakımından sektörün öncüsü 100 global sigorta organizasyonunun 24 ü katılımcı olarak bu araştırmada yer alıyor. Bu araştırma sayesinde finans sektöründe faaliyet gösteren firmaların davranışlan da göz önüne serilmiş oluyor, öne çıkan sonuçlara baktığımızda: Katılımcılann üçte ikisi güvenlik ve iş fonksiyonlannın birbirlerine entegre şekilde çalıştığını düşünüyor. Katılımcıların yansından fazlası operasyonel risk yönetimi ile güçlü ilişkileri olduğunu ifade ederken yansına yakım da kurumsal risk yönetimi ile güçlü ilişküeri olduğunu ve koordineli olarak çalıştıklarını belirtmişler. Bu Yılın Öne Çıkanları Bilgi güvenliği yönetişimi, kimlik ve erişim yönetimi, bilgi güvenliği stratejisi ve yol haritası oluşturulması bu yılın öne çıkan yatırım başlıklan arasında yer alıyor. Tabii ki finans 35 ?Hbt kapak konusu firmalarının bu konudaki çalışmaları devam ediyor ve gelecekte neler olabileceğini tahmin ederek bu zorlu yolda kumar oynuyorlar. Geçen yıllarla benzer olarak, katılımcılar yetersiz bütçe ayrılmasının (44%) ve tehditlerin karmaşıklığının artmasının, etkili bir bilgi güvenliği programı oluşturulmasının önündeki en büyük engeller olduğunu belirtmiştir. Bu engellerin nasıl aşılacağı biliniyor olsa da firmaların bu konudaki yaptığı çalışmalar ne kadar yeterli? Bu sorunun cevabını vermek konusunda birçok kişinin zorlandığını söylemeliyiz. Yeni Teknolojilere Adaptasyon Güvenlik trendlerine baktığımızda en başında sosyal medyanın yer aldığını görüyoruz, özellikle son dönemde bu tarz uygulamaların fazlasıyla kullanılması güvenlik risklerini de arttırmış durumda. Araştırmada katılımcıların 37% si sosyal medya kullanımının artmasıyla beraber şirket politikalannı güncellediklerini, 33% ü ise son kullanıcıları sosyal ağlardaki güvenlik risklerine karşı eğittiklerini söylemiş. Bu rakamların oldukça düşük olduğunu belirtmemizde fayda var. Finans kuruluşlarının sosyal medya üzerinden gelecek saldırı veya güvenlik tehditlerine karşı daha fazla önlem alması şart. Bulut Bilişim Araştırmaya katılan organizasyonlann büyük bir kısmı bulut bilişim teknolojilerini araştırmış ve bilgi sahibi. Fakat buna nazaran katılımcıların 40% ı hala bulut bilişime geçmediğini ifade etmiştir. Bunun nedeni olarak da teknolojinin henüz olgunlaşmamış olması, güvenlik riskleri ve şirketlerin bu teknolojiye adaptasyon kapasitelerindeki yetersizlik gösterilmiş. Mobil Yaşam Mobil uygulamaların bir parçası olarak birçok organizasyon VPN, merkezi cihaz yönetimi ve mobil cihaz yönetim yazılımları gibi uygulamaları hayata geçirmiş ya da geçirmeyi planlamaktadır. Fakat katılımcıların yarısından fazlası henüz mobil cihazlar için veri sızmasını önleme uygulaması, çalışan-müşteri yüz yüze uygulamaları, ortalama önleyici uygulamalan kullanmayı planlamamakta. Siber Tehditlerin Önlenmesi Bilgi varlıklannı koruma şirketlerin güvenlik açısından alacağı ilk tedbirlerin başında geliyor. Bilgi sistemlerini kullanarak yapılan finansal dolandırıcılık, çalışan hataları ve ihmalleri ve veri güvenliği ihlalleri geçen yılın en büyük üç tehdidi olarak kabul edilmişti. Araştırmaya katılan organizasyonların 49% u açıklıkları aktif olarak yönettiklerini, bu organizasyonların 82% si ise ortamlarım gelişen tehditlere karşı proaktif olarak korumak için yine aktif olarak yeni tehditleri araştırdıklarını iddia etmiş. Bu rakamın tahminimizden biraz fazla olduğunu belirtmeliyiz. Katılımcıların yarısından fazlası organizasyonların bilgi güvenliği sorunlarını daha iyi anlamak ve operasyonları üzerinde daha fazla kontrol sağlamak için Güvenlik Operasyon Merkezleri ni kendilerinin yönettiğini belirtmiş. Güvenlik Öncelikleri Finans şirketlerinin güvenlik öncelikleri de yapılan araştırma sonucunda ortaya çıkan veriler arasında yer alıyor. Önceliklerin başında Bilgi Güvenliği Yönetişimi geliyor. Ardından Kimlik ve Erişim Yönetimi ve Yol Haritası gelmekte. Veri Koruma ne yazık ki dördüncü sırada yer alıyor. Bilgi Güvenliği Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları Düzenlemelere ve Mevzuata Uyum bir diğer öncelik ve listenin son sırasında ise Bilgi Güvenliği Yasal Bilgi Güvenliğinin Ölçümlenmesi veRaporlanması yer alıyor. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarına baktığımızda, Organizasyonunuzda tüm BT bütçesinin yüzde kaçı bilgi güvenliği yatınmlanna ayrılmış durumdadır? sorusu karşımıza çıkıyor. Bu soruya verilen yanıtlar arasında 36,2% oranla tüm BT bütçesinin 1-3% arasında olan kısmının bilgi güvenliği yatınmlanna ayırdığı ifade edilmiş. Organizasyonlann 20,4% ü gibi büyük bir oran ise bu konuda detay verememiş. Bu durum bütçedeki yatırım kalemleri arasında bilgi güvenliğinin ayrı bir başlıkta yer almadığının göstergesidir. Türkiye de ise organizasyonların %50 si benzer tüm BT bütçesinin 1-3% arasında olan kısmının bilgi güvenliği yatırımlarına ayırdığı ifade edilmiş. Türkiye deki en dikkat çekici sonuç tüm BT bütçesinin 10% unu bilgi güvenliği yatırımlarına ayırmış olduğunu belirten organizasyonların oranı olan %10 değeri. Güvenliğin Farklı Firmalar Tarafından Sağlanması Araştırmada sorulan somlardan ilgi çeken bir diğer soru ise üçüncü taraf firmaları. Üçüncü taraflann kontrolüne bırakılan güvenlik konulan arasında Açıklık Taraması ve Sızma Testleri açık ara öne çıkıyor. Diğer öne çıkan konular ise: Altyapı Güvenlik Teknolojileri, E-posta filtreleme, Tehdit Yönetimi ve İzleme Servisleri, DDOS (Servis Kesintisi Saldınsı) Koruma, Türkiye de Açıklık Taraması ve Sızma Testleri ile DDOS (Servis Kesintisi Saldırısı) Koruma konularının ezici bir ağırlığı bulunmakta. Türkiye de diğer konular genellikle iç kaynak kullanımı ile yönetilmekte. Bu dunun yurt dışındaki firmalar ile farklılık gösteriyor. Yurt dışındaki firmalar işin ehli profesyonel firmalara işi bırakırken, Türk firmalan profesyonel kişileri istihdam yoluna gidiyor. Türkiye deki organizasyonların çoğunda yazılımcıların üretim ortamına erişimi konusunda denetim bulgusuna sahip olduğu görülmüş. Diğer öne çıkan konular denetim bulguları ise: Görevler ayrılığı ilkesinin uygulanmaması. Erişim yetkilerinin fazla verilmesi. Denetim izlerinin iz kayıtlarının yönetimi. Güvenlik farkmdalık programlarının bulunma37W ması. Güvenlik politikaları ve standartlarının işletilmemesi gibi konular öne çıkıyor. Güvenlik Bütçelerinin Yıldan Yıla Değişimi Araştırmada güvenlik bütçelerinin yıldan yıla değişimi konusundaki soru karşısında katılımcılann cevaplan şu şekilde: Organizasyonların 38,6% sı bilgi güvenliği bütçesinin 1-5% arasında arttığım ifade etmiş. Organizasyonların 27% si gibi büyük bir oran ise bu konuda detay verememiş. Bu durum bütçedeki yatırım kalemleri arasında bilgi güvenliğinin ayrı bir başlıkta yer almadığının göstergesi olarak düşünülebilir. Organizasyonlann yalnızca 15.1% i bütçelerindeki azalıştan bahsetmiş. Türkiye de ise organizasyonların %50 si bilgi güvenliği bütçesinin 1-5% arasında arttığım ifade etmiş. Türkiye deki en dikkat çekici sonuç bilgi güvenliği bütçesinin azaldığını belirten organizasyonlann yalnızca 10% olmasıdır. Bu sevindirici durum finans kuruluşlarımızın güvenliğe verdiği önemin ne kadar üst seviyede olduğunun bir göstergesidir."
13 (teknoloji)
13 (13)
"2014-04-01T00:00:00Z"
400,958,432
"SIRANI BEKLE FREİ"
"SEZON başında Beşiktaş a gelen ve şimdiye kadar sadece 53 dakika forma giyen Kerim Frei isyan noktasına geldi. Genç oyuncu, menajeri ile konuşarak kendisine İsviçre de kulüp bulmasını istemiş ve sezon sonuna kadar kiralık olarak forma giymek istediğini belirtmişti. Önder Özen in ise Kerim ile hafta içinde de bir araya gelerek, Kerim Frei a, Franco nun bulduğu şansı sen de bulacaksın. Sabır etmeye devam et dediği bildirildi."
12 (spor)
12 (12)
"2014-02-11T00:00:00Z"
418,919,634
"EKAPUL 17-12-2015 TARİHİNDE VER AUH SONUÇLANAN İHALELER"
"EKAPUl 17-12-2015 TARİHİNDE VER AUH SONUÇLANAN İHALELER KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ FEN İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI İhale kayıt numarası:2015 142108 1-İhalenin a) Tarihi:17.11.2015 ti) Türü: Ya pim işi c)Usulü Açık d)Yaklaşık Maliyeti:292.739,15 TRY 2-İhale konusu yapım işinin a) Adr.Konya Bozkır Söğüt Damlama Sulama ti) Yapılacağı yer: Boz kır, Konya c) Süresi:350 3-Teklifler a) Doküman Satın Alan Sayısı: 15 ti) Dokümanı EKAP üzerinden e-imza kullanarak indiren sayısı:15 c)Toplam Teklif Sayısı: 12 d)Toplam Geçerli Teklif Sayısı: 12 e)Yerli istekli lehine fiyat avantajı uygulamasr.Uygulanmamıştır 4-Sözleşmenin a) Tahhi.15.12.2015 ti) Bedeli:214.947,00 TRY c)Süresi:21.12.2015 - 04.12.2016 d)Yüklenicisi:Tokat Coşar İnş Nakday Tük Gıda Tarsan Tic Ltd e)Yüklenicinin uyruğu.Türkiye KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ FEN İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI İhale kayıt numarası:2015 140823 1-İhalenin a) Tarihi:17.11.2015 ti) Türü: Ya pim işi c)Usulü Açık d)Yaklaşık Maliyeti:367.912,24 TRY 2-İhale konusu yapım işinin a) Adr.Konya Meram Karadiğinderesi Damlama Sulama Tesisi ti) Yapılacağı yer.Karadiğinderesi, Meram Konya c) Süresi:350 3-Teklifler a) Doküman Satın Alan Sayısı: 15 ti) Dokümanı EKAP üzerinden e-imza kullanarak indiren sayısı:15 c)Toplam Teklif Sayısı: 12 d)Toplam Geçerli Teklif Sayısı: 12 e)Yerli istekli lehine fiyat avantajı uygulaması: Uygulanmamıştır 4-Sözleşmenin a) Tahhi.14.12.2015 ti) Bedeli:284.757,00 TRY c)Süresi:18.12.2015 - 01.12.2016 d)Yüklenicis r.Denyapı İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi e)Yüklenicinin uyruğu.Türkiye BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DESTEK HİZMETLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI İHALE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ İhale kayıt numarası:2015 72140 1-İhalenin a) Tarihi:01.07.2015 ti) Türü: Ya pim işi c)Usulü Açık d)Yaklaşık Maliyeti-.288.785,07 TRY 2-İhale konusu yapım işinin a) Adr.Karacabey İlçesi Subaşı, Seyran Ve Karasu Mahallelerinde Süt Toplama Merkezi Yapım İşi ti) Yapılacağı yer.Bursa ili, Karacabey ilçesi, Subaşı Mahallesi 6 Pafta 2879 nolu parsel, Seyran Mahallesi 14 Pafta 2986 nolu parsel ve Karasu Mahallesi 8 pafta 1033 nolu parselde, c) Süresi:90 3-Teklifler a)Doküman Satın Alan Sayısı:6 b)Dokümanı EKAP üzerinden e-imza kullanarak indiren sayısı:0 c)Toplam Teklif Sayısı:4 d)Toplam Geçerli Teklif Sayısı:2 e)Yerli istekli lehine fiyat avantajı uygulaması: Uygulanmamıştır 4-Sözleşmenin a) Tarihi:22.07.2015 ti) Bedeli:250.000,00 TRY c)SüresiOL08.2015 - 30.10.2015 d)Yüklenicis r.Peksevin İnşaat Taahhüt Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi e)Yüklenicinin uyruğu.Türkiye"
14 (ticaret)
14 (14)
"2015-12-29T00:00:00Z"
433,205,007
"PIXEL YAZILARI"
"PIXEL YHZITLRRI BUYUH FÎRMnLmiN SAÇMALIĞI ÇOK BHRİZ İŞLER YHPMRSINH BİR TÜRLÜ HLIŞHMHYHCHĞIZ. Kitabı satın al ama internetten bak l15a Serinin hayranları iyi bilirler, 90 lar yan oyunları da dahil olmak üzere her Final Fan fos n in harika olduğu ve gökten FF oyunlarının yağmadığı, harika bir dönemdi. Hatta kısaca serinin altın yılları bile diyebiliriz. İşte 2000 e yaklaşıp bu eşsiz dönemin tadını doyasıya çıkarırken Square bir de üzerine duyuru yapıyor ve diyor ki: Final Fantasy 9, 10 ve 11 üzerinde aynı anda çalışıyoruz, üç oyun da ard arda çıkacak . Varın o dönem yaşadığımız sevinci siz hayal edin artık.Tabii o kadar geniş bir hayal gücünüz varsa. Square in aklından geçen projeyse şu: FF9 saf haliyle klasik bir RYO olacak, FF10 teknolojik nimetlerin yardımıyla yeni sistemler ve klasik oynanış arasında bir köprü kuracak ve FF11 tamamen online olacak. Keza bu dönemler internetin ve online oyunculuğun istilaya başladığı dönemler. Square de yaygınlaşan internet kullanımını oyunlarına yedirmeye çabalıyor bir yandan. işte bu sebeple PlayOnline adını verdiği bir internet portalının da temellerini atıyor Square. Kendi RYO oyunları hakkında bilgiler ve tam çözümler içeren (liseliler tam çözüm nedir bilmez tabii), oyuncuların birbirleriyle diyaloga geçebileceği, oyunlar hakkında ürünler alabileceği, hatta online olarak beraber oynayabileceği bir platform bu. Her şey görünürde iyi hoş, zira PS2 nin bal gibi de internet desteği olacak. Peki, PS1 e çıkacak olan FF9 ne olacak? Klasik Playstation ın internet desteği olmadığı halde oyuncuları yeni kurduğu PlayOnline servisine katmak isteyen Square in aklına tek bir çare geliyor: Strateji rehberlerini internete bağlamak! Nasıl mı? Oyuncular FF9 un strateji rehberinin kenarlarında gördüğü kelimeleri PlayOnline da girdiği zaman oldukça detaylı incelemeler, haritalar, bilgiler ve tam çözümlere ulaşabiliyorlar. Ama o da akıllara şu soruyu getiriyor: İnternette biraz araştırıp bedavaya bulabileceğin bilgiler dururken seni internete yönlendiren bir kitap için neden para veresin ki? Bu durum kısa süre içerisinde oyuncular arasında yoğun bir tepkiyle karşılandı. Çünkü strateji rehberlerinin asıl amacı oyuncunun istediği zaman açıp bakabileceği bir kaynak olmalarıdır ve sürekli olarak bilgisayar ve konsol arasında gidip gelmek oyuncuları haklı olarak deli ediyordu (telefonda internetin olmadığı yıllardan bahsediyoruz ne de olsa). Ayrıca kitabın internetteki rehbere oranla çok az bilgi içermesi sebebiyle para verip kitabı almanın pek bir önemi de kalmıyordu. Strateji rehberleri o zamanlar RYO yapan firmalar için çok önemli bir gelir kaynağı olmasına rağmen FF9 unkinin satışı tam anlamıyla durdu. Gelişmelerin karşısında aynı PlayOnline destekli rehberi FFX te de kullanmayı planlayan Square, apar topar bu kararından da vazgeçti. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen Square ın PlayOnline destekli rehber projesi hala oyun tarihin en saçma ve aptalca kararlarından biri olarak görülür. Nitekim bundan uzun yıllar sonra da PlayOnline daki verileri içeren tam bir strateji rehberi de tekrar satışa sürüldü Bradygames tarafından FF9 için. Hatta bir ara FF9 daki kart oyununu da siteye koydular ama kimse ilgi göstermediği için ömrü çok kısa oldu. Ne diyelim, umarız aynı para tuzağına zamanında Ömer de düşmemiştir (biz haritayı kare kare elli kere gezerek bütün ekstraları bulmaya kasanlardanız be dostum!-Ö)B EMRE S."
1 (bilisim)
1 (1)
"2017-08-01T00:00:00Z"
400,267,609
"MHP GENÇLİĞİ KAN BAĞIŞINDA"
"MHP Gençliği Kan Bağışında Göreve yeni gelen Kemer MHP Gençlik Kolu Başkanı Burak Özdemir ve Ekibi Kemer de kurulan Kızılay çadırında toplu kan bağışında bulundular. 4 teMHP Gençliği Kan Bağışında Göreve yeni gelen Kemer MHP Gençlik Kolu Başkanı Burak Özdemir ve Ekibi Kemer de kurulan Kızılay çadırında toplu kan bağışında bulundular. Kan bağışının önemine değinen Kemer MHP Gençlik Kolu Başkanı Burak Özdemir Malumunuz kan üretilmeyen bir dokudur. Sadece sağlıklı kişilerin bağış yapmasıyla ulaşılabilir. Bugün sadece ülke nüfusumuzun yüzde l i kan bağışı yapmaktadır. Bu da ne kadar az bir oran olduğunun göstergesidir. Hastanede kan ihtiyacı duyan bizim en sevdiğimiz ya da kendimiz olabiliriz. Bizde bu duruma dikkat çekmek için Gençlik kollarımızla bugün buradayız, inşallah en kısa zamanda organ bağışı içinde aynı duyarlılığı göstereceğiz dedi."
8 (saglik)
8 (8)
"2014-01-13T00:00:00Z"
431,788,004
"ÇİZGİNİN DIŞI"
"LERLEME ÇİZGİNİN DIŞ Yazı: Jereray Berlin Banı! Güm! Pat! Süperkahramanlar önyargıları saf dışı bırakıyor. Geçtiğimiz yıl çizgi roman ve grafik roman satışlarının bir milyar dolara ulaştığı Kuzey Amerika da alışılmışın dışındaki karakterler -etnik ve kültürel azınlıklar, kadınlar, LGBTİ üyeleri- önemli rollere bürünüyor. Bu kapsayıcı dünyadaki kahramanların bazıları yeni. Ama ünlü karakterler ve markalar da biçim değiştiriyor. Marvel de şimdi siyahi bir Örümcek Adam ve kadın bir Thor var; Archie Comics in çok ırklı karakteri Harper şimdi bir engelli; DC nin Wonder Woman ı lezbiyen bir çiftin nikahını kıyıyor. Sanayi analizcisi Milton Griepp, eskiden marjinal sayılan grupların, ana akım çizgi romanlarda 10 yıl kadar önce düzenli olarak belirmeye başladığını söylüyor. Büyük oranda kadınlarca okunan manganın yükselişiyle ve Hollywood un son dönemdeki süperkahraman filmleriyle birlikte değişimin başladığını söylüyor. Ayrıca popüler kültür, yasalar, demografik kaymalar ve internetin yaygınlığının da rolü var. Süperkahramanlar ilk kez değişim geçirmiyor. TheNewMutants: Superheroes and the Radical Imagination of American Comics in yazarı Ramzi Favvaz, değişimlerin sürecin bir parçası olduğunu söylüyor. 1950 ler ve 60 larda yazarlar ve çizerler -toplumsal çalkantıları yansıtmak ve anlamak amacıyla- toplum dışına itilenlere ve karşıt kültürlere yer vermeye başladılar. Yıllar içinde kimlik politikaları ve çevresel sorunlar da tartışmalara dahil oldu. Günümüzde farklı kesimlerden karakterlerin farklı kesimlerden yaratıcıları var. Biseksüel yazar Steve Orlando, eşcinsel süperkahramanları Midnighter ve Virgil in sadece öncü olmakla kalmayıp aynı zamanda insan ve bağ kurulabilir kişiler olduklarını da söylüyor. Midnighter ın, kendilerine gerçek kimliklerini gösterme gücü verdiğini söyleyenler oluyor, diye belirtiyor. Bazı insanlar, kendilerine benzeyen bir karakter görmek için ömür boyu beklediler. Bu karakter bana çok benziyor ve bir kahraman. Öyleyse ben de kahraman olabilirim diyebileceği Peter Parkervari bir anı herkes hak ediyor. 1. Prodigy Başkasının şeklini alma gücüne sahip David Alleyne. Young Avengers ın 2013 sayısında biseksüel olduğunu açıklamıştı 2. Storm X-Men e 1975 yılında katılan hava cadısı Ororo Munroe, ana akım çizgi romanlardaki ilk siyahi kadın olmuştu. 3. Luke Cage Siyahi toplumsal adalet kahramanı, haksız yere suçlanıp hapis yattıktan sonra 1972 yılında süpergücünü kazanmıştı. 4. Black Panther VVakanda ulusunun kralı T Challa, fiziksel, zihinsel ve mistik bir mucize. 1966 yılında yaşama geçirilmişti. 5. Daredevil Çocukken kör kalan ama insanüstü duyulara sahip Matt Murdock, Stan Lee tarafından 1964 te yaratılmıştı. 6. Sunspot Güneş enerjisi toplama yeteneğine sahip Brezilyalı Roberto da Costa, 1982de New Mutant ların arasına katıldı. 7. Dust Toza dönüşebilecek şekilde mutasyona uğrayan kara çarşaflı Afgan karakter 2002 yılında yaşama geçirilmişti. 8. Kyle&Northstar Kyle Jinadu ile evli süper hızlı Jean-Paul Beaubier, 1992 de eşcinsel olduğunu açıklayan ilk süperkahraman oldu. 9. Dani Moonstar 1982 de çıkan atılgan kişilikli Yerli Amerikalı kahraman, kadınlardan oluşan Fearless Defenders adlı ekibin üyesi. 10. Karma 1980 yılında yaratılan Vietnamlı medyum, şimdilerde birkaç açık lezbiyen süperkahramandan biri. 11. Skin Mustasyon geçirip derisini değiştirme yeteneği kazanan Angelo Espinosa, eski bir Latino çetesi üyesi. 94te yaratıldı. 12. Batvvoman Batman den esinle yaratılan sert mizaçlı Kate Kane, lezbiyen olduğu için on yıl önce ABD Ordusu ndan atılmıştı. Vjgj FOTOĞRAF THOMAS ALLEN DC COMICS (BATVVOMAN) D MARVEL CHARACTERS INC (DİĞERLERİ)S"
10 (seyahat)
10 (10)
"2017-06-01T00:00:00Z"
421,227,849
"TERÖR DİYARBAKIR'DA KONUT SATIŞLARINI AZALTTI"
"Terör Diyarbakır da konut satışlarını azalttı Diyarbakır da konut satışlarında bu yılın Şubat ayında, geçen yılın ayn ayına göre yüzde 9, ocak-şubat döneminde ise yüzde 15 düşüş oldu. DIYARBAKIR da terör örgütü PKK mensuplarının saldırıları, konut satışlarını da olumsuz etkiledi. Çözüm Süreci döneminde huzur ve güvenliğin sağlanmasıyla artan yatırımların ekonomiye pozitif yansıması sayesinde konut satışlarının yükseldiği kentte, yaklaşık 8 ay önce başlayan terör saldırıları satışları düşürdü. Türkiye İstatistik Kurumu nun (TÜİK) bu yılın Şubat ayına ilişkin konut satış istatistiklerinden derlediği verilere göre, Türkiye genelinde Şubat ayında satış sonucu el değiştiren konut sayısı yüzde 7 artarken, Diyarbakır da yüzde 9 azaldı. Diyarbakır da Şubat ayında bin 82 konut e değiştirdi. Diyarbakır da konut satışları bu yılın ocak-şubat döneminde ise geçen yılır aynı dönemine göre yüzde 15 azalarak bin 972 geriledi. Diyarbakır da Ocak 2014 te 937 olan konut satışı Ocak 2015 te yaklaşık yüzde 19 artarak bin 114 e yükselmişti, bu yılın ocak ayında ise yaklaşık yüzde 20 düşüşle 890 oldu. Şubat 2014 te 934 olarak gerçekleşen konut satışı ise Şubat 2015 te yüzde 27 artarak bin 194 e yükselirken, bu yılın aynı döneminde yaklaşık yüzde 9 düşerek bin 82 ye geriledi. (AA)"
14 (ticaret)
14 (14)
"2016-03-28T00:00:00Z"
307,108,450
"SEMA BAKACAK KOCAKANAT ARİSTO TOURS: ÇİN PAZARINDA TAŞLAR YERİNE OTURACAK"
"Sema Bakacak Kocakanat Aristo Tours: Çin pazarında taşlar yerine oturacak Bu yıl Çin pazarının bundan sonrası için çok belirleyici olacak önemli bir yasa yürürlüğe girdi. 1 Ekim de yürürlüğe giren bu yasada Çinli turist hiçbir ülkeye alışveriş vaadiyle götürülemeyecek Japonya, Hindistan, Malezya ama daha çok Çin gibi Uzakdoğu pazarlarında uzun süredir söz sahibi olan Aristo Tours, Çin pazarının Türkiye turizmindeki yerini ve önemini daha da büyütmek için çaba harcıyor. Aristo Tours CEO su Sema Bakacak Kocakanat, Çin pazarı ekseninde Uzakdoğu turizmini RESORT e değerlendirdi... Gelecekte turizmi neler bekliyor? Turizm için nasıl bir gelecek öngörüyorsunuz? Gelecekte insanlar seyahat etmeye devam edecek Daha sık sürelerde daha çok seyahat edecekler. Bilgi ve görgülerini arttırmak, gezmek görmek için yurtdışına seyahat edecekler, yurtiçinde bilmek üzerine daha kısa seyahatler yapılacak ş seyahatlerinin de ayıca ivme kazanacağını düşünüyorum. Gelişen teknolojik olanakların geleceği belirleyeceğine ilişkin yaygın bir kanı var. Buna katılıyor musunuz? Teknolojinin gelecekte en büyük belirleyici unsur olacağı düşüncesine katılmıyorum. Genç kuşaklar için olabilir ama örneğin 40 yaş üzeri kesim için hizmet ve kalite çok daha büyük önem taşıyor. Kişiselleştirilmış hizmet bu kesim için çok daha önemlidir İnternette seyahat araştırması bile bir zaman gerektiriyor. 40 yaş üzeri orta ve üstü gelir seviyesine sahip kesimin bunun için zamanı bile yok. Bu anlamda tur operatörlüğü ve acenteciliğin önemi devam edecektir. Geleceğin turizminde en büyük sorun ya da sorunlar sizce neler olacaktır? ? Ulaşım olanakları bugün çok arttı. Bu daha da artacak. İstanbul transit geçiş noktası oldu. Giderek bir hub haline gelecek. Teknolojik olanaklar seyahati daha da kolaylaştırıyor. Bu gelişmeler karşısında insanların seyahatlennin önündeki en buyuk engel vizedir Bundan sonra da sanırım en büyük sorun olmaya devam edecektir. Uzakdoğu pazarlarının en eskilerindensiniz. Sizin gözünüzle gelecekte bu pazarları neler bekliyor? ? Diğer pazarlar çok daha küçük çapta olduklan için isterseniz Çin pazan ekseninde konuyu değerlendireyim. Çın pazarı çok büyük bir hızla büyüyor. Çin in en büyük özelliği devletin yaptığı 5 yıllık planların mutlaka ve harfiyen uygulanmasıdır. Bu yıl Çın pazarının bundan sonrası için çok belirleyici olacak önemli bir yasa yürürlüğe girdi. 1 Ekim de yürürlüğe giren bu yasa kapsamındaki maddelerden en önemlisi Çinli turistin hiçbir ülkeye alışveriş vaadiyle götürülemeyecek olması Ama bu Çinlinin seyahat eğilimini olumsuz etkilemez. Bu gelişme Türkiye de Çin pazarı ve Çin pazarında çalışan acente ve tur operatörlerini nasıl etkiler? +? Şimdi bizim gibi bu pazarda eski olan firmalar için taşlar yerine oturuyor. Shoppingı kullanarak bu pazarda kumar oynayanlar yok oldu Çin den gelecek turist sayısında önümüzdeki yıllarda nasıl bir gelişme öngörüyorsunuz? ? Çinli tünsün ana destinasyonları Tayland, Makau, Hong Kong, Güney Kore dir. Çin den yurtdışına seyahatlerin yüzde 80 ı bu ülkelere gerçekleşiyor Dolayısıyla Çın pazarına bakarken bir kere afaki rakamlarla, milyonlarla düşünüp hareket etmemek lazım Türkiye açısından Çin pazarının geleceği nasıl görünüyor? Çin turizmi Türkiye de bence yeni başlıyor Bütün dünya Çin e yönelik olarak temalı ürünler çalışmaya başladı. Ayrıca vizenin kolaylaştınlması gerekir. Çinlinin seyahat tercihinde vize çok büyük bir faktör Aristo Tours olarak Çin pazarı ya da genelde geleceğe yönelik plan ve hedeflerinizden söz eder misiniz? Partner tur operatörü bulabilirsek Çin den Antalya ya turist getirme düşüncemiz var. China Southern havayolu şirketi ile partnerlik anlaşması yaptık. Kasımdan itibaren China Southem in Türkiye deki partneri olarak çalışmaya başladık Dolayısıyla havayolu bağlantısı olarak da elimiz güçlendi. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte Çin den Antalya ya direkt seferlerle turist getirme planlarımız var Turlar Çinli turiste göre oluşturulursa Çinli turist her yere gider. Biz Antalya ve güneyin profesyoneli değiliz. Bu yüzden güvenilir ve sağlam partnerlerle Çın-Antalya hattını devreye sokabileceğimize inanıyoruz. ? 3. ULUSLARASARI RESORT TURİZM KONGRESİ ÖZEL SAYISI 82 KASIM 2013 . 131"
15 (turizm)
15 (15)
"2013-11-01T00:00:00Z"
435,732,191
"VECDET ŞENDİL"
"ORTAK AKIL İÇİN BAŞKANIN MESAJI VecdetŞENDİL biLgi@tukid.org www.tukid.org Kurultay kapsamında 3 gün boyunca perakendeciden, toptancıya; üreticiden, ithalatçıya her kesimle mevcut sorunlarımızı, gelecek vizyonumuzu masaya yatıracağız. Sevgili meslektaşlarım; Antalya da 16-19 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan 9 uncu Kırtasiye Kurultayımız için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Üyelerimizin büyük çoğunluğunun katılım sağlayacağı kurultay, sektörü yine tek çatı altında toplayacak. Bu önemli organizasyonda siz değerli yol arkadaşlarımızla bir araya gelip, Adan Z ye sektörümüze ilişkin her konuda istişare edecek olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz. Kurultay kapsamında 3 gün boyunca perakendeciden, toptancıya; üreticiden, ithalatçıya her kesimle mevcut sorunlarımızı, gelecek vizyonumuzu masaya yatıracağız. Bir olabilirsek, gücümüzü bir yerde toplayabilirsek, ortak menfaatlerimiz ve ortak akılla bir şeyleri gerçekleştirebilirsek sektör oluruz. Bu meyanda, ortak akıl oluşturulma noktasında bu kurultayımızın sektör adına büyük bir önem arz ettiği kanaatindeyiz. 2015 yılında gerçekleştirilen Kırtasiye Kurultayımızda meslektaşlarımıza duyurusunu yaptığımız ve ilerleyen süreçte sektörün hizmetine sunduğumuz Kırtasiye Bilgi Sistemi ni (KBS), bugün itibarıyla 1.500 ün üstünde meslektaşımızın kullanıyor olması bizler için bir gurur vesikası. KBS nin sektörümüze daha fazla fayda sağlaması ve daha fonksiyonel hale gelmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bununla ilgili olarak; KBS de meslektaşlarımızın iş akışlarını kolaylaştıracak eklentileri, değişiklikleri inşallah kurultayımızda sizlerle paylaşacağız. Daha önce sizlerle paylaştığımız ve önemli bulduğumuz diğer bir konu; perakende grubunun güçlendirilmesi... Konuyla ilgili Anadolu nun farklı illerindeki bölge toplantılarına ilk olarak 9 Ağustos da Diyarbakır ile başlamıştık. İkinci bölge toplantımızı Bursa da, üçüncü ve dördüncü toplantılarımızı da Ekim ayında Trabzon ve Adana da gerçekleştirmiş olduk. Yerinde yaptığımız ziyaretlerde ve toplantılarımızda gördük ki; meslektaşlarımızın yaşadığı sıkıntılar, Türkiye genelinde pek çok sektörde yaşanan sıkıntılarla aynı. Sektörel sıkıntılarımızı da görüştüğümüz toplantılarımızdan notlarımızı ve çözüm önerilerini not aldık. Bu notlarımızı 9. Kırtasiye Kurultayından hep birlikte görüşeceğiz. Neler yapmalıyız, nasıl bir yol izlemeliyiz sorularını kendimizden başlayarak sorarak ve ortak akıl oluşturacağız. Bu çalışmalar için taşın altına elini koyan, işine ve sektörüne sahip çıkan bireylere ihtiyacımız var. Bölge Toplantılarımızda yakaladığımız enerjiyi devam ettirmek, sürdürülebilir bir sektör bilinci oluşturmak amacıyla 9. Kırtasiye Kurultayında buluşmak üzere... 10 FREKANS"
2 (egitim)
2 (2)
"2017-11-01T00:00:00Z"
423,013,521
"MİLLİ MUHARİP UÇAK GELİŞTİRİLMESİ PROJESİNİN NERESİNDEYİZ?"
" Milli Muharip Uçak Geliştirilmesi Projesinin Neresindeyiz? Milli Muharip Uçak (MMU) Geliştirilmesi projesinin temelleri, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) bünyesinde, 2010 yılı içinde atıldı. Aynı yılın 15 Aralık günü, Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK), SSM ye, Jet Eğitim Uçağı ve Muharip Uçak Kavramsal Tasarım Projesi için, TUSAŞ ile sözleşme görüşmelerine başlama yetkisi vermişti. Projenin adından anlaşılacağı gibi, o dönemde, -tercihen- aynı platformu paylaşan ve biri muharip, diğeri ise eğitim amaçlı kullanılacak iki farklı tasarım üzerinde duruluyordu. SSM ile TUSAŞ arasındaki sözleşme, son derece hızlı bir şekilde, 23 Ağustos 2011 tarihinde imzalanarak, 29 Eylül 2011 tarihinde yürürlüğe girdi. Yani Türkiye nin MMU macerası, 2011 yılının sonbaharında resmen başlamış oldu. M. Emre YAZICI e.yazici@savunmahaber.com TUSAŞ ın bu konudaki deneyiminin sınırlı olduğu gerekçesi ile 2012 yılı başında, İsveç in Saab firması projeye dahil edildi ve Hava Kuvvetlerinden gelen FX (muharip uçak) isterleri çerçevesinde, proje şekillenmeye başladı. Hava Kuvvetlerinin -beklenenin aksine- insansız bir muharip uçağa fazla ilgi göstermemesi dikkat çekiciydi. TX (eğitim uçağı) isterleri, 2013 yılı Ağustos ayına, yani sözleşme süresi dolmadan az bir süre öncesine kadar TUSAŞ a ulaşmayınca, son dakikada gelen bu isterleri raporlarda ele alabilmek için belirlenen k aylık uzatma sonrasında, 2014 yılı başında, projenin Kavramsal Tasarım aşaması nihayetlendi. Ortaya çıkan tek ve çift motorlu çözümler, 5 inci nesil jet avcı uçaklarına has; küçük radar kesit alanı, gövde içi silah yuvaları ve art yanıcı olmadan ses üstü seyir gibi özellikler içeriyordu. Projede, hızlı bir şekilde ön tasarım aşamasına geçilmesi beklenirken, 2014 yılı içinde çalışmalar yavaşlamaya başladı. Özellikle kullanıcı tarafında, kavramsal tasarım aşamasının ardından, yola yine biryabancı firma desteği ile devam edilmesi görüşünün ağırlık kazandığı anlaşılmaktaydı. Bu esnada Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, 8 Ocak 2015 tarihinde gerçekleştirilen SSİK toplantısının ardından, artık TF-X olarak adlandırılan FX in, çift motorlu olacağını açıkladı. Bilahare, 2015 yılı baharında, önce yabancı firmadan alınacak desteğe yönelik olarak SSM tarafından bir Bilgi İstek Dokümanı (BİD) nın yayınlanması; ardından da 27 Nisan 2015 tarihindeki SSİK toplantısında, ön tasarım aşamasının başlatılması için SSM ye yetki verilmesi ile proje tekrar hareketlendi. BİD e gelen yanıtlar doğrultusunda, Haziran 2015 içinde yayınlanan Teklife Çağrı Dosyası (TÇD) na, Ağustos ayı başlarında; Airbus, BAE Systems ve Saab dan gelen tekliflerin değerlendirilmesi sonucu, Aralık 2015 içinde, öncelikli olarak görüşülecek Yabancı İşbirliği Firması (YİF) adayı, BAE Systems olarak belirlendi. Ön Tasarım Aşaması için Ana Yüklenici TUSAŞ ve YİF BAE Systems ile sözleşme görüşmeleri halen devam ediyor. Avcı Uçaklarının Geleceği MMU nun geleceğine yönelik çıkarsamalar yapabilmek için, 1940 lardan günümüzeX-47, sergilediği yeteneklerle, insansız en yüksek olgunluk seviyesine ulaşmış muharip uçak geliştirme projelerine baktığımızda, uçak tasarım ve geliştirme sürelerinin ve geliştirme maliyetlerinin artma eğiliminde olduğu görüyoruz. 1945 ten 2015 e kadar olan dönemde geliştirilen 45 muharip uçasavaş uçakları arasında uçak olarak öne çıkıyor. ğın; tasarımın başlangıcından, hizmete girişlerine kadar geçen süreler, 14-15 yıla yakınsıyor. Yine aynı analize göre, ilk uçuştan hizmete girene kadar geçen süre ise 10 yıla yaklaşmakta (Şekil 1). Bu verilere göre, MMU nun, Augustine in KVI ncı Kanunu Norman R. Augustine, ABD havacılık sanayisinde 40 yıla yakın aktif olarak; mühendis, program müdürü, şef mühendis ve üst yöneticilik görevleri yapmış; 1975-1977 döneminde ABD Kara Kuvvetleri Müsteşarlığı, 1987-1997 döneminde ise Lockheed Martin in CEO luğu görevlerinde bulunmuş bir havacılık duayeni. İçinde, deneyimleri sonucu oluşturduğu toplam 52 kanun un yer aldığı 1997 tarihli kitabı, Augustine s Laws , 6 ncı baskısını yapmış durumda. Kitapta yer alan Augustine nin 16 ncı Kanunu na göre; 2054 yılında, ABD nin tüm savunma bütçesi, yalnızca tek uçak satın almaya yetecektir. Bu uçak, haftanın 3,5 günü Hava Kuvvetleri, 3,5 günü ise Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılacaktır. İstisna olarak, [Şubat ın 29 çektiği] artık yıllarda, bir günlüğüne Deniz Piyadelerinin kullanımına verilecektir . Mizahi gelse de aslında bu yorum, kitapta detaylandırılan gerçek verilere dayanıyor (Şekil 2). 2023 te uçuş testlerine başlaması hala mümkün. Ancak, yine aynı veriler, 1945-2015 arasındaki geliştirme maliyetlerinin, binlerce dolardan milyarlarca dolara yükseldiğini ve muhtemelen artmaya devam edeceğini de göstermekte. Amerikan Deniz ve Hava Kuvvetlerinin yanı sıra Rusya, Japonya, Fransa ve İngiltere, 2030lu yıllarda hizmete girecek 6 ncı nesil bir avcı uçağı üzerinde çalışmaya başlamış durumdalar. Bu uçağın özelliklerini1944 1949 1954 1975 4G 4G+ 4G++ Süre [yıl] 16 Avcı Uçaklarının Geliştirme Süreleri Projenin başlamasından hizmete girene kadar geçen süre 12 Projenin başlamasından ilk uçuşa kadar geçen süre Dönem 1945-1965 1965-1985 1985-2005 2005 - 2025 Şekil 1: Bu grafik, 1945 ila 2015 yılları arasında hizmete girmiş 45 jet avcı uçağının geliştirme sürelerine ait verilerin, 20 şer yıllık dönemlerde ortalamaları alınarak hazırlanmıştır. Buna göre, avcı uçaklarının geliştirme süreleri, 70 yıl öncesine göre, neredeyse 4 kat uzamış durumdadır. Günümüzde geliştirilmekte olan bir jet avcı uçağının, projenin resmen başlamasından 7-8 yıl sonra ilk uçuşunu yapması; 15 yıl içinde de hizmete girmesi normal görünmektedir. tanımlanırken -bir zamandır iddia edilenin aksineF-35 in, son insanlı avcı uçağı olacağına dair kanaatlerin yumuşadığını, insanlı yerine de pilot seçenekli (optionally piloted) tabirinin kullanılmaya başlandığını görüyoruz. Bu da MMU kapsamında Türk Hava Kuvvetlerinin insansız bir muharip uçağa fazla sıcak bakmamasının, aslında ileri görüşlü bir yaklaşım olduğunu gösteriyor. Açık kaynaklara baktığımızda, 2030 lu yıllarda doğu ve batı bloklarının uçurmakta olacağı esas muharip uçakların, bir it dalaşına girmeden çok önce rakibi imha etmek üzere tasarlandığını söylemek mümkün. F-22, PAK-FA veya J-20 gibi uçakların yanında son derece kıvrak bir görüntü veren F-35 lerin bile manevra yeteneklerinin F-16 nın çok gerisinde kaldığına dair bir rapor, 1 Temmuz 2015 tarihinde Washington Post tarafından da doğrulanınca, hayli yankı buldu. Batıda tasarlanan beşinci nesil jet avcı uçaklarının, müttefik yer ve hava birimleri ile oluşturduğu veri füzyonu ve düşman tarafından tespit edilmelerinin güç olmasına güvenerek muharebeye girecekleri anlaşılıyor. Öte yandan, altıncı nesil avcı uçaklarının özelliklerine yönelik olarak bu yılın Nisan ayında, ABD de yerleşik Stratejik ve Bütçesel Değerlendirmeler Merkezi (CSBA) bir raporyayınladı. Bu raporda, avcı uçağının, belirgin biçimde büyük boyutlu, gelişmiş algılayıcılara sahip, ağ merkezli çalışan ve tespit edilmeden çok önce uzun menzilli silahlar kullanarak rakiplerini imha edebilecek şekilde tasarlanması tavsiye ediyor. Büyük uçakların, daha uzun menzilli olacaklarından, tehditlerden uzak yerlerde konuşlanabileceği, daha etkin radar ve İR algılayıcılar barındırabilecekleri ve daha uzun menzilli, büyük füzeler taşıyabilecekleri vurME-262METEOR F-86MIG-15MIG-17 HUNTERF-100F-105F-104 MIG-21 LIGHTNING MIG-27F-15F-16TORNADO M-2000MIG-29F-18A BSU-27 SU-30JAS-39 Şekil 3:1945 ila 2015 yılları arasında, muhtelif ülkeler tarafından geliştirilen ve yapılan analizlerde verileri kullanılan 45 jet avcı uçağının, nesillere göre gruplanması ve boyutsal kıyaslaması. Uçaklar, hizmete giriş yılları dikkate alınarak sıralanmıştır.1973 gulanıyor. Hal böyle olunca, geleceğin semalarında görev yaparken küçük ve kıvrak olmak bir avantaj sağlamayacak gibi. Tartışmaları daha anlaşılır kılmak açısından, jet avcı uçaklarının nesil tanımlamasını netleştirmekte fayda var. Farklı tarafların nesil tanımlan, ufak tefek farklılıklar göstermekle birlikte, temel olarak; birinci nesil (1G) jet avcı uçaklarının (F-80, Me-262, vb.) en belirleyici özelliklerinin -doğal olarak- jet motorları olduğunu söyleyebiliriz. İkinci nesilde (F-86, MIG-15, vb.) geriye doğru ok açısı verilen kanatlar daha yüksek hızlara ulaşılmasını mümkün kılarken, radar ve ısı güdümlü füzelerin ilk kez uçaklara entegre edildiğini görüyoruz. Aralarında yeni servisten çıkardığımız RF-4 Phantom ların da yer aldığı üçüncü neslin (F-104-, F-4, M lG-17, MIG-21, vb.) belirleyici özellikleri arasında; sesten hızlı uçabilme ve hedefleri uzak mesafelerden USD 1.000.000.000 100.000.000 10.000.000 1.000.000 Augustine in 16 ncı Kuralı ABD Avcı ve Bombardıman Uçaklarının Birim Fiyat Gelişimi F-35 Lightnipg-Tİ B-52H F-18EHomet F-16A BFalcon B-52B c F-100 Süper Sabret- 100.000 P-51 Mustang o P-6 Hawk Şekil 2: Norman Augustine nin, 1997 basımı Augustine in Kuralları kitabında yer alan ve ABD tarafından bugüne kadar kullanılmış jet avcı uçaklarının birim fiyatlarındaki artış meylini gösteren grafik. imha edebilme yer alıyor. Dördüncü nesilde (F-15. F-16, Mirage 2000, MIG-29, vb.), uçakların manevra ve seyrüsefer kabiliyetleri artarken, gelişmiş güdümlü silahları ile hedeflerini ufkun ötesinde (göz teması olmaksızın) imha edebilmeleri olanaklı hale geliyor. AG+ ve 4G++ (EF-2000, SU-30, Rafale, F-16 C D Blok 50, F-18 E F, F-15SE, MIG-35, vb.) olarak anılan uçaklarda ise aviyonik sistemlerin önemi artıyor ve bazılarında radar kesit alanları küçülüyor. Nihayet beşinci nesil jet avcı uçaklarına (F-22, F-35, J-20, PAK-FA) baktığımızda, silahların gövde içinde taşınabildiğine, ses üstü seyir 1940 Zaman 1960 2000 yer alıyor. Uçak, 2 adet EJ200 motorundan güç alıyor. F-18E FRAFALE TYPHOONF-22 J-10FC-1 SU-35JAS-39EF-35PAK-FAJ-20 İsrail için Fransız Dassault tarafından geliştirilmiştir Pakistan Aeronautıcal Complex (PAC) ve Çın Chengdu Aircraft Corporation (CAC) tarafından ortak geliştirilmiş olup yalnızca Pakistan Hava Kuvvetlen tarafından kullanılmaktadır İlk uçuşunu 1997 yılında yapan F-22, ilk 5G avcı uçağıdır. Uçağın Menşei 3 Avrupa ABD3 Rusya Çin Haziran 201 B - 31Azami İtki [Ib] 90.000 -I 70.000 50.000 30.000 Avcı Uçaklarının Güç Gelişimi Tek Motorlu Çift Motorlu 10.000 , Zaman ve maliyetinin önemli kısmını teşkil ettiğini gözlemliyoruz. İçinde bir pilot olmadan görev yapan uçakların sayısının da (henüz servise girmemiş olsalar da] her geçen gün arttığı bir gerçek. Bütün bu meyiller, geleceğin muharebe sahasında semaları dolduracak hava araçlarının nasıl olabileceği konusunda ipuçları veriyor. MMU Projesinin Geleceği Sürekliliği sağlanamamış tarihi başarıları şimdilik hesaba katmasak bile Türkiye nin on yıldan daha uzun zamandır kendi uçaklarını tasarlayıp uçurduğu bir gerçek. Türkiye nin, türbinli motor tasarımı konusunda işin henüz başında olduğunu; aviyonik sistemler konusunda ise dünya seviyesinde ürünleri olduğu göz önüne aldığımızda, tartışma gövde F-IÛO F-104 F-80 8 MIG-17F-5E 1950 1960 1970 1980 1990 2000 2010 2020 Şekil 4:1960 lardan sonra, özellikle Doğu Bloku nun hep çift motorlu jet avcı uçaklarını tercih ettiğini ve 1945 den bu yana, jet avcı uçaklarının belirgin bir güçlenme eğiliminde olduğunu görüyoruz. Rusya tarafından geliştirilen ve ilk uçuşunu 2010 başında yapan PAK-FA, 1940 larda geliştirilen Me-262 den 20 kez daha güçlü motorlara sahip. Aynı paralelde, Çin in geliştirmekte olduğu J-20, iki F-4 ten daha güçlü. yapabildiklerine, ayrıca batı menşeli olanların yer ve hava birimleri ile kapsamlı bir veri füzyonu oluşturabildiklerine ve radar soğurucu malzemeleri daha yaygın kullandıklarına şahit oluyoruz. Anlaşılan o ki, hem radar kesit alanının ve sürüklenmenin azaltılması için silahların gövde içinde taşınması gerekliliği hem de art yanma ihtiyacı olmadan ses üstü seyir yapabilecek makul verimlilikteki motorların çaplarının büyümesi, uçakların nesilden nesile büyümesine ya da bir diğer ifadeyle kalınlaşmasına neden oluyor (Şekil 3]. 2030 lu yıllarda uçacak avcı uçaklarının üzerinde yer alacak motorların, seyir hızına göre nitelik değiştirmeleri bekleniyor. Motorlar, ses üstü hızlarda, daha ziyade bir turbojet gibi davranırken, düşük hızlarda, bypass oranlarını arttırarak turbofan gibi davranabilecekler. Bu uçakların üzerindeki en yenilikçi savunma sistemi ise hiç şüphesiz yönlendirilmiş enerji silahları, yani lazerler olacak. Halen düşük güçlerdeki lazer işaretleyiciler, hedef işaretlemede zaten kullanılıyor. Bir sonraki aşamada, orta seviye güçlere sahip lazerler, uçaklara yönlenen füzelerin güdüm sistemlerinin tahrip edilmesi için kullanılabilecek. Görünen o ki, diğer hava araçlarını yok edebilecek güçteki yüksek enerji gereksinimine sahip yönlendirilmiş enerji silahları taşımak ve ateşleyebilmek için, avcı uçaklarının gelecekte daha da büyümesi gerekecek. 1945 ila 2015 yılları arasında değişik ülkeler tarafından geliştirilip hizmete girmiş 45 jet avcı uçağının verilerini incelediğimizde, bu yaklaşımı destekleyecek bazı belirgin meyiller (trend) görmek mümkün (Şekil 4). Söz konusu 45 uçağın toplam azami itkilerini bir tablo üzerinde gösterdiğimizde, meyil hattının (trend üne) tek ve çift motorlu uçakları birbirinden ayırdığını görüyoruz. Benzer biçimde, başlangıçta yalnızca bir telsizden ibaret olan aviyonik ekipmanların, hem sayıca artarak hem de çeşitlenerek uçağın ağırlık ye (airframe) indirgeniyor. Gövde tasarımı ve imalatı konularında ise Türkiye, zaten yeterince tecrübeli. Bu alanda kullanılan teknolojilerin, ağırlıklı olarak 1970 lerden kaldığını da rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durumda, Türkiye muharip bir uçak yapabilir mi? sorusundan ziyade Türkiye nasıl bir uçak yapmalı? sorusu öne çıkıyor. Bu sorunun yanıtı ise teknolojik, mali, yönetimsel ve siyasi boyutları olan dinamik bir karaktere sahip. Yine de Nasıl bir uçak? sorusunu yanıtlayabilmek ve yabancı kaynaklarda yer alan yorumlara nasıl ulaşıldığını anlamak için, avcı uçaklarının tarihsel gelişimlerine de bakmamız lazım. Eninde sonunda, MMU nun, bu şekilde evrilmiş rakiplerinin yanında veya karşısında operasyon yapmak durumunda kalabileceği asla unutulmamalı. T-50 (önde); Su-34 (arkada, solda] ve Su-27 Su-35 (arkada, sağda) ile başlayan, yüksek manevra kabiliyetine, görünmezlik teknolojilerini de ekleme yaklaşımı üzerinden geliştirildi. 32 - Haziran 2Ü1B"
9 (savunma)
9 (9)
"2016-06-01T00:00:00Z"
412,090,267
" YENİDOĞAN BEBEK CİLDİ HASSASTIR, BAKIMI ÖZEN İSTER"
" Yenidoğan bebek cildi hassastır, bakımı özen ister. i Bu kimyasalları bebeğinizden uzak tutun Eczaabaşı Dr. Murat Palabıyık diyor ki; .Yenidoğan bebeklerde cilt, birçok fonksiyonu olan önemli bir organdır .Yenidoğan cildi yetişkinlere göre çok daha ince, emici ve geçirgendir .Bebeklerin sağlıklı gelişimi için, ince ve hassas ciltlerine uygun saf içerikli ürünler tercih edilmelidir Yenidoğan cilt bakım ürünlerinde nelere !cat edilmeli? .Yenidoğan bebek ürünlerinin üzerinde yenidoğan için yazması yeterli değildir, urunun içerik bolumu mutlaka incelenmeli. .Alkol, Parfüm, Paraben, Boya, Phthalate gibi kimyasalları içermemeli Bilinenin aksine yenidoğan bebek şampuanlarının köpürme özelliği duşuk olmalı Köpürmeyi sağlayan SLS (Sodium Lauryl Sulfate) ve SLES (Sodium Laureth Sulfate) yenidoğan cildini tahriş edebileceğinden, bu kimyasalları içermeyen ürünler tercih edilmeli Dr MURAT PALABIYIK Çocuk sağlığı ve hastalıktan uzmanı ve Neonatolog Paraben: Ürünlerin raf omrunü uzatmak için kullanılır. Ciltte kızarıklık, tahriş, ağrı ve kaşıntıya neden olur Alkol: Kurumaya müsait olan ve az miktarda yağ salgılayan bebek cildini kurutur ve tahriş eder. SLS SLES Urune köpürme özelliği verir ve tahriş edicidir Boya ve Parfüm: Bebek cildinde alerjik reaksiyonlara neden olabilirOnun için en iyisini istersiniz. b t Uni Baby Yenidoğan Islak Pamuk Mendil .Saflaştırılmış su ve doğal pamuktan oluşur .Bebeğinizin el, yüz ve tüm vücudunda pratik ve güvenli temizlik sağlar. .Hassas, ince ve geçirgen olan yenidoğan cildine özel geliştirilmiştir. .İlk günden itibaren güvenle kullanılabilir a Dermatolojik ve klinik olarak test edilmiştir IAlkol, Paraben, Parfüm, Phthalate, SLS SLES, Boya, -? Alerjen Madde içermez. Uni Baby Yenidoğan Köpük Şampuan .Özel pompası sayesinde hazır köpük formundadır. .Köpürtme ihtiyacı duyulmadan, pratik ve güvenli banyolar sağlar. .Saf içerikli formülü kolayca durulanır. .Hassas, ince ve geçirgen olan yenidoğan cildine özel geliştirilmiştir. .İlk günden itibaren güvenle kullanılabilir. ( ? Dermatolojik ve klinik olarak test edilmiştir. VAlkol, Paraben, Parfüm, Phthalate, SLS SLES, Boya, NT Alerjen Madde içermez. U t tfytnMojcB WVVW.unibaby.COm.trOO O W nibabyaik t .-Wkfi,t1-fflMrru t 3WjflHIBBMBe-ftrAnctonn"
8 (saglik)
8 (8)
"2015-03-01T00:00:00Z"
303,240,152
"TOPLAM 50 TL DEĞERİNDE OYUN PARASI VE ÜCRETSİZ OYUN"
"DEĞERİNDE.. OYUN PARASI VE ÜCRETSİZ OYUN Hardware Plus, oyun oynamayı çok ciddiye alıyor! Oyunculara yönelik eylemlerimiz gelecek sayılarımızda da devam edecek:) Bu sayfada belirtilen tüm ücretsiz kodlann son kullanma tarihi 30 Haziran 2013tür. Her HPW okuru söz konusu oyunlar için sunulan teklifleri sadece birer kere kullanabilir. kunu göstermek için de benzeri görülmemiş bir güzellik yaparak okurlannı 50 TL değerinde oyun parası ve ücretsiz oyunla ödüllendiriyor. OYUN PARASI VE ÜCRETSİZ OYUN KODU NEREDE? Size özel 50 TL değerindeki oyun kodlannı kullanmak için dergimizin www.hardwareplus.com.tr adresli web sitesine üye olmanız gerekiyor. Üyelik aşamasında HVVP yi satın aldığınızı kontrol etmemiz için dergiyle ilgili birkaç küçük soruya cevap vermenizi isteyeceğiz. Bu nedenle lütfen üyelik işlemleri sırasında dergimizi yanınızdan ayırmayın. Üyelik aşamaları ve yöntemleriyle ilgili detaylı bilgiyi vvww.hardwareplus.com.tr kampanva adresinde bulabilir ve oyun kodlarınıza hemen ulaşabilirsiniz. Ücretsiz kodlara ulaşma konusunda herhangi bir sorunla karşılaşırsanız info@hardwareplus.com.tr adresine karşılaştığınız sorunu yazabilir veya mesai saatleri içinde HVVP ye telefonla ulaşabilirsiniz. Telefon aramaları sırasında HVVP nin birinci sayısının yanınızda olması gerekmektedir. Ayrıca internete bağlı bir cihazı kullanabilir durumda olmanız da sürecin tamamlanması için şarttır. WOLFTEAM 100 KP, 1 Günlük, 1 Günlük Reinhard Schneider Futbolcu Karakteri, 7 Günlük Kar 98K, 7 Günlük Karanlık Pençe http: www.iovgame.com wolfteam adresinden kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yaptıktan sonra JoyPara Yükle seçeneğine tıklıyorsunuz. Daha sonra ise Hediye Kuponu yazan yere web sitemizden aldığınız kodu girerek oyuna katılabiliyorsunuz. 122 HARDWARE PLUS . HAZİRAN 2013BRICK-FORCE FIREFALL MAGICKA BUCKLIGHT Hardvvare Plus logolu Panda kostümü Oyuna Brick-Force un resmi sitesinden kayıt olduktan sonra www.brick-force.com tr account voucher adresinden size sağlanan promo kodunu girerek kostümünüzü alabilirsiniz. En fazla 30 dakika içerisinde yeni nesneniz hesabınıza ulaşacaktır. Kapalı beta oyuna erişimi Bugüne kadar hiçbir oyunun kapalı beta ortamına konuk olmayan HPW okurları da web sitemize üye olduktan sonra profil sayfasındaki yönergeleri takip edebilirler. 10 Euro değerinde tam sürüm oyun Magicka yı ücretsiz oynamak isteyen HPW okurlarının da öncelikle web sitemize üye olması gerekiyor. Ardından Steam hesabı ve uygulaması olmayan okurlarımız www.steampowered.com adresinden bir hesap alıp uygulamayı indirebilirler. Sonrasında yapılması gereken işlemler sırasıyla şöyledir: Adım 1) Steam ekranından Kütüphane Oyunlar sekmesine gidin ve sol alt taraftaki Oyun ekle menüsü altından Yeni bir ürün etkinleştir seçeneğine tıklayın. Adım 2) Web sitemizden alınan kodu açılan pencereye girin. GOBLIN KEEPER 17 TL değerinde Goblin Parası 17 TL değerindeki Goblin Parası na sahip olabilmek için yapmanız gereken ilk şey web sitemize üye olmak. Üyelik sonrası web sitemizin size özel profil sayfasındaki yönergeleri takip ederek Goblin Keeper hesabınıza 17 Tl değerindeki Goblin Parası yüklenmesini sağlayabilirsiniz. TRIBESASCEND 4 TL değerinde 250 Tribes Gold Oyun içerisinde kullanabileceğiniz yaklaşık 4 TL değerindeki 250 Tribes Gold promosyonu için oyunun içerisinden Store bölümüne girip daha sonra Promotion Code u seçmelisiniz. Daha sonra web sitemizin ilgili sayfasından aldığınız kodla bu promosyonu kullanabilirsiniz. 1 haftalık Dataluxe Breach-X7 ve Guardian WarmongerL1 Blacklight oyunculan,web sitemizden alacakları kodu oyun içinde aktive ederek 1 hafta boyunca Dataluxe Breach-X7 ve Guardian WarmongerL1 zırhlarını kullanabilecekler. Zırhlar aktivasyon sonrasında oyun içerisindeki postada bulunacak. HAZİRAN 2013 HARDWARE . PLUS 123UHP 4&& sı OYUNm DON T STARVE Çalı çırpı toplayın, kapan kurup avcılık yapın, ne yapın edin ama sakın aç kalmayın! ağımsız, düşük bütçeli oyunların yeniden moda olduğu günümüzde yine sizi günler boyu ekrana kilitleyecek bir indie oyunla karşınızdayız. İndieseverlerin Shank ve Mark of the Ninja oyunlarından tanıdığı Klei Entertainment ın son oyunu Don t Starve da, üzerinde çalıştığı gizemli makinenin yapımını bir türül bitiremediği sırada radyo üzerinden kendisine yardım teklifi gelmesi üzerine sesi dinleyerek makinesini tamamlamayı başaran genç bilim adamı Wilson u kontrol ediyoruz. Makinesi bittikten sonra aslında bir iblis tarafından tongaya düşürüldüğünü anlayan Wilson kendisini vahşi doğanın göbeğinde, hiç bilmediği topraklarda bulur ve maceramız burada başlar. Aslında maceramız demek biraz hafif kalıyor, çünkü oyunun sizi yönlendirecek bir hikayesi yok. Oyundaki tek göreviniz ne yapıp edip hayatta kalmak. Onda ne var ki canım demeyin, çünkü neredeyse bütün oyun sizi bir anda öldürebilmek üzerine kurulmuş. Oyuna başladığımızda bahsettiğim başlangıç hikayesini aktaran bir videonun ardından kendimizi her seferinde rastgele oluşturulan oyun dünyasında buluyoruz. Bir Tim Burton filminden fırlamış gibi görünen oyunda ilk işimiz etraftan işimize yarayabilecek şeyleri toplayarak onları çeşitli kombinasyonlarda kullanmaya çalışmak oluyor. Örneğin kendinizin bellediğiniz bir arazinin etrafını duvarlarla çevirebilir, içinde ektiğiniz tohumlarla kendi bostanlarınızı oluşturabilirsiniz. Tamamen açık dünyada sandbox tabir edebileceğimiz bir yapıya sahip olan oyuna biraz çeşitlilik getiren Macera modundan da bahsetmek isterim. Oyun sırasında etrafta denk geleceğiniz geçitlerden geçerek ulaşabileceğiniz Macera modunda çeşitli zorluk seviyelerinde görevleri yerine getirip dünyanıza geri dönmeye çalışıyorsunuz. Macera modu bir yerden sonra tekdüze hale gelebilen oyuna bir nebze çeşni sağlıyor diyebilirim. Oyun orijinal sanat anlayışı ve keşfetmeye yönelik oynanışıyla övgüleri hak ediyor olsa da oyun içi gelişim sisteminin öldüğünüzde kaç gündür hayatta olduğunuzla orantılı olarak kazanacağınız ve yeni karakterler açmak için kullanabileceğiniz tecrübe puanlanndan ibaret olması oyunun tekrar oynanabilirliğine biraz gem vuruyor diye düşünüyorum. Çünkü siz her oyunda değişik bir şeyler keşfedip kendinizi oyuncu olarak geliştiriyor olsanız da, her ölümden sonra yeni oyuna başladığınızda yaklaşık ilk yanm saatiniz gayet standart gelişiyor ve bu çoğu oyuncuyu oyunu tekrar oynamaktan soğutabilecek bir ayrıntı. Sonuç olarak: Yapımcılarının 6 ayda bir güncelleme sözü verdiği, Caves eklentisi hakkında dedikoduları gündeme düşmeye başlayan ve indie piyasasına değişik bir soluk kazandıran Don t Starve ı herkese tavsiye ederim. 124 HARDWARE PLUS . HAZİRAN 2013INJUSTİCE: GODS AMOIMG US ,ÜPER KAHRAMANLAR KAPISI En sevdiğiniz DC Unıverse karakterleriyle süper güç destekli dövüşler yapma fikri size cazip geliyorsa doğru yerdesiniz! Joker... Kedi Kadın... Flash... VVonder VVoman... Siz de bu isimleri duyduğu yerde işini gücünü bırakıp sesin geldiği yöne dönenlerdenseniz Injustice tam size göre. Injustice: GodsAmong Us, Aquaman den Green Arrovv a, Nightvving den Bane e tam 26 adet DCU karakterinden birini seçebileceğiniz bir dövüş oyunu. Injustice ın oynanışından biraz bahsedelim. Oynanan düzlem iki boyutlu olmasına karşın karakter ve arka planlar üç boyutlu tasarlanmış. Bire bir dövüşlerden oluşan oyunun kontrolleri dört ana tuştan meydana geliyor. Bunlar hafif, orta, ağır saldın ve karakter özellikleri tuşları. Karakter özellikleri tuşu her karakterin özel yeteneklerini yansıtan güçler sağlıyor. Örneğin Superman e geçici nitelik artışı verirken, Batman in bir sürü robot yarasa çağırmasını sağlıyor. Dövüşlerin yaşandığı arenalar da çeşitliliğe sahip. Batcave, Justice League den tanıdığımız VVatchtovver ve Superman in dinlence yeri Fortress of Solitude bu arenalardan sadece birkaçı. Bahsettiğim arenalar interaktif olmanın yanında üç düzey olarak tasarlanmış. Sahnenin kenarlarına doğru yapacağınız ağır bir saldırıyla duvarları yıkıp kendinizi arenanın farklı bir düzeyinde bulabilirsiniz. Ayrıca isteğe bağlı interaktif çevre özelliğiyle örneğin Batman kenarda duran otomobile ateş açıp patlatabilirken Superman o aracı alıp düşmanının başına çalabiliyor. Oyunun modlan arasında oyuncuların çeşitli karakterler arasında geçiş yaparak hikayeyi keşfettiği Story Mode, yapay zekaya karşı Battle Mode, iki oyunculu Versus Mode, antrenman yapmak için Training Mode ve karakterlere özel, çeşitli zorlukta 240 tane görevi yerine getirmeye çalıştığımız S.T.A.R. Labs Mode bulunuyor. Çevrimiçi olarak ise sekiz oyuncunun sırasını beklerken diğer dövüşleri izlediği King of the Hill modu ile kazananın seçtiği karakter ve kalan can puanıyla bir sonraki tura devam ettiği Survivor modu yer alıyor. Spoiler vermek istemediğim için oyunun senaryosu hakkında detaya girmeyeceğim ama oyun yapımcılarının DC yazarlarıyla birlikte hazırladığı senaryodan oldukça keyif alacağınız garanti. Özellikle hikaye modunda MK vs. DC oyunundakine benzer bir sistem kullanılmış ve her dövüşün alt alta sıralanması yerine öncesinde ve sonrasındaki sinematiklerle dövüşün sebeplerinin hikayeye oturtulması sağlanmış. Eğer Superman ile rakibinizi uzayın dışına fırlatmak, Flash la dünya çevresinde iki tur döndükten sonra karşınızdakini yumruk manyağı yapmak veya Lex Luthor ile uzaydaki uydunuzdan gelen yok edici ışını düşmanınıza yansıtıp ufak çaplı bir nükleer felakete yol açmaktan keyif alacağınızı düşünüyorsanız, doğru oyundasınız. HAZİRAN 2013 . HARDV ARE PLUS125OYUN (( i m .-.!. FAR CRY 3: BLOOD DRAGON Geçen senenin bombası Far Cry 3 için hayal gücünüzü zorlayacak bir eklenti paketi... ar Cry 3 ü sevmiştiniz değil mi? Vaas ı, o safirle zümrüt karışımı berrak denizleri falan? Şimdi onların hepsini unutun! Blood Dragon için Far Cry 3 eklenti paketi demek ne kadar doğru bilmiyorum. Çünkü her ne kadar isminde Far Cry 3 geçse de Blood Dragon çalışmak için ana oyuna ihtiyaç duymayan, şahsına münhasır bir oyun. Far Cry 3 te olduğu gibi Ubisoft Montreal tarafından geliştirilen Blood Dragon, Retro-fütüristtik diyebileceğimiz bir dünyada geçiyor. Göz yamalı cyborg Sergeant Rex Povver Colt u yönettiğimiz oyunun dünyası için 1980lerin VHS kasetlerinde izlediğimiz gelecek filmleri konseptine yakın bir distopiden bahsedebiliriz. Oyunun hikayesine değinecek olursak, 2007 yılında dünyamız bir nükleer savaşın yaralarını sarmaya çalışmaktadır. Omega Force isimli Amerikan cyborg ordusu mensubu bir süper asker olan Rex, ortağı Spider ile haritalarda görünmeyen bir adaya, yoldan sapmış bir elit ajan olan Colonel Sloan ı bulmaya gönderilir. Karşılaşma sonucunda Sloan Spider ı öldürürken Rex i saf dışı bırakmayı başarır. Sloan in etkisinden kurtulmayı başaran asistanı Dr. Darling tarafından uyandırılan Rex, doktorla birlik olarak Sloan ın roketleri ve adada kol gezen kan ejderhalarım kullanarak dünyayı tarih öncesi çağlara döndürme planını altüst etmeye çalışır. Karanlık bir gelecekte cyborglar, süper silahlar, zombiler ve titanyum kaplı siber ejderhalarla dolu bu ek paketi değişik bir lezzet denemek isteyen herkese tavsiye ederim. ??- -r? 126 HARDWARE PLUS . HAZİRAN 2013War of Mercenaries Yeniçerilerinizi toplayın ve düşmanlarınızın topraklarını yağmalayın. Tabii kaynaklarınızı iyi kullanıp, şehrinizin savunmasını da kurmanız gerekiyor. Yoksa sonunuz yakın. 1 irkaç yıl öncesine kadar en popüler zaman öldürme oyunları tarayıcı tabanlı, şimdi adını unuttuğumuz OGame ve benzeri geliştirmeli savaşmalı oyunlardı. Fakat bu oyunların modası Facebook un popülerliği ile birlikte yok oldu. Geliştiricilere sosyal ağ içerisinde bir platform yaratan Facebook, oyun sektörü içinde yepyeni bir kol yarattı. Ülkemizde bu yeni oyun sektöründen en iyi faydalanan ve en başarılı firma da Peak Games. Sadece Türkiye de değil, dünya çapında milyonlarca kullanıcısı olan oyunlar hazırlayan firmanın son eseri ise War of Mercenaries. Oyunda 4 farklı kaynağınız bulunuyor. Bu kaynaklan farklı farklı binalar inşa etmek, inşa ettiklerinizi geliştirmek ya da asker üretmek için kullanabiliyorsunuz. Bu kısma kadar oyun daha önce alışkın olduğumuz tarayıcı oyun lan na benziyor. Fakat oyunun farklılaştığı yer, savaş mekaniği. Savaşlan gerçek zamanlı ???????i olarak ve askerlerinizi yöneterek yapabiliyorsunuz. Tabii savaşlar ilk aşamada şehirleri yağmalamak aslında sadece. Şehirlerin savunma mekanizmaları da bu yüzden çok önem arz ediyor. Yağmaladığınız şehirlerden ganimet kazanıp, arkanızda bir yıkım bırakıyorsunuz. Oyunun içindeki karakterlerin söylemleri ve oyun karakterleri tamamen Türkçe. Hatta oyun içi savaşçılar da Yeniçeri vs. gibi isimler almışlar. Bu yüzden oyunu oynamak daha da keyifli bir hale geliyor. Sonuç olarak; Oyunu tamamen ücretsiz olarak oynayabiliyorsunuz. Fakat isterseniz daha hızlı gelişmek, ya da sizin şehrinize yapılacak saldırılan önlemek için bir miktar para da kazanabilirsiniz. Tabii oyunu oynayan çok arkadaşınız varsa, onlara yardım ederek de yine para kazanabiliyorsunuz. HAZİRAN 2013 . HARDVVARE PLUS127 im-lT- ?? ?? İrj22jng31?ifXX%#1[ n HWP OYUN CENGİZ HAN 2: DEMİR YUMRUK Joygame den tamamen Türkçe içerikle sunulan bir MMORPG daha. Dünyayı dize getiren Cengizhan m döneminde savaşmaya ne dersiniz? in başta olmak üzere özellikle Uzak Doğu ülkelerinde büyük rağbet görerek dünyanın oyuncu bazında en popüler 5 oyunu arasında yer edinen Genghis Khan 2, Joygame tarafında Türkçeleştirilip 2011 Aralık ayında açık betaya girmişti. Dönem olarak 1200 lü yıllarda geçen oyun, Moğol hükümdarı Temuçin i, nam-ı diğer Cengiz Han ı konu alıyor. Giriş videosunu Yetkin Dikinciler in seslendirdiği oyunda seçebileceğimiz ırklar arasında Moğollar, Persler, Ruslar ve Türkler yer alıyor. Bölgelere göre dağılmış sınıflar ise şöyle sıralanıyor: Savaşçı (Türk Devleti), Kılıç Ustası (Kore Devleti), Okçu (Moğol Krallığı), Tüfekçi (Çin Medeniyeti), Kahin (Arap Medeniyeti), Şaman (Mançurya), Mızrakçı (Avrupalı Devletler), Ateş Büyücüsü (Pers Medeniyeti), Suikastçı (Japonya), Gardiyan (Moğol Krallığı), Savaş Büyücüsü (Rus Devleti) ve Keşiş (Tibet). Karakter yaratımından sonra başlayabileceğiniz oyun klasik MMORPG yapısında. Yine karakterinizi geliştirmeye çalışırken düşmanlarla çarpışacak ve çeşitli görevler peşinde koşacaksınız. Oyuncuların sevdiği bir özellik olan binekler de unutulmamış. Oyunda at, kaplan gibi tahmin edilebilecek bineklerin yanında leylek ve tavşan gibi akla gelmeyecek binekler de mevcut. Hatta bir seviyeden sonra bineklerinizi çiftleştirerek daha üstün hayvanlar elde edebiliyorsunuz. Joygame tarafında sıkça PVP ve PVE etkinlikleri düzenlenen oyunda bunların yanında sunucular arası savaşlara katılarak yeteneklerinizi sergileme fırsatı bulabilirsiniz. Bu sunucu savaşlarında bireysel çarpışmaları bir kenara bırakarak zırhlı araçlar ve mancınıklar gibi savaş aletlerini kullanarak rakip sunucunun kalesini kuşatabilirsiniz. Türkçe dil desteği, yenilikçi oynanışı ve farklı konusu ile Cengiz Han 2 online oyun severleri kendine bağlayacaktır. Eğer klişeleşmiş MMORPG oyunlanndan sıkıldıysanız Cengiz Han 2 ye bir şans verebilirsiniz. 128 HARDWARE PLUS . HAZİRAN 2013[a HWP BİRAZ DA OYUNO Artık TUDOF Zamanı! TÜDOF, elektronik sporun gelişmesi ve yaygınlaştıniması, resmi turnuvaların organizasyonu ve milli takımların oluşumuna destek, Türkiye de yerli oyun geliştirici liginin yaygınlaştırılması, oyunların derecelendirilmesi ve lisanslı elektronik sporcuların yetiştirilmesi gibi amaçlar ile kurulmuştur. . . ile kolay bunu yazmak. Hepimiz yıllardır oyun oynuyoruz, hepimiz oyuncuyuz. Hep elimizden tutacak bir kurum, bir kuruluş bekledik. Danışacak birileri olsun istedik. Çok bekledik ama beklediğimize değecek sanırım. Başta umuyordum ama şimdi inanıyorum. 13 Haziran 2011 de Spor Bakanlığı bünyesinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı Türkiye Dijital Oyunlar Federasyonu (TÜDOF) kurulduğunda birebir işin içinde olduğum için özlemini duyduğum bu organizasyona hep full destek verdim. Özellikle Türk oyun sektörüne yıllarını vermiş ve benimde kişisel olarak hem çok sevdiğim hem de çok saygı duyduğum Mevlüt Dinç in girişimleri sonucu oluşan TÜDOF un ilk başkanı da doğal olarak kendisi oldu. TÜDOF NEDİR? Türkiye Dijital Oyunlar Federasyonu nun temel amacı her türlü dijital ve dijital ortamda oyun oynayan, ülkemizde sayılan milyonlarca oyuncuya ve topluluklarına hizmet etmektir. TÜDOF, elektronik sporun gelişmesi ve yaygınlaştırılması, resmi turnuvaların organizasyonu ve milli takımların oluşumuna destek, Türkiye de yerli oyun geliştiriciliğinin yaygınlaştırılması, oyunların derecelendirilmesi ve lisansli elektronik sporcuların yetiştirilmesi gibi amaçlar ile kurulmuştur. TÜDOF un kurulması ile birlikte hem toplum, hem de Devlet önünde Dijital oyunlarla ilgili danışılacak bir kurum hayata geçmiş oldu. Tüdof un ana amaç olarak kendine seçtiği hedefleri biraz detaylandırırsak; Oyunların içeriklerinin sınıflandırılması, derecelendirilmesi ve standartların belirlenmesi, temel aile ve toplum değerlerini de dikkate alacak hale getirilmeleri için girişimlerde bulunulması; Dijital oyunların yaş sınıflandırmalarının bilimsel çalışmalar esas alınarak yapılması, bu konuda yurt dışındaki (PEGI, ESRB vb) tecrübelerden faydalanılması; Günümüz teknolojisinin sağladığı imkanlar ile hızla gelişmekte olan dijital oyun mecrasının gençler üzerindeki bilimsel olarak kanıtlanmış etkilerinin paylaşılması Oyuncuların ve ebeveynlerin bilinçlendirilmeleri; Oyuncuların ulusal ve uluslararası müsabakalara katılımlarının desteklenmesi; Kurulacak milli takımlarla uluslararası çapta düzenlenen dijital oyun turnuvalarına katılımın sağlanması; Türk oyun sektörüne düzenleme getirilmesi suretiyle oyun içeriklerinin daha kaliteli ve güvenilir hale getirilmeleri; Ulusal çapta yaygın olarak gençlere hizmetler sunan İnternet kafelerin, oyuncular ve gençler için daha kaliteli buluşma ve sosyalleşme noktalan olabilmelerinin sağlanması, önündeki engellerin kaldınlması, internet kafelerle koordineli OZAN AYDEMİR ozan.aydemir@joygame.com çalışmalann yapılması; İnternet Kafelerin klüpleştirilmesi ile elektronik sporlann yaygı n laştı n iması m n desteklen mesi Kamu kurum ve kuruluşlan ile işbirliği yapılması; Yayıncılar, geliştiriciler, reklam ajanslan, servis sağlayıcılar, donanım üreticileri vb sektörün ana aktörleri ile ortak çalışmalar yürütülmesi; Dijital oyunlann eğitim vb konularda gençlere fayda sağlayacak şekilde geliştirilip kullanılmalan için desteklerin sağlanması... Kısaca oyunla ve oyun sektörü ile ilgili olması gereken, kurulması gereken sistemler, sektörün sağlıklı bir şekilde büyümesi için kurallann ve denetim mekanizmalannın oluşturulup hayata geçirilmesi bundan sonra Tüdof tarafından gerçekleşti ri lecekti r. Evet şimdi ise Tüdof ta bambaşka bir dönem başlıyor. Şimdi hedef yukanda saydığım tüm maddeleri bir bir yerine getirmek. Tüm bu işlerin başında ise tanıdık bir isim var artık. Hem yakın arkadaşım hem de CEO m Barış Özistek. TÜDOF - Türkiye Dijital Oyunlar Federasyonu Başkanlığı na önümüzdeki 4 yıllık dönem için seçilen Banş Özistek için sıkı bir dönem başlıyor. Ama o kadar eminim ki hem çalışma yapısı hem de vizyonu ile Tüdof bir değil bir kaç adım daha ileri gidecektir. Hepimiz adına takipteyim merak etmeyin. Sen sektörü geliştir Banş, Joygame emin ellerde. OZAN AYDEMİR SHR Group Pazarlama Direktörü 11 sene reklam dünyasında görev aldıktan sonra SHR de SHR Şirketler Grubu Pazarlama Direktörü görevindedir ve Joygame Operasyonlarının başına geçmiştir. Kişisel ve takım olarak 30 un üstünde ödülün sahibidir. Evli ve bir çocuk babasıdır. Boxer cinsindeki köpeği Bruno 6 senedir can dostudur, fanatik Galatasaraylıdır. Snowboard yapmak, oyunlar oynamak en buyuk hobileridir. MAYIS 2013 . HARDVVARE PLUS 129[ The Last of Us Geçtiğimiz yılki E3 fuarının en dikkat çekici oyunu olan Last of Us ın ön inceleme kodu elimize ulaştı. Oyun beklediğimiz kadar iyi, hatta fazlasıyla iyi. HWP OYUNa yunumuz The Last of Us, yukarıda da belirttiğimiz gibi kıyamet sonrasında hayatta kalan Joel ve Ellie nin başına gelenleri konu almakta. Oyun yapısı olarak Resident Evil serisinden hatırlayacağımız Survival - Horror türü hakim. Hikaye, Cordyceps türünde bir mantar hastalığının milyonlara yayılmasından sonra başlayan salgının 20 yıl sonrasında, doğanın ele geçirdiği kentlerde insanların kendi yaşam alanlarını yaratmasıyla başlamıştır. Karantinaya alınan bölgelerden birinde yaşayan karaborsacı Joel, Ellie isimli küçük bir kız çocuğunu baskıcı rejimden kurtaracağının sözünü vermesiyle hikayeye dahil olur. Joel, Birleşik Devletler e doğru olan macerasında hem etrafta yer alan hastalıklı bünyelere hem de baskıcı rejimin bireylerine karşı mücadele edecektir. Daha önceden Uncharted oynamış olanlar, bu oyundan Uncharted ın bir adım ötesinde tat alacaktır. Grafik açısından PS3 tabanının ulaşabileceği en üst seviye görsel güzellik olarak tabir edeceğimiz bir seviyede olan oyun, ses ve oynanabilirlik açısından da oldukça iddialı bir halde karşımızda duruyor. Hiç PS3 oyunlarıyla içli dışlı olmasanız bile, aksiyona alışma süreniz oldukça kısa. Etrafta bulacağınız çeşitli objeleri birbirleri ile kombinasyonlara sokarak yeni eşyalar üreterek içinde bulunduğunuz durumu kendi lehinize çevirmeniz gerektiğini hatırlatmama gerek yoktur sanırım. Daha önce Dead Island ve Dead Rising oynamışsanız, o kadar geniş seçenek paletine sahip olmasa da sizi oldukça tatmin edecek kombinasyonlar oyun içerisinde sizi bekliyor diyebiliriz. İncelemeye gelen beta içerisinde Lincoln ve Pittsburg isimli iki bölüm mevcuttu. Bu bölümlerden bir tanesi doğanın içerisinde sizi ufak tefek bulmacalarla dolu bir haritaya bırakırken, diğer bölüm ise ilk saniyesinden itibaren adrenalin dolu bir alanla buluşturuyor. Bu güne kadar ortaya çıkan görselleri, hikayeyi ve dahasını bir kenara koyun. Karşısında hem grafik açıdan hem oynanabilirlik açısından muhteşem bir oyun duruyor. Oynadığım kadarıyla rahatlıkla söyleyebilirim ki, yakın zamanda çıkmış bu tarz oyunların güzel bir harmanlaması ve üzerinden güzelce geçilmiş bir hali. Bu demek değildir ki kötü bir yapım, asla! Aksine benzer tatların nefis karışımı diyebiliriz. Animasyonların yumuşaklığından tutun, ara videolarla oyun içi geçişlerin düzenliliğine, NPC karakterin monologluktan uzak dialoglanndan yaratıcı oyun içi fikirlere kadar ince elenmiş sık dokunmuş bir oyun karşımızda duruyor. Beta olmasına rağmen gözlerimizi yerinden çıkartacak bir yapıt olmuş The Last of Us! 130 HARDV ARE PLUS . HAZİRAN 2013Uluslararası Özel Turnuva Türkiye Elemeleri Şampiyonu belli oldu! Halen beraber çalıştığım büyüklerim kadar eskimiş olmasam da bilişim sektörüne muhabir olarak girmemden bu yana on yıl geçti. Deneyiminiz arttıkça olayları daha iyi değerlendirebiliyorsunuz ve makul sonuçlara ulaşabiliyorsunuz fakat bir de dışarıda ulaşamadığınız ve kavramları yanlış anlayan veya kendi dillerinde duymayı bekleyen insanlar var.c3 HWP E-SPOR lemeler boyunca tüm rakiplerini geride bırakan DP.KasperskyLab ve Team Turquality Blue arasındaki final, DP.KasperskyLab ın 3-0 lık zaferiyle sonuçlandı. Avrupalı takımlarla karşılaşmayı garantilemiş olan iki takım arasındaki serinin galibi ve Türkiye Elemeleri nin Şampiyonu DP.KasperskyLab, ödül olarak Riot Türkiye tarafından İsveç te düzenlenen DreamHack Summer 2013 festivaline gönderilme hakkını da elde etti. Uluslararası Özel Turnuva heyecanı ise henüz sonuçlanmış değil; hatta yeni başlıyor bile diyebiliriz. Türkiye Elemeleri ni başarıyla geçen DP.KasperskyLab ve Team Turquality Blue, 30-31 Mayıs ve 1 Haziran tarihlerindeki derecelendirme maçlarında ilk kez Avrupalı rakipleriyle tanışacak. Bu eşleşmeler sonucunda ise 6-7-8 Haziran da gerçekleşecek ve 10.500 Euro luk ödül havuzuna sahip büyük finallerin çizelgesi belli olacak. Eğer şu son eleme günleri ne heyecanlı geçti dediyseniz, daha hiçbir şey görmediniz demektir! Hem bir sonraki hafta yapılacak derecelendirme maçlarını hem de 6-7-8 Haziran daki büyük finalleri, her zamanki gibi Riot Games in Resmi Tvvitch.tv kanalı ve LoL TV üzerinden takip edebileceksiniz! Y.S.T. FİNALLERİNE KİMLER KATILACAK? 1-i.S.T. şampiyonu: Dark Passage. KasperskyLab 2-Go4LoLMayıs ayı finalleri 1 . si 3-Dereceli takım elemeleri 1 . si 4-Marmara Bölge Şampiyonu 5-Ege Bölge Şampiyonu 6-İç Anadolu Bölge Şampiyonu 7-Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgeleri Şampiyonu 8-Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri Şampiyonu ZONE ESPORTS, LEAGUE OF LEGENDS KADROSUNU GÜNCELLEDİ! Son turnuvalarda yüksek performans gösteren Ancien Regime, Zone eSports ile yoluna devam ediyor. İki taraf açısından da güzel bir çalışma ortaya çıkacağını düşünerek başarılar diliyoruz! DP DAFAB SESLERİ Dark Passage. Kaspersky Lab, HVVA bünyesinde büyük başarılara imza atmış olan Asım Cihat fabulous Karakaya yı kadrosuna ekledi. Haberin duyulduğu gün sosyal medya FAB FAB FAB! sesleriyle inlemesi ise Asım ın ne kadar çok sevildiğinin İLKER KARAŞ rzrblds@gmail.com ve iyi bir oyuncu olduğunun göstergesiydi. DP LADİES ADALET MEYDANLARI NDA! Türkiye nin son dönemde en iyi takımı olarak istikrarlı bir çıkış yakalayan Dark Passage LoL takımının dişi kaplanları DP Ladies, Gamex in Trump etkinliğinde LoL severlerle buluştu. 3vs3 gösteri maçlarında takım kaptanı Aylin in Tvvitch ile ilk maçta harikalar yaratmasını, takımın ele avuca sığmayan Cosplayer ı Ceyda nın Nidalee ve mızrakları isimli kısa filmi takip etti. Sebla nın kendini bulduğu şampiyon olan Malphite ile koşa seke başlattığı combatlann akabinde Merve nin agresif oyunuyla gerçekleşen gösteri maçlarında seyirciler eğlenceli dakikalar yaşadı. TT DE HAREKETLİLİK! LoL üzerinde transfer hareketlilikleri durmayacak gibi gözüküyor. DP.Kaspersky nin Asım Cihat fabulous Karakaya yı transfer etmesinden sonra Serkan LongB Ülkücü de yedekler arasında yerini almıştı. Yakın zamanda daSerkan LongB Ülkücü nün Team Turquality B takımına transfer olduğu duyduk. Serkan a yeni takımında nice First Blood lar diliyoruz! HVVA DAN CS:GO ATAĞI! Ülkemizin ve Avrupa nın en başarılı CS:GO takımlarından biri olan HVVA, isminden söz ettirmeye devam ediyor! ESL Avrupa tarafından düzenlenen Go4CS:GO da Nisan ayı şampiyonu olarak hayranlarını tekrar sevindirdi. İLKER KARAŞ 1984 yılında dünyaya gözlerini açan İlker in en büyük hobileri arasında video oyunlan ve rol yapma oyunu tasarlamak ilk sırada geliyor. Hobi olarak teknoloji ve oyun editörlüğü yapıyor. Ntvmsnc ve FRPnet başta olmak üzere çeşitli yayınlarda içerik editörlüğü yapmaktadır. HAZİRAN 2013 . HARDV ARE PLUS131"
13 (teknoloji)
13 (13)
"2013-06-01T00:00:00Z"
422,873,849
"DÖVİZ VE ALTIN"
"DÖVİZ & (İL 6 2016MERKEZ BANKASIKURLARIDÖVİZEFEKTİFDÖVİZİN CİNSİALIŞSATIŞALIŞSATIŞA.B.D Doları2.94622.95152.94412.9559Avusturalya Doları2.12972.14362.11992.1565Danimarka Kronu0.440840.443000.440530.44402Euro3.28413.29003.28183.2949İngiliz Sterlini4.24114.26324.23814.2696İsviçre Frangı2.96622.98522.96182.9897İsveç Kronu0.352850.356500.352600.35732Kanada Doları2.24782.25802.23952.2666Norveç Kronu0.352660.355030.352410.35585Suudi Arabistan Riyali0.785580.787000.779690.79290100 Japon Yeni2.69992.71782.68992.7281"
3 (ekonomi)
3 (3)
"2016-06-04T00:00:00Z"
423,616,059
"GÖRKEMLİ BİR TÖRENLE HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİLER"
"GÖRKEMLİ BİR TÖRENLE HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİLER Kuzu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Gökçen Kuzu nun kızı Azize Gökçe Kuzu tekstilci iş adamı Serhat Aslan ile dünya evine girdi. Hyatt Regency Ataköy de 1500 davetlinin katıldığı düğün töreninde çiftin mutluluğuna işve sosyal yaşam dünyasından çok sayıda seçkin isim eşlik etti. Kuzu Grup Yönetim Kumlu Başkanı Gökçen Kuzu nun kızı Azize Gökçe Kuzu tekstilci iş adamı Serhat Aslan ile hayatını birleştirdi. Arkadaşları aracılığıyla tanışan çift, Hyatt Regency Ataköy de 1500 davetlinin katıldığı özel bir organizasyon ile dünya evine girdi. İş ve inşaat dünyasının seçkin isimlerinin yer aldığı düğünde çiftin nikah şahitliğini Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci, KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, Feramet Kuzu, Aziz Fidaner, Ömer Aslan, Celal Poyraz gerçekleştirdi. Azize Gökçe Kuzu, Cengiz Abazoğlu imzalı gelinliğiyle göz doldururken Serhat Aslan ise damatlık olarak Bagozza yı tercih etti. Nikah saatinin gelmesiyle 18 dansçı ve davullar eşliğinde salona gelen çift mutluluğa Evet dedi Kuzu ve Aslan ilk danslarının ardından tebrikleri kabul etti. Davetliler bu özel düğünde sahne alan şarkıcı Kibariye ile eğlence dolu saatler yaşadı. Mutlulukları gözlerinden okunan çift, ramazan ayı sonrası balayı için Amerika ya gittiler. KLASS : Aziz Fidaner Ömer Aslan Hüseyin Aslan Azize Gökçe Kuzu Serhat Aslan Salih Bezci Celal Poyraz Ömer Faruk Çelik Feramet Kuzu"
7 (magazin)
7 (7)
"2016-07-01T00:00:00Z"
416,837,273
"ŞENLİKLİ BAĞ BOZUMU"
" 7 TEKİRDAĞ Şenlikli Bağ Bozumu Süleymanpaşa Belediyesi tarafından 4-6 Eylül 2015 tarihleri arasında düzenlenen Trakya Bağ Bozumu ve Ekoloji Festıvali nde binlerce yıllık gelenek bilimle buluştu. Festivalle sürdürülebilir ekoturizm alanında da bir adım atılmış oldu. Yaratıcı atölyeler ve eğlenceli yarışmaların yer aldığı festivalde ekolojik ürün satışı da gerçekleştirildi. Festival kapsamında konserler düzenlendi, klasik araç tutkunları Trakya Bağ Rotası Turu na çıkarak Barel ve Barbare bağlarına gitti. Süleymanpaşa Belediyesi, gerçekleştirdiği etkinliklerle doğa bilincini geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor. X .? - L "
10 (seyahat)
10 (10)
"2015-10-01T00:00:00Z"
122,139,479
"FDA YENİ HEPATİT C İLACINI BAŞARILI BULUYOR"
"FDA yeni Hepatit C ilacını başarılı buluyor O Al ,. ? FDA, Merck in yeni hepatit C ilacı boceprevir i diğer ilaçlardan daha başarılı bulduğunu belirtti. Testlerde, şu anda kullanılmakta olan ilaçların, hastaların sadece % kırkını tedavi edebildiği ve halsizlik, kusma gibi yan etkileri olduğu; bocepivir in ise bu ilaçlarla birlikte alındığında hastaların % 75 ini iyileştirdiği gözlendi. Boceprevir hepatit virüsünün reprodüksüyonuna sebep olan proteaz enzimini bloke ederek çalışıyor."
8 (saglik)
8 (8)
"2011-05-01T00:00:00Z"
156,469,707
"E-REÇETE SİSTEMİNDEKİ SORUN KALKIYOR"
"E-reçete sistemindeki sorun kalkıyor Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürü Fatih Acar, eczane provizyon sisteminde (MEDULA) yaşanan kesintilerin, 2013 yılında tamamen ortadan kalkacağını söyledi ; Sistemle ilgili teknolojik yatırımların devam ettiğini ifade eden Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Genel Müdürü Fatih Acar, sistemin donanım altyapısını yenilediklerini kaydetti. SGK nın ilaç satışını denetim altında tutmak ve hastalara ilaç satışında yaşanan sıkıntıları minimize etmek amacıyla hayata geçirdiği e-reçete uygulaması, ilaç sirkülasyonunun takip edileceği MEDULA sistemindeki altyapı eksiklikleri sebebiyle 81 ildeki 25 bin eczacıyı hastalarla karşı karşıya getiriyor. Sağlık Bakanlığı, hastaların ilaca rahat ulaşmasını isterken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı e-reçetenin yanında hekimlerden eski usul matbu reçete de talep ediyor. Kendilerine gelen iki tür reçeteyi de tasdikleyip SGK ya fatura etmek zorunda kalan eczacılar, artan yoğunluk ve karmaşanın bir an önce çözümlenmesini istiyor. Samsun Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlediği Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere Samsun a gelen SGK Başkanı Fatih Acar, yaptığı açıklamada, e-reçete uygulamasındaki aksaklıkların en kısa zamanda ortadan kalkacağını söyledi. SGK Başkanı Acar, MEDULA sistemi ile ilgili geçmişte yaşanan sıkıntıların önemli bir bölümünü ortadan kaldırdıklarını, önümüzdeki bir iki ay içinde teknolojik yatırımların devam edeceğini belirterek, Donanım altyapımızı yeniliyoruz. Sisteme birtakım geniş ilaveler yapıyoruz. Çok kısa süre sonra bu tür sorunlar ortadan kalkacak. Endişeye gerek yok. Zaten bir aydır provizyon konusunda sorun yaşanmıyor. Ama hedefimiz, bunların hiç yaşanmaması. Önümüzdeki yıl problemler tamamen ortadan kalkmış olacak. dedi. Türk Eczacıları Birliği 6. Bölge Samsun Eczacılar Odası Başkanı Ecz. Okan Karacan, herkesin işini kolaylaştıracak sistemin kısa zamanda çözülüp verimli çalışır hale getirilmesini beklediklerini söyledi. Karacan, e-reçete sistemi doktorlara, bizlere ve vatandaşlarımıza kolaylık sağlayabilecek güzel ve modern bir uygulama. SGK ya da büyük kolaylık sağlıyor. Ama MEDULA sisteminden kaynaklanan altyapı eksikliği nedeni ile verimli işlemiyor. Sistemin 24 saat hizmet verir hale getirilmesi gerekiyor. Çünkü sistem yanıt veremediği zaman vatandaşa ilaç verme olanağımız kalmıyor. Bu aşamada eczacılar olarak büyük sıkıntı çekiyoruz. ifadelerini kullandı."
8 (saglik)
8 (8)
"2012-11-26T00:00:00Z"